hesabın var mı? giriş yap

  • geleceğini çaldınız, gençlere ve çocuklara yenileceksiniz

    ve bundan sonraki yolunu desteklemesem de ince'nin bu konuşmasındaki ahlara yenileceksiniz. üzerinizde milyonların ahı var!

    2. entry'i giren trol, osman öcalani trtye çıkaranları da yazsa ya!

  • havalı tüfekler hava basıncı, co2 ve elektrikli olarak 3 prensipte çalışır. en yaygın ve basit olanı, hava basınçlı pnomatik sistemli tüfeklerdir. hava basıncının bir kol yardımı ile mekanizma içinde bulunan tüpteki havayı sıkıştırması ile kurulur. tetiğin çekilmesi ile serbest kalan hava, namlu içerisinde şişe, şişte namluda bulunan pellet’e çarparak atışın yapılmasını sağlar. havalı tüfeklerin namlu açısından yekpare ve namludan kırma olarak iki çeşidi vardır. yekpare namlulu tüfekler, kırma olarak tabir edilen tüfeklere nazaran, enerji kaybını minimuma indirdiği için atıcısına daha güçlü atış imkanı sağlar. kırma namlulu tüfekler ise, yeni başlayan atıcılar için hem hafifliği hem de tüfeği tanıma açısından silah sahibine kendi çapında avantajlar sağlar. havalı tüfekler, ateşli tüfeklerin aksine tepme aktivitesini, geriye değil ileri doğru yapar. başka bir deyişle tüfek, atış sonrası kendini ileri çeker. bu sebepten dolayı dürbün monte edilen tüfeklerde, dürbün stoperi, ateşli tüfeklerin aksine dürbün ayaklarının arkasına sabitlenir. atış teknikleri açısından, hareket halinde tetiklenmesi tehlikeli sonuçlar doğurabilir. mümkün olduğunca sabit pozisyonda atış yapılmalıdır. sağ el baş parmağı kabza üstünde, işaret parmağı tetikte, diğer parmaklar kabza altında tutulur. sol kol, dirsekten bükülerek göğüs kafesinin tam ortasına sabit, sol elin avuç içi, tetik çemberinin üstüne oturacak şekilde silah gövdesinden tutularak kavranır. nefes ayarı yapıldıktan sonra temiz alanda atış yapılır. ülkemizde bu tüfeklerle av yapmak yasaktır. sadece hobi amaçlı kullanılabilir.

    havalı tüfek markaları :
    gamo : dünyanın en kaliteli ve güçlü havalı tüfeklerini üreten ispanyol asıllı firma. maxima ve hunter 890 modeli saniyede 305 metre gibi dünyanın en fantastik değerine sahiptir. ancak, en kullanışlı modeli, benimde sahip olduğum cf 30 modelidir. saniyede 290 metre değerine sahip, yekpare namlulu kullanışlı bir tüfektir.

    airforce : gamo ile birlikte, ek hava tüpü ile beraber, saniyede 305 metre değerine ulaşmış amerikan asıllı firmadır. tüfek tasarımları muhteşemdir. gamo’nun aksine daha çekici modelleri mevcuttur. dayanıklılık bakımından hassas olması sebebi ile, averajın altında nazik bir tüfektir.

    rws-diana, beeman, walther, crosman, daisy ve benzeri markalar genel olarak aynı değerlere sahiptir. saniyede 150-250 metre atış gücü olan ürünleri mevcuttur.

    ek parça mermi ve aksesuarlar:
    scope : havalı tüfek dürbünleri. genelde tüfeğin markası ile uyumlu olması, en bilinen kuraldır. ancak piyasada busnell, simmons gibi sadece havalı tüfekler için dürbün üreten firmalarda standart seçenekler sunabilir. 4-16x50 gibi değerlere sahip dürbünlerin yanı sıra quickshot olarak bilinen dürbünlerde mevcuttur.

    mounts: dürbün ayakları. atış sonrası oluşan tepme aktivitesinin, dürbün ayarını bozmaması için özel olarak bu tüfekle göre tasarlanmıştır. tüfek markasına uyumu açısından bkl firması bilinen en iyi üreticilerdendir.

    minitorch: tüfek feneri. havalı tüfeklerin kullanımını bozmayacak şekilde, gece avları için görüş sağlayan, hedef odaklı küçük fener.

    red dot : dürbünün yakın mesafelerde yetersiz kaldığı durumlarda kullanılan aparat. bildiğimiz laser pointer’ın tüfeğe takılanı.

    scope level : dürbün ayar aparatı. dürbünün üstünde ve sağında bulunan ayarlama vidalarının yanı sıra, dürbünün tüfeğe paralel olarak takılıp takılmadığını anlamamız için üzerinde cıva göstergesi bulunan malzeme. (bkz: dürbün ayarı)

    scopeeze : dürbün yastığı. uzun süre dürbünden bakılan durumlarda, rahat atış imkanı için dipçiğin üzerine takılan, deri veya tekstilden üretilmiş küçük yastık.

    muzzlebrake : susturucu. çok etkili olmasa da havalı tüfekten çıkan sesi, kontrollü olarak dağıtan hava taşı veya metalden yapılan susturucu.

    airgun case : havalı tüfeklerin taşınmasını için yapılan tüfek çantaları. deri ve tekstilin yanı sıra sert plastikten üretilen modelleri de mevcuttur.

    pellets : havalı tüfek saçmaları. 177, 22, 25 kalibre olmak üzere 3 kalibreden mevcuttur.
    piyasada 4.5, 5.5, 6.35 kalibre olarak bilinir. kurşundan yapılmış paraşüt olarak bilinen modellerin kullanım amaçlarına göre uçları düz, sivri, yuvarlak ve içeri doğru oyuk modelleri mevcuttur. paraşütlerden farklı olarak çelikten veya polietilenden üretilen round modelleri vardır. bunlar bildiğimiz av tüfeklerinde kullanılan çelik bilyelerdir.

    temizlik ve bakım:
    herhangi bir parçası sökülüp takılmadığı için yekpare halde temizlenir. ihtiyacınız olan malzemeler; havalı tüfek namlusuna uygun tüfek harbi ve havalı tüfek yağı ile birlikte kuru bir bezdir. mümkün oldukça sprey yağ kullanılmalıdır. ateşli silahlar gibi sökülüp takılan parçaları olmadığından, ulaşamadığınız yerlerin yağlı kalması için sprey yağ en iyi çözümdür. namlu içi, tüfek harbinin tel fırçası ile temizlendikten sonra, sprey yağ ile yağlanır. 10-15 dakika beklemede kaldıktan sonra, tüfek harbinin ucuna takılan kuru bir bez ile namlu içinde kalan fazla yağ alınır. tüfeğin el sürülen yerleri, hafifçe yağlı bir bez ile silinir ve kurumaya bırakılır. temizlik sonrası yapılan ilk atışta çok yüksek patlama sesi çıkar. bu sizi korkutmasın. ikinci atışta normale dönecektir.

    tamir:
    tüfeğin herhangi bir sebeple bozulması durumunda, tamiri sadece üretici firmanın belirlediği yetkili servisler tarafından yapılmalıdır. konusunda uzman olmayan kişiler tarafından açılması tehlikelidir. sonuç olarak ateşli silahlardan çok farklı bir yapı ve mekanizmaya sahiptir.

    günümüzde kaliteli markaların saniyede 300 metre atış hızına sahip modelleri vardır. özellikle yiv set’li olan modellerde yaklaşık 900-1000mt arası menziline binaen, 100 metre civarı etki mesafesi bulunur. burada etkiden kastım, canlı hedeflerde ağır yaralanma hatta ölümle sonuçlanan etkilerdir. zaten amerikan yasarlına göre, havalı tüfeklerin kullanım talimatının birinci maddesinde ‘’this is not a toy’’ yazılması zorunludur. gerekli mesaj alınmıştır herhalde…

  • bir yere tayin olduğunuzda bir önceki komutandan kalan talimatnameler oranın geçmiş personel profilini de anında verir.

    mesela fırını olan kendi ekmeğini yapan birlikte tesis duvarında altalta üç adet yazı görürsünüz

    a- fırında sigara içmek yasaktır :

    (önden şuranın dibini bir döşeyelim de hele belki kimsenin başına bir iş gelmez)

    b- fırın közlerinde sigara yakmak yasaktır :

    (beklentiler gerçekleşmemiş. er/erbaş talimat a'ya uyarak fırında değil dışarıda içmek istemiş. talimatname de zaten sigarayı içeride yakmayın demiyor içeride içmeyin diyor. ama yakan erin başına da bir iş gelmiş)

    c- yaralanma halinde revire gidilecek, er erbaş yaralanmalara kendi müdahele etmeyecektir. erlerin ilkyardım harici birbirlerine sıhhi müdahelesi yasaktır.

    (sigara yakarken yüzünü yakıp dolaptan yoğurtla pansuman yapmışlar. her ne olduysa -dolap birinin üstüne bile devrilmiş olabilir- daha kötü olmuş)

    d- fırında yüksek sesle konuşmak yasaktır.

    (biri fırıncının dikkatini dağıtmış ya birinin yemeği ziyan olmuş ya da yine biri yaralanmış.)

    yani daha kaba bir şekli de olsa aynı havacılıktaki gibi o maddelerin çoğu tecrübe sonucu kanla yazılmıştır. tsk'daki insan profili akla hayale gelmeyecek bir varyete içerdiğinden, görmeseniz inanamayacağınız saflıkta ve mental kabiliyetlerde insanlar barındırdığından, ve bu tipleri her an yaralanabilecekleri zarar görebilecekleri bir ortamda sağ salim tutmak gerektiğinden o talimatnameler okumuş adama komik görünebilir. bunun eğitimle ilgili olan kısmı da bütün herşeyi içermiyor. tamamı liseli üniversiteli personel gelince onların da derdi bambaşka şeyler oluyor. tuvalete taş atmayacağım talimatını komik bulan üniversiteli arkadaş -bkz yukarıdaki örnek- fırına kafasını sokup sigara yakabiliyor. orası öyle bir ortam ki dışarıda asla yapmayacağınız şeyleri yaparken hiçbir çekinceniz olmaz. bunun bir diğer aynadaki aksi de hapishanelerde görülür. onu da bilahare yazmam gerek ancak buraya sıkıştırmayayım.

    nihayetinde o talimatname uzunsa eninde sonunda olacak bir kazaya karşı "bakın biz söylemiştik" diyebilmek için uzundur. çok spesifik ise gerçekten olmuş vakalara karşı "ulan bu aklımıza gelmemişti ama bakın önlemini şimdi aldık" şeklinde yazılmıştır. işte o kaza tekrar olursa duvardaki talimatnameye artık mugayir bir durum vardır ve günah bizden gider. yani dağdan gelmiş ve hayatında ilk kez musluk görmüş bir ere talimat yazarak onu koruduğumuz yanılgısında tabii ki değiliz, ancak emri oraya asarak kolektif sorumluluk ile pasif olarak koruyabiliyoruz. askerde nadiren yalnız olabildiğiniz için o adamın kendini yaralaması yüzünden sırf orada olduğu için kendisinin de sorumlu sayılacağını düşünen diğer -daha rütbeli veya kıdemli- personelin duruma müdahalesi o talimatın asıl amacı.

    diğer taraftan sorumluluğun subjektif olması yüzünden talimatın bu şekilde her olaya ayrı ayrı uyarlanan maddelerle kazuistik olması icap eder. yoksa ben de biliyorum oraya "erlerin garip garip hareketler yapıp kendini yaralaması yasaktır" yazmayı ancak yorum ve ordu gibi iki birbirine çok yabancı şey bunu engelliyor. benim garip bulduğum şeyi kendini yaralamak üzere olan erin yanındaki onbaşı garip bulmayabilir. amerikan ordusunda var o biraz yorum ve insiyatif dedikleri şey. biz imparatorluk alman ordusu ekolünden geldiğimiz için ordunun dibinde emre koşulsuz itaat yatıyor. emri yorumlamak emredilenden farklı bir emri izlemeye yol açıyor. bu yüzden emir/talimat farklı yorumlanamayacak kadar açık olmalıdır. aça aça da her duruma bir madde ekleyip yüz maddelik yönetmelik de asabilirsiniz. özellikle atış poligonlarında bu listeler çok uzun ve çok ilginçtir. boş kovanları ağzıma sokmayacağım, atış sahasında şarkı söylemeyeceğim, mermi çalmayacağım diye er/erbaş bakış açısından ve ağzından yazılan maddelere bakar bakar düşünürsünüz, boş kovanı ağzına sokan başka neresine sokmaz diye.

    ve bu adamın teskere alıncaya kadar geçen her vukuatsız günü sizin hanenize bir yazar kasa çınlaması gibi ka-ching olarak yazılır. düşünün hayatında musluk görmemiş adama dolu silah veriyoruz ve askerliği süresince başına hiç iş gelmiyor. bunu quantum gravitation bulsanız da açıklayamazsınız.

    ama talimatla belki açıklanabilir. biz arkadaşını vurma demiştik o yüzden vurmadı.

    yersen.

  • facebook'da şunu yazalı 15 dakika olmadan karşıma çıkan video.

    "bu ülkede metroda müzik açıp yolcuları dansa kaldıramazsın... bu ülkede bir futbol maçında ya da basket maçında ufak bir çocuğu sahaya sokup gol ya da basket attıramazsın... bu ülkenin başbakanı sokağa çıkıp nasılsınız iyi misin diye gezemez... bu ülkenin otobüs duraklarını kamera şakalarınız için kullanamazsınız... bu ülkede sokakları 3d grafitiler ile boyayamazsınız... bu ülkede elinizde kamera ile sokaklarda rahat rahat gezip insanları çekemezsiniz...

    bu ülkede esasında hiçbir zorluğu olmayan, kimseye dokunmayan, değmeyen ufak tefek şeyleri yapamazsınız, bu karşı gelirler, sizi dışlar ve garipserler. bu ülkede metroda müzik açıp hadi varacağımız yere kadar eğlenelim derseniz sizi belkide döverler. bu ülkede sırf bir çocuk mutlu olsun diye onu futbol sahasına 1 dakika bile olsa çıkaramazsınız, en fazla maçtan önce seramonide mal mal gülerler. bu ülkenin başbakanı, milletvekili eli cebinde hiçbir dükkana girip naber nasılsın demez, diyemez.

    af edin ama böyle bir ülkenin nesini seveyim? en basit şeylerin, gülmenin, mutluluğu ve estetiğin düşmanı olan bir topluma sahip bu ülkede nasıl mutlu olayım? en sevilen filmin en estetik dışı karakter olan recep ivedik'in olduğu bir ülkede ne metroda dansı ne sokakta kamera ile gezmesi.

    adam zeytinleri çekmek yasak dedi. ajan zannetti sanırım beni. te allam!"

    şimdi daha 15 dakika olmadan şununla karşılaşıyor isem ben çıldırmayayım da kim çıldırsın? yazıklar olsun ya! ülkede gram yer kaplamayan, en ufak şeyler insanlara batıyor. nefret ediyorum arkadaş bu ülkeden!

  • ona küçük küçük sürprizler yapın.
    şaşırtın onu.

    beklemediği bir anda arkasından sarılıp yanağından öpüverin mesela.
    veya çantanızdaki tarakla tüylerini tarayın, eski günlerden kalma jölenizi onunla paylaşın.

    ona, onu sevdiğinizi, değer verdiğinizi gösterin.

    eve ondan önce gidip, yemek hazırlayın mesela. elinizden geldiği kadar yapın farketmez, o elinizden gelenin en iyisini onun için yaptığınızı anlayacaktır.

    leoparlar yapıları gereği duygusal hayvanlardır, bu hoşlarına gidecektir.

  • eğer aşıksan, onun yanında iken mutluysan düşünmeden yapılması gerekendir. fakirlik ne ki? sen de çalış, o da çalışsın, 5 değil 1 çocuk yapın olsun bitsin. hayat dediğin şey etiketine bakmadan bir şey alabilmek değildir. mutluluk da bu değildir.

    öyle yıllarım oldu ki hiçbir şeyin etiketine bakmaya gerek duymadım, istediğim her şeyi alabilmemi sağlayacak bir gelirim vardı. ama mutsuzdum. çünkü yapayalnızdım.

    şimdi yaptığım seçimlerden ötürü orta gelirli bir insanım. bir gün evlenecek olursam bu kararımda paranın etkisi olmayacak. asla da pişman olmayacağım.

    edit: buldum kendim gibi birini. fikrim hiç değişmedi. gönüller bir olsun.