hesabın var mı? giriş yap

  • yaptık oldu efendim, bi mesaj attık konu nerelere geldi. * biz uzun bir yolculuğa çıkmaya karar verdik, uzun keyifli sohbetlere, bol bol gezmeye, her anın tadını çıkarmaya, birbirimize her daim aşkla bakmaya 'evet' dedik sevgili eşimle tanışmamıza vesile olduğu için ekşisözlük'e teşekkürü borç biliriz.

  • türkiye (eğitimli) vatandaşlarını sevmeyen, bu vatandaşları küstürmeyi uzun zamandır kendine görev bilmiş kişiler tarafından yönetilen bir ülke. bu sadece akp döneminde değil, öncesinde de böyleydi. akp aynı durumu şiddetini fazlasıyla artırarak devam ettirdi.

    peki kim, niye, hangi motivasyonla onu sevmeyen, onu istemeyen bir ülkenin lobisini yapar?

    vatandaş ülke için var olmaz. ülke vatandaş için vardır. türkiye kendisi için lobi yapılmasını istiyorsa önce kendi içindeki bu çarpık anlayışı düzeltip vatandaşına değer vermeli.

  • ciplak fotosu vardir diye gelmistim ama avuncular'in anlamini ogrenerek cikiyorum.

    gerci tam anladim mi hala emin degilim. umarim iq seviyemde bir degisme olmamistir.

    ayrica diger kelime icin serbest cagrisim. sonra ben bunu duydum da bu neydi demeyin.

    (bkz: mitokondri)

  • 51 km.

    gidiş dönüş toplam 102 km.

    muhtemelen anadolunun bağrından istanbul'a bakan adam bize "g e r i z e k a l ı s ı n ı z" diyordur.

    edit: en beğenilenlerimde yukarılara doğru yükseldikçe üzerime alınıyorum ama :( arkadaş en son honda activa motosikletlere baktım; ne kadar yakıyor, işe bununla gitsem kurtarır mıyım diye... yok anasını satayım! şuncacık motorla bile şirketin verdiği yol parasının iki katı benzin tüketiyor olurum ayda. o derece uzak yani...

    temmuz 2016 editi: hehe!! işyerim taşındı, artık 41+41= 82 km. şimdi, "20 km için mi seviniyon yarraam?" diyecekler olabilir; evet yarraam 20 km için seviniyom. çünkü eskiden 6'da çıkıp 8:30'da evde olurken, şimdi 5'te çıkıp 6:30'da evde oluyorum.

    ağustos 2016 editi: ben de taşındım; artık 21+21=42 km. ıs ıs ıs ıs.

    gördüğünüz gibi mesafe giderek kısalıyor! umarım ilerleyen zamanlarda işyerimle ortak bir noktada buluşup sonra ters yönde tekrar uzaklaşmaya başlamayız.

    nisan 2020 editi: çokça soran oluyor son durum nedir diye; 2020 mart itibariyle ankara'ya taşındım, ev ile iş arası mesafe 8 km, araba ile ulaşım 7 dakika, toplu taşıma ile 25 dakika :)

    ankara rocks biçassss!!!
    viva la başkent!!

    ocak 2022 editi: yine taşındım! 2021 ağustosta kavaklıdere’den çayyolu’na geçtik. mesafe 15 km’ye çıktı ama sürede kayda değer değişiklik yok. arabayla 15-20 dakika, toplu taşımayla yarım saat. ben niye sürekli taşınıyorum aq?

    ankara hala rocks biçalar!!!

  • tarihin belki de ilk burjuva devrimcisi (1490-1525)

    bir imparatorluk şövalyesinin oğlu olarak 1490'da giebelstadt/ochsenburg'da dünyaya gelen florian, kısa zamanda askeri liderlik yeteneğini göstererek önemli derebeylerinin yanında savaşa giren bir genç oldu. özellikle, 1519 schwaben birliği - württemberg savaşında württemberg kontu ulrich'e karşı pek çok başarıya imza atarak üne kavuştu. savaşın ardından prusya tacının hizmetinde diplomatik görevlere atanarak avrupa'yı dolaşan florian geyer, bu sırada luther'in öğretisinden çok etkilenerek, inançlı bir protestan oldu. alman topraklarına dönüşünde, pek çok konuda görüşleri değişmiş, bambaşka bir adama dönüşmüştü sanki.

    florian'ın yeni dünyasında derebeylere ve asaletin sömürü düzenine yer yoktu. amacı, burjuva ve köylülerin iktidarına dayanan yepyeni bir devlet düzeni kurmaktı. bunun için, 1525 yılında derebeylerine karşı ayaklanan bir çiftçi hareketini örgütleyerek başlarına geçti. aynı yıl içinde, ayaklanma birçok başarılar kazandı. başlangıçta her şey iyi giderken, rothenburg'un da aralarında olduğu pek çok kasaba işgal edildi. manastırlar ve derebeylerine ait pek çok mülk yakıldı, yağmalandı. başında bulunduğu ayaklanmacılar "geyers schwarze haufen" (geyer'in kara sürüsü) olarak anılmaktaydı. bu ad, sonraları bir şiire ve şarkıya esin kaynağı olmuştur.
    (bkz: wir sind des geyers schwarze haufen)

    kazanılan başarılar, florian'a, derebeyleriyle pazarlık masasına oturma şansını açmıştı. würzburg kenti ile ve brandenburg dükü casimir ile yürütülen pazarlıklarda, talepleri arasında asalet ve din kökenli bütün ayrıcalıkların kaldırılması yer alıyordu.

    fakat, yürüttüğü pazarlıklar belki de başarıya ulaşabilecekken, kendi idaresindeki çiftçi hareketinin ihanetine uğradı. sabırsızlanan ve florian'ın uzlaşmacı tavrından hazzetmeyen elebaşları, florian'ın desteği olmadan ingolstadt'a saldırıp yenligiye uğradılar. florian ise, 10 haziran 1525'te eniştesi wilhelm von grumbach'ın emrindeki bir uşak tarafından würzburg yakınlarında öldürüldüğünde henüz 35 yaşındaydı.

    florian, hem zamanının çok ötesinde bir görüşe, hem de diplomatik deneyimlerinin getirdiği birikime sahipti. almanlar tarafından özellikle almanya'nın birleşmesinden sonra kahramanlaştırılmış ve yüceltilmiştir.

    tarihsel karşılaştırmalar için
    (bkz: otuz yıl savaşları)
    (bkz: hugenotten)
    (bkz: 1789 fransız devrimi)

  • woodcastle : tahtakale
    darktown : karaköy
    mt. belt : kayışdağı
    newtown : yeniköy
    medalstone : nişantaşı
    midtown : ortaköy
    topfield : tarlabaşı

    gibi örneklerle desteklenen, ingiltere'de yaşıyormuş izlenimi veren düşünce...

    edit: ...yi destekleyen örneklerdir.
    başlığım taşınınca tanımım babasız gibi ortada kalmış.

  • genelkurmay açıklamasına göre bizim ordumuzdur.

    bkz: el siki görmeyen kendi sikini cezayir tüfeği sanarmış.

    not: kusura bakmayın, bu lafı kullanmanın zamanını kolladım yıllar yılı. artık zamânı gelmişti...