hesabın var mı? giriş yap

  • profesörünün her an trafikte kavga edip, koltuğun altından haydarı gösterecekmiş gibi baktığı kafedir. tokio da bir dönemin vazgeçilmezi ayça_22'ye benziyor. sanırım kafedeki en çok benzeyen detay kırmızı tulumlar ve dali maskesi.

    ama ben yine de bu fikri beğendim. yaratıcı gözüküyor.

  • bu konudaki son sözü dostoyevski söylemiştir zamanında :

    "insanların birbirini tanıması icin en iyi zaman, ayrılmalarına en yakın zamandır."

    budur.

  • nörotransmitter veya nörotransmitter gibi hareket eden bir tür madde olduğu sanılmaktadır.beyinde morfin ve diğer uyuşturuculara özgülenmiş reseptör alanları olduğu fark edildiğinde varlığından haberdar olunmuştur. çünkü bu alanlar endorfin için ayrılmıştır. endorfin vücutta acıya ve yoğun egzersize cevap olarak üretilir.yani beyin hoş olmayan duyguları yumuşatmak ve olumlu olanları abartmak için otonom bir mekanizma içermektedir, diyebiliriz.işte beynimiz bunu endorfin ile yapmaktadır.

    düzenli egzersizin depresyon ve anksiyete tedavisinde olumlu sonuç vermesi endorfin salınımını arttırmasından ileri gelir.

  • dişinizi fırçaladıktan hemen sonra portakal suyu içtiğiniz takdirde (mesela uyandınız, dişinizi fırçaladınız, sonra kahvaltıya oturdunuz), portakal suyunun tuhaf, ekşi/acı bir tat verdiğini farketmişsinizdir. peki hiç "niye ki?" diye düşündünüz mü? düşünmediyseniz, araştırıp bulmadıysanız cevabını ben vereyim: diş macunu "sodyum lauril sülfat" (sls) adı verilen bir kimyasal madde ihtiva eder. dişinizi fırçaladıktan sonra ağzınızda arta kalan sls, portakal suyundaki asitle birleştiginde, ortaya bildiğiniz o ekşi/acı tat çıkar. ama dişinizi fırçaladıktan sonra ağzınızı iyice çalkalarsanız, veya kahvaltıya oturmadan önce biraz sabrederseniz, ağzınızdaki sls tükrüğünüz ile çözüleceğinden, portakal suyu da acı gelmeyecektir.

    "sls" şampuanların da içerdigi bir kimyasal maddedir, o yüzden yıkanırken şampuanınızı içmek gibi bir huyunuz varsa, öncelikle "çok tuhafsınız" demek istiyorum, sonra da duştan çıktıktan sonra portakal suyu içmek isterseniz biraz beklemenizi tavsiye ediyorum. (portakal aromalı bir şampuan kullanıyorsanız, zaten içmeyin o şampuanı, çok acı bir tadı vardır.)

    bu entrymi de izninizle hayatını kimya bilimine adamış - ve bizlere de sevdirmiş - kimyagerlere ve kimya hocalarına adamak istiyorum.

  • dizinin efsane repliklerinden biri şu şekildedir;

    memnun kaygısızı bir suçtan dolayı polis arar. polis, görgü tanıklarından olan konu ile alakalı vatandaştan robot resim çizimi için karakolda yardım istemektedir.

    robot resim çizimi tanık tarafından tam tarif edilemez, polis baskı yapar. bunun üzerine söz konusu vatandaşın ağzından şu cümle dökülür, “bizimkilerin kapıcısına benziyordu memur bey”

  • "adamın elinde olsa;
    recep'i cumhurbaşkanı.
    tayyip'i başbakan.
    erdoğan'ı genelkurmay başkanı yapacak."

  • -anadolu ya da türk coğrafyalarında bulunan mezar taşları türk dili, tarihi ve kültürü üzerine önemli kalıntılardır. osmanlı mezar taşları da, orta asya’dan gelen bir kültürün devamıdır. çoğunlukla selçuklu etkisinde kalan osmanlılar, zamanla kendilerine has bir tarz oluşturmuştur.

    -osmanlı coğrafyasında bölgesel bazı farklılıklar olmakla beraber genel olarak mezar taşları benzer şekilde yapılmıştır. osmanlı mezarlarını sandukalı ve şahideli olarak ikiye ayırabiliriz. sanduka, genelde türbelerde bulunan lahit tarzı mezarlardır. şahideli mezarlar ise baş ve ayak taşından oluşan daha sade mezarlardır.

    -mezarların hepsinde kitabe bulunur. kitabede ayetler ve şiirlerin yanında, ölen kişinin adı, mesleği yazılırdı. kitabe “hüve’l - baki” ile başlar, son satırda “ruhuna fatiha” ve tarihle biterdi. ilk dönemlerde kitabeler arapça ve farsça yazılmış, sonrasında türkçe yazılmıştır.

    -erkek ve kadın mezarları şekil yönünden genelde farklıdır. erkek mezar taşlarında, sosyal statüyü belirleyen serpuş (sarık, fes) kullanılırken, kadınlar için çiçek motifleri kullanılmıştır. bazı kadın mezar taşlarında broş ve küpe de kullanılmıştır.

    -bitkisel motif olarak servi ağacı çokça kullanılmış. mezar taşlarında kullanılan servi ağacı türk mitolojisindeki hayat ağacının yansıması olabilir. ayrıca elif harfine benzemesi, allah’ın birliğine bir gönderme olabilir. bir başka yoruma göre roma ve bizans etkilenmesi ile alınmış olabilir (çünkü selçuklular hurma ağacı motifi kullanmışlar).

    -ilgimi çeken bir diğer nokta ise mezarlarda bulunan kandil ve şamdan kabartmaları oldu. mum yakma adeti islamiyet’te olmamasına rağmen, mezar süslemelerinde kandil ve şamdanların bulunması bana ilginç geldi. bu konuyla ilgili şöyle bir yorum var: pek çok mezarda “nevverallahu kabreh” ifadesi bulunmaktadır. “allah kabrini nurlandırsın” demek olan bu ifadeyle allah’ın nuru mezar taşlarının üzerine yapılan bir kandille gösterilmekteydi.

    -on yedinci yüzyıl ile birlikte klasik şeklini alan mezar taşları lale devri’yle farklılaşır. batı etkisi mezar taşlarında da kendisini gösterir. mezar taşları süslemelerinde barok, rokoko üslupta süslemeler başlar.

    -ıı. mahmut’un sarık kullanımını yasaklamasıyla mezar taşlarında serpuş yerine fes yapılmaya başlanır. yapılan feslerin şeklide padişah dönemlerine göre değişmiştir (mahmudi, azizi, hamidi).

    -genel olarak bakıldığında osmanlı mezar taşları şekil yönünden farklı olsa da içerik yönünden bugün ki mezar taşlarından çok farklı değildir.

    -bu entryde farklı osmanlı şehirlerden örnekler almaya çalıştım. manisa, giresun, bursa, mardin, istanbul-üsküdar şehirlerinden örnek mezar taşlarını inceledim. her şehirden fikir vermesi için birkaç tane örnek vereceğim.

    -örneklere geçmeden önce araştırma sürecinde dikkatimi çeken birkaç şey var. manisa-gördes’te bulunan kadın mezar taşlarındaki camii motifleri gerçekten görmeye değer. pek çok örnekte görülen bu cami motifini diğer şehirlerde görmedim. göstereceğim beş örnek 1709-1834 yılları arasına tarihleniyor. yakın tarihli olsa tek bir usta elinden çıkmış diyebilirdik. uzun yıllar bu şekillerin işlenmesi bölgede oluşan bir kültürle açıklanabilir.

    -bir de gariplerin mezarları var. kimsesi olmayanların mezar taşları da ölümden sonra da onları kimsesiz bırakıyor. üzerinde kitabesi bulunmayan, basit bir çizim bulunan mezar taşları. bu örnekler de manisa-gördes mezarlığına ait.

    -bir de boyanmış mezar taşları. ilk yapıldığında boyanıp boyanmadığına dair bir -bilgiye rastlamadım ancak boyandığına dair tahminler var. bugün boyalı mezar taşları türbelerde bulunuyor. açık havada hala boyalı birkaç tane mezar taşı gördüm, onlar da muhtemelen yakın zamanda boyanmıştır.

    -genç yaşta ölen kızların mezar taşına kırık gül yapılması istanbul süleymaniye camii haziresinde bulunan bu mezardan dolayı söylenmiştir. başka bir kaynakta benzer mezar taşına denk gelmedim.

    -giresun
    1 2 3

    -bursa
    1 2 3

    -mardin
    1 2 3

    -istanbul
    1 2 3

    bonus*

    entry videosu
    tarih ve genel kültür içerikli videolar hazırlıyorum. amacım güzel vakit geçirirken bir şeyler öğrenmek/öğretmek. youtube kanalıma bakmak isterseniz buradan ulaşabilirsiniz.

    kaynaklar
    •ahmet bodakçi, mardin merkezde bulunan osmanlı dönemi mezar taşları.
    •barış sipahi, ayten çetin, 1697-1910 yılları arasında osmanlı kültüründe muhasebecilerin mezar taşlarının karakteristik özellikleri.
    •gazanfer iltar, giresun ili sahil şeridindeki osmanlı mezar taşları.
    •hicabi gülgen, osmanlı mezar taşlarının bursa ve civarındaki ilk örnekleri.
    •hür kamil biçici, manisa gördes'te bulunan osmanlı dönemi süslemeli mezar taşları.
    •nurcan boşdurmaz, bosna hersek osmanlı dönemi müslüman mezar taşları.
    •süleyman güven, istanbul küçük ayasofya camii (sergios bakhos kilisesi) haziresinde bulunan osmanlı dönemine ait mezar taşları.
    •zeyneb hocaoğlu, üsküdar mihrimah sultan camii haziresindeki mezar taşları