hesabın var mı? giriş yap

  • banyoya girmeden evvel sen üşürsün diye soba ağzına kadar doldurulup gürül gürül yakılır. (bkz: termosifon) yakılır ve küçükten büyüğe aile sırasıyla banyo yapılır. banyodan çıktıktan sonra sobaya yakın oturtulur ki saçların kurusun zira bizim evde o dönemde saç kurutma makinesi yoktu. sağolsun halam çok sonra moulinex marka bir saç kurutma makinesi getirmişti alamanyalardan. bir de sobanın borusuna kurutma telleri takılırdı, üstüne yeni yıkanmış bir şey konulduğunda damlalar alev kırmızısına dönen sobanın üstüne düşer tıss tıss ederdi.

    en son kişi banyodan çıkınca harareti artık geçen sobanın üzerine dizerdi ekmekleri, kızartır yağlar verirdi. bir yandan (bkz: parliament sinema kulübü)nü izler bir yandan ekmeğimi yerdim. işte o an evde değişik bir koku ambiyansı olurdu. işte o kokuyu bir kere daha duyabilmek için...

    ... özledik be...

  • yardıma ihtiyacı olan bir seyyar satıcı da olabilir.

    - uuiiyyaeeaaağğğğğ
    - kaç para o ?
    - uiyyeeaağğğ
    - anam yanıyormuş herif.

  • mafia ii'de, arabayı denize karşı çekip, o manzaraya karşı, radiodaki 1940'lı yılların parçalarıyla ve martı sesleriyle beraber alkol almışlığım vardı evde.

  • erzincan iliç’te yüzde 80’i amerikalıların, yüzde 20’si de çalık grubu’nun olan bir altın madeni 2010 yılında üretime geçti. 2001 yılında sondaja başlandı ve 2010 yılından 2019 yılına kadar siyanürle üretim yaptı. ayrıca şirket 197 futbol sahası büyüklüğündeki siyanür ve sülfürik asitli atık havuzunu 600 futbol sahası büyüklüğüne çıkaracağı bir projeye hazırlanıyor.
    projede kullanılan 40 kimyasaldan 23 tanesinin direkt kanserojen.
    atık barajının büyüklüğü 66 milyon ton, derinliği 1280 metre, çapı 197 futbol sahası büyüklüğünde. burası 640 futbol sahası büyüklüğüne çıkacak. kullanılan kimyasallarda %14.000 artışa gittiler.
    doğayı korumak ve bu projenin durdurulması mücadele eden sedat cezayirlioğlu durumu şöyle izah ediyor:
    “atık barajının büyüklüğü 66 milyon ton, derinliği 1280 metre, çapı 197 futbol sahası büyüklüğünde. burası 640 futbol sahası büyüklüğüne çıkacak. kullanılan kimyasallarda %14.000 artışa gittiler. atık barajının 25 yılda dolması gerekiyordu, 2 yılda dolduğu için resmi ismi evaporatör olan püskürtme cihazlarıyla barajdaki sülfürik asitli suyu çekerek atmosfere verdiler. bütün türkiye’yi kanser yapacaklar. bilimsel raporlara göre kaçak nükleer tesisten daha tehlikeli. siyanür artığını, sülfürik asit artığını soluduğumuz havaya veriyor.”
    kaynak

    edit: konuyla ilgili video https://youtu.be/mxhdtjjeln8
    edit 2: sedat cezayirlioğlu'nun facebook hesabından paylaştığı çed raporundan bir görsel

  • ulan, adam istese sil baştan bugün bir üniversite açar, yarın tek mezunu olur, ertesi gün kapatır. öyle bir konumda. hala önlisans, falan filan.

    (bkz: ahahaha deli)

  • "gidip şahin alacak halimiz yok ya. ben gidip 1 buçuk milyona sıfır audi marka araç da alabilirdim.”

    demiş.
    haklı.
    devlet size bu kadar pervasız, ahlaksız, yüzsüz ve hadsiz konuşmayı sağlıyor, alırdın elbet.

    nüfusu amfitiyatro kapasitesi kadar ilçeye kontenjandan başkan seçilmiş, "1,5milyonluk araba hakkımdı, az bile harcadım" diyecek kadar utanmaz..senin yüzüne tükürmeyen gakkoşlar düşünsün artık makam aracının faturasını..

  • yedi yıldan sonra morrissey'e neler olmuş dedirten albüm:bugune kadar, the smithsde ve solo çalışmalarında efektlerden özellikle kaçınan, şarkı sözlerinde dolaylı anlatımlara yer veren moz, aradan geçen yedi yılda biraz degişmiş; belki de yanlış anlaşılmalardan, garip sorulardan sıkılmış morrissey'ın ruh hali şarkı sözlerindeki direkt anlatıma yansımış da, "ahan da alın, size de böylesi yakışır, daha da bişey sormayın" der gibi. efektler de prodüksüyondan kaynaklanan ticari kaygı gibi gözüküyor.şarkılarda efektlerden çok moz'un eşsiz sesini dinlemek sanırım daha iyi olurdu.

    bu albümü morrissey'in en başarılı çalışması olarak nitelendirmek yanlış olur diye düşünsem de, o kadar zamandan sonra gelen yeni albümü morrissey'in bizlere,müzik alemine bir armaganı, lutfu olarak görmek gerekiyor. yine de albümdeki her şarkı birer birer dinlenesi, sevilesi, aşık olunası şarkılar. hem ben kimim ki onu eleştireyim:çıkacagını duydugum ilk günden çocuklar gibi sevindim.
    zaten, morrissey'in albüm kapagındaki "morrissey, you are the quarry" göndermesi de böyle eleştirilere bir cevabı gibi.

  • i.berkan'ın "yaptık bir hıyarlık" diyerek aslında izlemediğini itiraf ettiği videodur.

    ayrıca "ben orayı geçtim" demiş. demiş demesine de biz geçmedik i.berkan.

    ali ismail'in, berkin'in, abdocan'ın, ethem'in katillerini senin ve senin gibilerin bu "hıyarlıkları" gaza getirdi. biz geçmedik. adını yazdık kalbimizin en zifiri karanlık köşelerine. unutulmayacaksın.

    ali ismail'e atılan o son tekmede senin "hıyarlığının" payı var, unutulmayacaksın.

  • "maradona zaman zaman maradona oluyordu, messi ise her gün maradona." - jorge valdano