hesabın var mı? giriş yap

  • 8284 kadın çaylağı yazar yaptırdı. güzel de oldu, eyvallah. ona sözüm yok ama bir arkadaşım var bu kampanyadan yararlanan, bari onu almasaydı. az önce "nick neyin kısaltması?" diye sordu. halen elim ayağım titriyor.

  • elektriği ve suyu doğal kaynakları korumak için değil de kışın tatile çıkabilmek için boşa kullanmamak gerektiğini çocuklarına öğütleyen bir annenin yaptığı pek duyarlı paylaşımdır.

  • eskiden böyle anlaşılmaz konuşup sonrasında zzt erenköy diyenleri akla getiren röportajdır. ingilizcen yetersiz olabilir ama kendi açığını kapatmak için karşındakine ne diye çamur atıyorsun.

  • hani diyorlar ya akp gitsin şu kadar senede normale döneriz filan..
    akp ülkenin içine öyle bir sıçtı ki bundan sonra normale nahh döneriz.

  • --- spoiler ---

    uzun zamandır beklenen final geldi çattı. doctor strange'in deyimiyle "we're in the endgame now" diyebiliriz. öncelikle söylememiz gereken şey bu filmin avengers: ınfinity war'dan çok farklı bir film olduğu. russo kardeşler bazı elementleri iki filme dağıtmış vaziyette. avengers: ınfinity war, thanos'un bakış açısından, aksiyon dolu bir yolculuktu. avengers: endgame ise avengers gözünden çok daha fazla hikaye ve karakter odaklı bir film. üst üste ikisi izlendiğinde, bütün elementlerin iki filme nasıl başarılı şekilde dağıtıldığı görmek mümkün. bu bağlamda avengers: endgame'den, avengers: ınfinity war'daki aksiyon temposunu beklemek haksızlık olur. avengers: endgame, temposunu karakterleriyle ve olay örgüsüyle kazanan bir film.

    ikinci aradan çıkarmamız gereken mevzu ise avengers: endgame'in seçtiği zamanda yolculuk mantığı. filmin içinde de denildiği gibi back to the future tarzı bir zamanda yolculuk ile karşılaşmıyoruz. kişi ana zaman çizgisinde geriye gidiyor. orada kilit bir noktayı değiştirdiğinde paralel evren açılıyor. o yüzden değişimler ana zaman çizgisini etkilemiyor. açılan yeni paralel evrende değişiklikler olmaya devam ediyor. örnek verirsek 1970 yılında space stone'un alınması bir sorun yaratmıyor. paralel evren açılması gerekmiyor. hele bi'de yerine konulursa mis. ama 2012 yılındaki space stone sıkıntı. loki alıp onu kaçıyor. peki loki'nin bu hareketi ana zaman çizgisini etkiliyor mu ? hayır. böyle bir kırılma olduğu için paralel evren açılıyor. loki artık yeni evrende taş ile istediğini yapabilir.

    back to the future mantığıyla devam edersek nebula'nın nebula'yı öldürmesi de çok kişide soru işareti oluşturdu. oraya baktığımızda şunu görüyoruz. avengers: endgame zamanda yolculu teorisine göre kişinin kendisi ile karşılaşması ya da öldürmesi o kişinin günümüzdeki haline etmiyor. zira o noktada da işler paralel evren durumuna geliyor. yani 2023 yılının (decimation 2018 yılında oluyor. aradan beş sene geçiyor. filmdeki olaylar 2023 yılında geçiyor.) nebulası'nın, 2014 yılının nebulası'nı öldürmesi konusunda sorun yok. çünkü paralel evren oluşmuş vaziyette. ölen paralel evrenin nebulası oluyor. o yüzden bu ölümün 2023 nebulası üzerinde hiç bir etkisi yok.

    iki temel noktayı atlattıktan sonra filmin kendisine odaklanabiliriz. yavaş ve karakter odaklı bir giriş yapılması bu film için çok doğru bir tercih olmuş. uzun zamandır tanıdığımız karakterlerin statüko değişimlerinin güzel anlatılmasının yanında, decimation'ın ardından geçen beş yılın dünya üzerindeki etkileri gösterilmiş. sürecin karakterlerimiz üzerindeki hem fiziksel hem de zihinsel değişim aceleye getirilmeden tek tek anlatılmış. bu da karakterlerin kendi içlerindeki finale giderken duygusal etkinin çok yukarı çıkmasını sağlamış. dediğim gibi bu film avengers: ınfinity war'dan daha farklı bir film. o film her saniyesi aksiyon doluydu. benzer bir tempo bekleyen seyirci filmin ilk bir saatinde bu derece düşük tempo (aksiyon anlamında) görünce minik bir hayal kırıklığına uğramış olabilir. lakin filmin finalinde duygusal anlamda bu kadar işlenen öykünün bize çok şey kattığını söylemek gerekiyor. ilk bir saat böyle bir anlatım tercih etmemiş olsalardı bu kadar etkileyici bir finalle karşılaşamazdık.

    karakterlerden bahsetmek gerekirse benim en sevdiğim karakterlerden biri bu filmde thor'du. bu filmde birlikte mcu boyunca en iyi işlenen karakterden biri olduğunu yine gösterdi. çeşitli eleştiriler görülebiliyor bazen avengers: endgame thor'u ile alakalı. ben bunları kesinlikle paylaşmıyorum. thor'un bir geçmişine bakmak lazım sanki. thor: the dark world'de annesini kaybetti. thor: ragnarok'un başında babasını, devamında ablasıyla savaştı ve asgard'ı kaybetti. avengers: ınfinity war başladıktan sonra kardeşini kaybetti. onu kalan asgard halkının yarısının katliamı takip etti. bütün hırsıyla thanos'u aradı ve sadece intikam istedi. ama onu da bulamadı evrenin yarısını kaybetti. elinde son bir umut kaldı; taşları tekrar kullanmak. thanos'un yanına gittiklerinde taşların yok edildiğini öğrendi. işte artık tüm umudunu kaybetti. amacını kaybetti. thanos'un da daha önce dediği gibi kafaya nişan alıp işi bitirdi. böyle bir adam dibe vurur. kendisini içkiye ve yemeğe vurması beni şaşırtmadı. böyle bir thor görmek yaşadıkları düşünülürse normal. geri dönüşüne bakıyoruz. bütün bu üst üste gelen kayıpların ilkine döndü yani annesine. onunla konuştuktan sonra kendisine geldi. tekrar amacına kavuştu. böylece çember muhteşem şekilde tamamlandı. bir çok filme yayılan son derece başarılı bir thor hikayesi izledik aslında.

    mcu'nun en başında gördüğümüz ıron man sadece kendi hikayesini bitirmekle kalmadı 22 filmlik devasa the ınfinity saga hikayesini de bitirdi. en net final yazılanlardan biri kesinlikle oydu. aradan geçen beş yılda aile babasına dönüşmesi hem finalin vuruculuğu açısından hem de karakter gelişimi açısından önemliydi. steve rogers ile olan ilişkisinin de iyi şekilde toparlandığına inanıyorum. başlangıç karakteri olduğu için ve ilk ıron man filmi mcu'nun genel tablosunu çizdiği için ıron man filmi ve ıron man karakteri herkes için çok önemliydi. "ı am ıron man" ile başlayan "ı am ıron man" ile bitti. olabilecek en iyi sonlardan bir tanesiydi.

    captain america özellikle russo kardeşlerin mcu'ya girişi ile birlikte olması gereken noktaya vardı. steve rogers her zaman avengers ve marvel evreninin en önemli lider karakterlerinden biri olmuştur. sinemada da böyle yansıtılması çizgi roman severler için son derece keyifli. film boyu nasıl bir lider olduğu defalarca gösterildi. mjolnir'e layık olması ve avenger assemble narası gibi çizgi romanlardaki mühür anlar en sonunda mcu'da da kendisini gösterdi. avengers: age of ultron'da mjolnir'i kaldıramamıştı. bunun ne büyük sebebi ise sakladığı tek büyük sırdı. tony stark'ın ailesini bucky'nin öldürdüğünü söylememek onu layık kılmamıştı. captain america: civil war'da bunun ortaya çıkması mjolnir için en büyük engeli kaldırdı.

    finalde yaşlanması ve geçmişte yaşaması da karakter için muhteşem bir final kararıydı. steve rogers her zaman "man out of time" olmuştur. özellikle bu sinemada bolca hissedildi. onun hakkında seri boyunca barış için savaşsa da savaşsız yaşayamaz denmişti. işte artık savaş bitti. gerçekten savaş bitince o da olması gereken noktaya geri döndü. kalkanın sam'e geçmesi konusunda da şöyle bir durum var. çizgi romanlarda ilk bucky'e geçiyordu. lakin bucky, captain america olduğunda steve rogers öldü sanılmıştı. ıron man ve black widow süreçte son derece önemli rol oynamışlardı. mcu'da artık ikisi de ölü. sam kalkanı aldığında ise steve rogers'ın vücudundan süper asker serumu çıkmış ve yaşlı bir adama dönüşmüştü. bu bağlamda çizgi romana uygunluk açısından yeni captain america'nın sam olması bana daha uygun geldi.

    hulk'ın yeni halini de beğendim. avengers: ınfinity war'da banner ağırlıklı görmüştük. avengers: endgame'de ise tamamen hulk görüyoruz. en önemi değişim ise banner'ın bu yeni hali ile özgüveninin tavam yapmış olması. bu halini çok beğendim. natasha ve clint ikilisi de filmin en güzel yanlarından. vormir'de ki fedakarlık sahnesi çok lezzetli bir sahneydi. natasha'nın kendisini feda etmesi en başından beri süren kefaret arayışının sonu oldu. karaktere uygun bir finaldi. black widow'un solo filmi gelecek. film elbette geçmişte geçecek.

    filmin son bir saati epik savaşa ayrılmış. bu savaş sahnesi bu tip filmlerden hoşlanan seyircinin uzun bir zaman aklından çıkmayacak ve tekrar tekrar izlemek isteyeceği bir sahne olmuş. kahramanlık, fedakarlık, duygusallık ne ararsanız var bu sahnede. decimation sonrası gelen çoğu karakter parlamak için minik bir an yakalamayı başarmış. filmin çok az bir kısmında yer alsalarda final savaşında herkes üzerine düşeni yapmış. russo kardeşler zaten çok karakterli film çekme olayını ciddi anlamda çözmüş vaziyetteler. hangi filmde kime ne kadar odaklanacaklarını, hangi sahnelerde kimleri ön plana çıkartacaklarını çok iyi biliyorlar.

    avengers: endgame'in zamanda yolculuk yapıp eski filmlere uğraması ise 22 filmin finali niteliğindeki bir macera için son derece nostaljik ve güzel olmuş. özellikle 2012 yılına dönüldüğünde olayların hemen ardından hydra'nın nasıl müdahale ettiği görmek ilk avengers filmini ve captain america: the winter soldier filmini bile sonradan geliştiren unsurlar olmuş. yine aynı şekilde savaş sırasında sanctum sanctorum savunmasını da görmüş olduk. ancient one'ı tekrar görmekte çok güzeldi.

    filmle ilgili acaba dediğim tek nokta thanos karakteri. bu filmde thanos'un ele alınışının hem iyi hem kötü tarafı var. aslında üst üste iki filmle aynı karakterin farklı motivasyonlarla ele alındığını görüyoruz. iyi tarafı avengers: ınfinity war filminin thanos'unun hala kazanmış olması. ölümünde bile kazandı. işin kötü tarafı ise avengers: endgame thanos'unun avengers: ınfinity war filmini yaşamamış olması. thor'la yaşadıklarını, scarlet witch ile yaladıklarını tecrübe etmiş olmaması.

    avengers: endgame'de en fazla beklediğim şeylerden biri de, en azından bir tane bile olsa cosmic entity görmekti. thanos'un artık evrene reset atacağım demesinin ardından eternity felan görebileceğimizi düşünmeye başlamıştım. ama olmadı. umuyorum gelecek filmlerde artık bunları görmeye başlarız. zaten sıradaki filmlerden biri the eternals. bu filmle birlikte mcu çok daha fazla gelişme imkanı bulacak.

    ağır ağır toparlarsak. 11 yılın ve 22 filmin ardından 3 phase'lik hikayemizi tamamladık. (spider-man: far from home son dakikada phase 3'e dahil edildi. o bilgiye de verelim.) ama bu kesinlikle bir final değil. marvel cinematic universe tüm hızıyla devam edecek. thanos'tan ve çok daha güçlü sayısız villain var marvel'da. avengers: ınfinity war ve avengers: endgame'den çok daha büyük filmler çekebilecekleri onlarca hikaye var. özellikle fantastic four ve x-men'in katılımı, marvel cinematic universe'e seviye atlatacak. ana kahramanlarımızın dışında doctor doom, galactus, kang, annihilus, molecule man, magneto, apocalype, onslaught, ımperial guard gibi villainları kullanabilecekler. dediğim gibi bu bir son değil. yeni bir başlangıç.

    --- spoiler ---

  • gelir gelmez melek'in seyircilerinin foyasını ortaya çıkarmıştır.

    --- spoiler ---
    -bak oradan biri alkış yapıyor onlar da onun arkasından alkışlıyor. bırakın kendileri ne zaman isterse o zaman alkışlasınlar.

    --- spoiler ---

  • mission : impossible (türkçe gösterim adıyla 'görevimiz tehlike'), istanbul'u fetheden ve 380 yıl boyunca imparatorluğun idare merkezi ve padişahların resmi ikametgahı olacak olan topkapı sarayı'nı 1478 yılında inşa ettirmiş olan osmanlı padişahı 'fatih sultan mehmed'in dolaylı katkılarıyla, önce televizyon ekranlarında dizi olarak, sonrasında da beyazperdede film olarak karşımıza çıkmış ve çıkmaya devam eden görsel seridir görsel .. 'kardeşim olur mu öyle şey, ne alakası var' diyor olabilirsiniz .. siz de haklısınız elbette ama şakayı bir kenara bıraksak bile, yabana atılmayacak bir 'alaka' için lütfen aşağıya buyrun :

    amerikan televizyon dünyası, 1978 mayıs'ında, santa barbara (california) açıklarında düşen bir cessna 337 skymaster uçağının enkazında hayatını kaybeden 2 yapımcının haberiyle çalkalanır .. ölenler 'bruce geller' ve 'stephen gentry'dir .. görsel ..

    konu, 'bruce geller' ile alakalı olduğu üzere bir miktar kendisinden bahsetmekte fayda var görsel : 1930 doğumlu 'geller', psikoloji ve sosyoloji eğitimi gördüğü 'yale' üniversitesi'nden 1952 yılında mezun olur ve 1953'ten itibaren de çeşitli şov ve dizilere senaryo yazmak suretiyle televizyon endüstrisine, arka planda, ismi pek duyulmadan hizmet eder .. ta ki tv dünyasındaki şöhretine ulaşacağı 1966 yılına kadar ..

    hani bir film izlersiniz ve dünyanız değişir ya .. gerçekten de 'bruce geller', 1964 yılında, dünyasını tamamiyle değiştirecek bir film izler ve filmin konusundan ilham almak suretiyle bir dizi senaryosu yazmaya başlar .. izlemiş olduğu film, eskiden bir saray olan bir müzede yapılacak olan bir soygun ve soygunu gerçekleştirecek olan profesyonel mücevher hırsızı bir çift ve bu çiftin bir araya getirdiği bir alarm uzmanı, bir sirk akrobatı ve hasbelkader bu gruba dahil olmuş olan basit bir dolandırıcının hikayesini anlatmaktadır .. fazla uzatmadan sadede gelirsek film, 1964 yılı yapımı, yönetmenliğini 'jules dassin'in yaptığı ve 'en iyi yardımcı erkek oyuncu' dalında 'peter ustinov'a oscar kazandıran 'topkapı'dır görsel ..

    bruce geller'ın, filmden ilham alarak oluşturmaya başladığı dizi senaryosu için ilk başlarda düşündüğü isim 'briggs squad' (briggs'in takımı) .. emekli bir yarbay ve onun komutasında, her birinin farklı yeteneği olan eski özel harekat askerlerinden oluşan bir görev gücünü konu alıyor öncül taslak .. fakat yapımcı şirketle konuyu istişare ettiği süreçte senaryo, geçmişleri belli olmayan ama ana konunun, devlet yararına yapacakları işlere odaklanmış ama eğer kimlikleri ortaya çıkarsa devlet tarafından tanınmadıkları ilan edilecek olan ve bünyesinde dişi unsurlar da barındıran bir grubun hikayesine evriliyor ve sonuçta yapımın ismi canlanıyor : mission : impossible .. 1966-1973 yılları arasında yayınlanmış olan dizinin, efsane bir lalo schifrin bestesi olan intro müziğinin başlangıcında kibriti ateşleyen eller, dizinin yaratıcısı bruce geller'a ait görsel .. 1969 - mission impossible intro

    yıllar yıllar sonra, yapım haklarını satın alarak, senaryoyu bir film serisine dönüştüren tom cruise, ilham kaynağı olan 'topkapı' filmini hiç anmıyor mu ? elbette anıyor .. brian de palma yönetmenliğinde çekilen, serinin ilk filminde, tom cruise'un cia merkezinden ajan listesini çaldığı sahne, aslına bakarsanız 'topkapı' filminin son 20 dakikasında topkapı sarayı'nda yapılan soyguna bir saygı duruşu görsel görsel ..

    mission : impossible haricinde birçok filme ('ocean's eleven' da dahil olmak üzere) ilham kaynağı olan ve 1960'lardan mükemmel istanbul manzaraları içeren 'topkapı' filmini türkçe altyazılı izlemek istiyorsanız : topkapı - türkçe altyazılı

    kaynak : nytimes, imdb, en.wikipedia, youtube, mercuire.blogspot, newspapers.com, filmaffinity, spymovienavigator .. türkçe kaynak kullanılmadı ..

  • butun psikologlar dogru olmadıgını soyluyor:
    -sen degerlisin. ona muhtac degilsin. onsuz da varsın. ona ihtiyacın yok.

    ben zaten degerli oldugumu biliyorum bunu kimseden duymaya ihtiyacım yok.
    ben zaten ona muhtac olmadıgımın farkındayım.
    ben tabi ki onsuz da varım.
    ama ona ihtiyacım var. onun gulen gozlerini gorererek basladıgım gun kotu gecmiyor.... onun sesini duydugum gun en sevdigim parca arka fonda aniden calıyor gibi oluyor.... onun varlıgı hayatımda cok kıymetli bir anlam.... herkes bir yana o bir yana.... oyle cok seviyorum ki onu yarın bir saglık problemi olsa onun yasaması icin seve seve canımı veriririm.

    o benim hayatımın detayı degil, uzgunum.
    tum insanı bencil ve tek basına pek bir sahane kılmaya calısan psikologlara selamlar.
    "sensiz de yasarım gülüm. ama seninle bir baska yasarım...." nazım hikmet

  • her sipariş için default olarak:
    "zeytin olmasın. soğan olmasın. turşu olmasın."

    bir gün çorba mı ne istemiştim, getiren çocuk "abi çorbada ne arar zeytin, ne arar turşu" demişti.

  • hakkını arayan örgütlenmiş meslek gruplarına kin kusan ergen dangalaklar ayak altından çekilsin!
    halkın köpekleştirilmesinden başka bir şeye hizmet etmiyorsunuz!
    desteklediğim bir direniştir.