hesabın var mı? giriş yap

  • şu an evli olmamı sağlayan 7 sene önceki davranış. tabii yüz yüze cesaret edemediğimden sms yolu ile
    hatırladığım kadarıyla;

    - uzun süredir beni bu kadar heyecanlandıran kimse olmamıştı, sence bunun adı ne? cilekli sut
    yaklaşık 2-2,5 saat ses seda çıkmaz? ben sms attığıma bin pişman, aklımdan bir sürü şey geçerken
    - nasıl inanacağım sizin olduğunuza? tatile nereye gitmiştiniz? (çok garanticidir de kocam, inanmaz ben olduğuma, müdürünün onu sevindirmek için attığı bir sms sanır)
    - erdek (bu ne biçim adam ya, şaka mı?)
    - beni de uzun zamandır kimse bu kadar heyecanlandırmamıştı, bu mesajın gerçek olduğuna ancak yarın servise bindiğinde göz göze geldiğimiz zaman inanacağım.

    hala hayatta yaptığım en doğru şeylerden biri olduğunu düşünüyorum. sürekli gelen mesajlar üzerine edit: kimilerine bir cesaret örneği oldu bu entry, kimileri imrendiğini ama olumsuz geri dönüşten korktuğunu söyledi kimileri de inanamadı bu duruna nedense. 3 gün önce 12. evlilik yıldönümümüzdü, eşim ve kızımızla birlikte kutladık.tabii ki her şey her zaman güllük gülistanlık olmuyor, tartışmalar, kırgınlıklar, küslükler... ama bütüne baktığımda sevgi her şeyin üstünde. siz de kalbinizin sesini dinleyin gençler..

  • kelime anlami olarak, "halkin cikari, genel iyilik" demektir. commonwealth sozcugu 1513'ten sonra "devlet" anlaminda da kullanilmi$tir. 4 onemli kullanimi vardir ki bunlardan ikisi britanya ile ilgilidir.

    ilk olarak, 1648 ingiliz devrimi sonrasinda, kraliyetin lagvedilmesi ile ortaya cikan ve oliver cromwell'in once parlamentonun lideri, sonra da diktator / tek yonetici olarak hukum surdugu, 1658'de cromwell'in olumu ve oglunun onun yerini dolduramamasiyla zayiflayip, 1660 yilinda da kraliyetin yeniden kurulmasiyla yitip giden yonetim $eklini gosterir. buradaki anlami "devlet"tir, cunku var olan devlet artik yoktur ve yerine bir$ey konmasi gerekmektedir. ayrica, commonwealth of australia gibi orneklerde goruldugu uzere, genel toplum cikari gozetilerek ve hukuk temelleri uzerinde kurulmu$ bir devlete de commonwealth adi verilir. 1901'de kitadaki eyaletlerin birle$mesiyle resmi olarak commonwealth of australia adini alan avustralya'nin yanisira, abd'yi olu$turan eyaletlerden 4 tanesi, kentucky, massachusetts, pennsylvania ve virginia da kendilerini commonwealth olarak tanimlarlar cunku halkin genel onayiyla (yani me$ru) hukumetleri oldugunun altini cizmek isterler.

    ikinci kullanimi, bir araya gelmi$ devletleri betimlemek icindir. en bilinen ve neredeyse tek bilinen kullanimi, bizim ingiliz uluslar toplulugu dedigimiz, eskiden british commonwealth, $imdilerde commonwealth of nations diye bilinen olu$umu tanimlamak amaclidir. bunun temeli britanya ile cok buyuk cogunlugu britanya'nin somurgesi olmu$ ulkeleri bir araya getiren bir olu$um olmasi; bu ulkelerin kendi rizalariyla uye olmalari; ve britanya kralicesini (ya da kralini) en ust yoneticileri olarak tanimalaridir. bu devletlerin her biri farkli $ekilde (kraliyet, me$rutiyet, demokrasi, diktatorluk, vd.) yonetilir ama yine de olu$um hepsini icine alir. yine ayni $ekilde, ulkelerin birle$melerine dayanan commonwealthler de vardir ki buna iki ornek, 16. yuzyildan 18. yuzyil ortalarina kadar suren polonya-litvanya commonwealthi ve tabii ki sscb'nin dagilmasi sonrasinda ortaya cikan bagimsiz devletler toplulugudur, yani commonwealth of independent states'tir.

    ucuncu olarak ise, genellikle kamu yonetimi ve siyaset bilimi konulariyla ilgili olarak, halkin cikarlari ve kamuoyu anlamlarinda da kullanilir.

    son olarak ise, cooperative commonwealth diye bilinen bir kavram daha vardir. bu, anarko-sendikalist bir mantikla kurulmu$, kooperatiflerden ve sosyalist prensiplerden kaynaklanan komunlerin birligi olarak du$unulebilir. ancak, 19. yuzyildan sonra uygulamalarina -en azindan bilinir olcekte- rastlanmamaktadir.

  • 24 ocak kararları ile ülkemiz serbest piyasa ekonomisine geçmiştir. unutmadan belirtmek lazım kararlar 1980 yılına ait, ön planda demirel, beyin takımında ise özal var. serbest piyasa ekonomisinde alan ile satan arasındaki kurallara devlet kesinlikle müdahil olmaz. ürünlerin fiyatları piyasa koşulları içerisinde oluşur. yani ben bir kaşığı 5tl'ye maledip 500 bin tl'ye satabilirim. alan olur veya olmaz buna kimse karışamaz.

    bir başka söylenmesi gereken ise serbest piyasa ekonomisinde stokçuluk kesinlikle suç değildir. kişi bir ürünü stoklayarak bir yatırım gerçekleştirir ve istediği zaman istediği fiyattan satışa çıkarabilir. burada soğuk hava deposu olan birini düşünelim. elma yılda 2 ay toplanan bir meyvedir. eğer stokçular olmasa o iki ayda elma fiyatı inanılmaz düşerdi ama stokçu elmaları satın alıp yıl boyunca stoktan piyasaya sürerek kar etmeye çalışır. böylece üretici de mağdur olmamış olur.

    şimdi gelelim asıl meseleye, fiyat yükselten adamların peşine kolluk kuvvetlerini koşturursan ne olur? sermaye ve para dünyadaki en ürkek şeydir. tavşan gibidir rahatsızlığa gelemez ve kaçar. sermaye ve para seni terkederse 1994 gibi 2001 gibi ve yine bu yıl ağustos ayında yaşadığımız gibi sorunlar yaşanır. yani sermaye serbest piyasa kurallarının işlemediği yerde durmaz. devletimiz sermayeyi kaçıracak aksiyonları bir bir uygularken vatandaş bile serbest piyasa kavramından bihaber. yazık.

    not: devlet serbest piyasa ekonomisinde sadece tekelleşmeye karşı mücadele verir.

  • alkol vergisiyle maaş alan hacı hoca tayfasının başlattığı harekat. ekmeğinize ihanet etmeyin genç takkeliler..

  • tek yönde çalışan tren vagonlarıyla gidilen ama dönülemeyen bir yer. 250.000'den fazla çin ve rusun yaşamını kaybettiği, bir esirin bile sağ çıkmadığı ölüm kampı.
    abd ve japonya'nın 2. dünya savaşı sonrasında dünyayı yeniden paylaşmalarının anahtarı burası. vietnam'da kullanılan biyolojik silah bilgisinin nereden edinildiğinin açıklaması. bitmek bilmeyen japon emperyalizminin ve militarizminin son noktası. artık bu kadar açıktan yapamıyorlar çok şükür.

    birim 731 ve nanking katliamı'na, asya'nın auschwitz'i demek haksızlık oluyor biraz. bu insanların hiç lobisi olmadı, zengin değiller. kampları kuranlar hiç yargılanmadı. yaşananları anlatan bir history channel belgeselinden başka hiç filmleri olmadı. japonlar bu tarihsel suçun bedelini maddi-manevi hiç ödemedi, hiç kabul etmedi. hiroşima ile nagazaki'ye atılan atom bombalarının gölgesinde kaldı.