hesabın var mı? giriş yap

  • kimse yüzde 80 faiz verin demedi ki böyle bir açıklama yapılıyor. enflasyonun ilk yükseldiği zamanlar reel faiz oranını azıcık yukarı artırmak bile bu enflasyon sarmalına girmemizi engellerdi. ülkede %20 faiz varken bir anda doları yükseltip faizleri indirirseniz o enflasyon size bir yıl içinde tuik masalına göre %80 olarak geri döner. seçim zamanı koltuk kapmak için de realiteden uzak açıklamalar duymak insanı çileden çıkarıyor.

  • asıl dalga geçilmesi gerekenler,
    chp insanları kuyruğa mahkum ettirdi diye iktidara gelip, milleti patates, soğan kuyruğuna muhtaç hale getirenler ve bunlara oy veren kesimdir.

  • hani bu takimi niye seviyorsunuz diye soruyorlar ya ben size dunku kasimpasa macindan bir kare aktarayim belki anlamaniza yardimci olurum:

    serdar kurtulus dunku hareketinden sonra kirmizi karti gordugu anda olcay sahan serdar kurtulus' a giderek burada bu hareket yapilir mi diyerek sordu ve kimse hakeme itiraz etmedi. tolga kaleden cikarak hakeme dogru gitti hakem kendisini gelme gelme diyerek uyardi. tolga oldugu yerde durdu. hakeme kaptanlik pazubandini gosterdi ve ben bu takimin kaptaniyim dedi. hakem bunun uzerine gel diyerek kendisini cagirdi.

    mac sonunda olcay sahan roportajinda mahcup bir ifadeyle tolga abi'ye bu macta gol yedirmedigimiz icin cok mutluyuz diyor ya orada cok mutlu oluyoruz biz.

    varsin sampiyon olmasin ama bu degerlerinden de vazgecmesin.

    bu takimin pacalarindan efendilik akiyor. biz bu efendiligi ve mulayimligi seviyoruz iste.

  • kimse yazmamış hayret;

    "açı doyurduğumda, hakareti affettiğimde, düşmanımı sevdiğimde...bunlar güzel erdemler...fakat ya dilencilerin en fakirinin ve suçluların en gaddarının kendi içimde olduğunu görürsem! ya şefkatime en muhtaç kişinin ve en azılı düşmanımın kendim olduğunu farkedersem! o zaman ne olacak?"

    sözü ile beni benden alan düşünce adamı.

  • geçmiş olsun kardeş. konsantre askerlik yapmışsınız. bu dediklerini kısa dönemlere 6 ayda uzun dönemlere 12 ayda günlere serpiştirerek yapıyorlar. sizin vakit dar olduğu için 21 günde ne yapabilirse yapmışlar. neyse yemişsin askerliği işte hürgeneral kardeşim. boşver unutursun zamanla...

  • benim babam değildir. zira üniversiteyi kazan dedikten sonra düşündüğü şey bizi nasıl okutacağıydı. üç kuruş memur maaşıyla ne kendinin arabası oldu ne bize araba alabildi ama üçü aynı yıllarda 5 çocuğunu üniversitede okuttu, iş sahibi yaptı. canım babam, seni çok seviyoruz...

  • bizzat sahit oldugum vahim olay.

    ben ve nobet arkadaslarim acil servis resusitasyon bolumunde malum kisilerin hastasini hayatta tutmak icin cpr yaparken, bu kisiler resusitasyonu basip asistan hekimlere tehditler yagdirarak olayi izlemek istedigini ve onlarin gozlerinin onunde mudaheleye devam etmemizi soylediler. ıclerinden biri, daha sonra asistani darp eden kisi, polis oldugunu ve gerekirse bizi vurabilecegini soyledi.

    yaklasik 15 kisilik hasta yakini grubu gec de olsa guvenliklerin ve asistan hekimlerin mudahalesi ile disari cikarildi. bu sirada hastanin spontan nabzi geri geldi, cpr durduruldu. entube edilmis olan hasta mekanik ventilatore baglanip stabil hale getirildi. tam bu siralarda resusitasyonun kapisini zorla acip serum askilariyla iceri girdiler ve grubun onunde yer alan daha once de tehditler saydirdiklari resusitasyon sorumlusu olan asistan hekimi yumrukladilar. yine gec gelen guvenlik gorevlileri ve bizlerin araya girmesiyle grubu uzaklastirdik.

    polislerin gelmesinden sonra ortam sakinlesti ancak kimsenin hasta bakacak hali kalmadi. ona ragmen henuz hasta yogunlugunun oldugu saatlerde olmamiz nedeniyle hepsi islerine devam etti.

    olay tamamen kamera onunde olmasi nedeniyle "bu doktorlari iyi ki dovuyorlar, en iyisini yapiyorlar" diye konusan ve darp eden bu kisilerin caydirici bir ceza almasini umuyorum.

    ulkedeki cahillik sorunu asip, bu saglik calisanlarina uygulanan siddeti bitirecegimiz gunleri gormeyi diliyorum.

    edit: #46703863

  • okulda permütasyon hesabı öğrenmemiş bir bireyin söyleyebileceği bir söz. bunu söyleyenler bunu da söyledi: topu topu 0 ve 1 var anasını satayım kaç tane program yapılabilirki?

  • bugün yaptığım şey. arkadaşlar gerçekten sağolun ben de sizi seviyorum ama artık bana lütfen şurada şu gün patlama olacakmış diye mesaj atmayın. anneme de atmayın. zira sıradan bir ortadoğu ülkesinin talihsiz vatandaşları olarak artık başta turistik yerler olmak üzere her yerde patlama olabileceğini bilelim. bunun için ekstra bir istihbarat almama gerek yok. her yer tehlikeli. bugün boğaz köprüsü’nden geçerken tesadüf eseri annem aradı ve nerede olduğumu sordu..boğaz köprüsü’nde olduğumu öğrenince cinnet geçirdi çünkü bugün köprüde patlama olacakmış, onun için aramış. kadını da çıldırtmışsınız. “kim söyledi?” dedim. bilmem ne teyzenin oğlu binbaşıymış o söylemiş. o sırada önlerdeki bir araç aniden kaza yaptı ve zaten durma noktasındaki trafik o dakikadan sonra neredeyse geri geri akmaya başladı. “köprüden geçince arayım ben seni” dedim, “buradayım hoparlöre al” dedi. hayır hoparlöre aldım da..1 dakika, 5 dakika, 10 dakika..toplamda kat ettiğim mesafe 4 cm. bu gidişle bu kadın en az 1,5 saat telefonda mı kalacak? bu sorunun cevabını da biliyor mu acaba bilmem ne teyzenin oğlu binbaşı bey? bu iş böyle olmayacak dedim içimden, “oooo trafik akmaya başladı ya valla az kaldı” dedim dışımdan. böyle sanki sol şeritten yardırıyomuşum gibi şeyler söylüyorum anneme..o kadar inandırıcıyım ki annem “yavaş git” diyor. bu sırada ibre 0 (sıfır) dikkatinizi çekerim. en sonunda da ağzımla ogs taklidi yaptım “bip” diye. “duydun mu?” dedim..“ogs’den geçtim”. “oh çok şükür tamam hadi sen önüne bak oğlum” dedi kapattı. hayır ben neden takım elbise, kravat içinde çok ciddi bir görüşmeye doğru giderken ogs taklidi yapıyorum arkadaşım? bu nası bi ülke olm??

    edit: bunu yazdıktan 1 gün sonra taksim'de az önce patlama oldu (bkz: annenin her zaman haklı çıkması). hiçbirimiz güvende değiliz arkadaşlar. vasat bir ortadoğu ülkesinin vatandaşları olarak özellikle kalabalık turistik yerlerde dolaşmaktan kendinizi alıkoymanız için cebinize mesaj gelmesini beklemeyin.

  • adam gibi ders çalışmak. insan sırf çalışmamak için türlü zırvalar icat edebiliyor. evet, nobel kazanmış icatların ders çalışmaktan kaytarmak için içine düşülen düşüncelerden çıktığını düşünüyorum.

  • üniversitede tarih dersini alirken hoca*min tamamen mantikla acikladigi hata.

    soyle demisti,
    "ataturk'un basarili -basarilidan kastim bugune kadar hic bozulmadan- ve basarili olamamis -doneminde etkili olmasina ragmen gunumuzde etkisini yitirmekte olan- devrimleri vardir. basarili olmus devrimlerine bakarsaniz, yasakladigi seylerin yerine alternatifini sundugunu gorursunuz. basarili olamadiklarina bakarsaniz, yerine bir alternatif koymadigini gorursunuz. gunumuzde onu anlayamamis veya anlamak istemeyen kimselerce de bu devrimler somurulmus, her insanin dogasinda bulunan yasagin cekici gelmesi duygusundan yararlanilmis boylece hem bu devrimler dejenere olmus, hem de toplumumuzda ataturk dusmanligi ortaya cikmistir.

    harf devrimi:
    okudugu yazdigina benzemeyen, ogrenmesi zor, halki cehalete iten arapcayi gazetelerden, kitaplardan vesair yayimlardan kaldirtmis, bu yayimlari yasaklamistir.
    boylece, ogrenmesi cok kolay, modern ve batinin alfabelerine cok benzeyen yeni turk alfabesini getirmistir. bu surec her ne kadar sancili olsa da alfabenin kolay ogrenilmesi sayesinde cok gecmeden butun yurda yayilmis, halk okumaya baslamistir. o zamanlar anlatirlar, bu devrimden once okuma yazma bilmek buyuk meziyetti diye.
    bu devrime karsi olarak, ataturk kimsenin kuran ogrenmesini istemiyor, arapca harfleri de bu yuzden yasakladi diye ortaya cikanlar olmasina ragmen, arapca asla tekrar eski popularitesini kazanamadi. yillarca kuran kursuna giden ogrenciler bile en fazla 'eh iste' denebilecek kadar okuma becerisi kazaniyorlar, yazma becerisi zaten sifir duzeyde. halki kuran'dan uzaklastirdi diyenlerin aksine, halki bilinclerdirmistir bu devrimiyle ataturk.

    hilafet gibi amacindan sapmis bir kurumu kaldirmis, yerine halkin dini ihtiyaclarini karsilayacak devlete bagli diyanet isleri baskanligini acmistir.
    her ne kadar bazi insanlar dini liderligi oldurdu, bu ataturk tam bir din dusmani deseler de, diyanet isleri baskanligi'nin kuran'a ters bildirimler, aciklamalar yapmadigi anlasildiktan sonra, bu kurum, belki hilafetten daha cok guvenilir bir kurum oldu.

    carsafi kaldirarak modern giysileri tanitti. yine bazi kotu niyetli insanlar bunun baska bir din dusmanligi oldugunu ileri surseler de, avret yerlerini orten modern giysiler uretildikce, bu argumanlar da curumus oldu. gunumuzde, musluman kadinlarin %99'una carsaf giydirmeye kalksaniz size karsi cikarlar artik.

    saltanatin yerine meclis geldi, bunu tartismaya bile gerek yok.

    takvim, saat ve olculerde degisiklik 10 numara oldu. bugun amerika'daki bizim eski sisteme benzer imperial system hala amerika'nin halkini aptallastiran en buyuk etkenlerden birisi olarak geciyor.

    medreseler yerine universiteler acildi. ikisi arasindaki egitim farkini tartismaya yine luzum gormuyorum.

    bunun gibi sayilabilecek tonla basarili devrimlerinin yaninda, yerine bir alternatif koymadigi devrimleri vardir ki, bugunku ataturk dusmanliginin belki de yegane sebeplerinden birisidir.

    mesela, tekke ve zaviyelerin kapatilmasi. neden mi? cunku bizim insanimizda, dinen saygi duyacagi, hemen ulasabilecek olacagi insanlara ve duzenli olarak bu insanlarla yapilacak sohbetlere ihtiyac var.

    saniyorum yasadigi cevreden dolayi ya da baska bir sebepten oturu bu gercegi gorememistir ataturk. tekke ve zaviyeler kapatilmis olmasina ragmen cemaat olusumlari durmamistir. hala sagda solda dini ihtiyaclarini gidermek, bu duygularini kuvvetlendirmek icin evlere, turbelere, garip yerlere giden insanlar var. dogrudur, ihtiyactir. ancak bu ihtiyac ataturk tarafindan farkedilememis ve gunumuzde devletin en ust kademelerine kadar yansimis cemaatcilik olusumlarini tetiklemistir.

    ataturk bunun yerine, devlet kontrolunde kurumlar cikarsaydi ya da bunun yerini birebir tutacak baska seyler koymus olsaydi, inanin bana su anda cok farkli bir turkiye'de yasiyor olacaktik. bu acik, gunden gune, gunden gune buyuyerek turkiye'nin adeta kanseri haline gelmistir. osmanli'nin en buyuk cokus sebelerinden birisi olan dini duygulari somurme devam etmektedir. insanlar 0 denetim altinda dinen yapilan birkac dogru referanstan yola cikarak, motive edilen bircok yanlisi hic elestirmeden yapmaktadirlar. cunku onlara biat kulturu emredilir. elestiri yetenekleri oldurulur. cok soru soran hos gorulmez. karsidaki insan senin benim gibi bir insan degil, her dedigine uyulmasi gereken yari-tanridir bir nevi, tipki osmanlinin son donemlerinde insanlara vatan hainligine kadar (amerikan mandasi dinen en iyi cozumdur vs) ogut verenler gibi.

    bu argumani sundugunuzdaysa sizinle ici tamamen bos bir tartismaya girerler. sorarsiniz, kuran'i kac kere okudun? kac kere anladin ya da turkcesinden okudun? kac kere tefsir okudun? bunlarin cevabini veremez. ama size cok guzel falanca evde duydugu, ogrendigi, adeta beynine islenmis seyleri anlatirlar. referansi o evlerdir. kuran degildir, hadisler degildir. ilkten iddia eder, ama hangi sure, hangi hadis dersin de cevap alamazsin.

    gunumuzde -sozum ona aydin- cahiller yetisiyor. bunlar cesitli alanlarda cok basarili olmalarina ragmen, yanlis beslenmis dini duygulariyla adeta ataturk'e nefret kusuyorlar. iclerindeki sebebini bile bilmedikleri bir intikam duygusuyla memleketi iki paralik hale getiriyorlar. bir noktaya kadar bu sekilde yukselen insanlarin, zaten hic sahip olmadiklari, hic bilemedikleri dinlerinden cok ceplerine taptiklarini goruyorsunuz."