hesabın var mı? giriş yap

  • asimov'un son derece güçlü bir kurgu, mantıksal çıkarımlar ve bunları sarıp bir arada tutan bir aşk hikayesini anlatan romanı. asimov ilk defa bu kitabında toplum mühendisliği konusuna değinmiştir. kitaba başlamasını sağlayan fikir ise aklına şöyle gelmiştir ki okumayanlar için ufak bir spoiler olabilir:

    --- spoiler ---

    bir magazin dergisinde, atom bombasının patlamasından sonra oluşan mantar şeklindeki bulut resmini görmüştür ve sonraları, eğer bu şekli birisi zamanda, atom bombasının atılmadan ve icat edilmeden önce, geriye gidip yine bir dergide yayımlasaydı acaba ne olurdu diyerek başlamıştır.

    --- spoiler ---

    evet kitap zaman yolculuğu hakkında hiçbir açık bırakmadan ilerliyor. bu başlı başına kitabın beğenilmesinde büyük rol oynuyor, ancak bilimsel gerçeklikleri o kadar basit bir dille anlatıyor ki okuyucuyu asla sıkmıyor, bu da benim gözümdeki en büyük değeridir. bilimi ne kadar kolaylaştırılmış bir şekilde anlatırsanız o kadar başarılı olur ya. bir de bunları bir aşk hikayesiyle harmanlamış ki okurken bağlanmaktan kendimi alıkoyamadım. uykusuz gecelerime tat olmuş bir öykü.

    bir gece yine biraz okuyup ardından yatmaya koyulmuştum. kafamda sürekli hikayeyle ilgili şeyler dönüyor. konunun karmaşıklığından değil ama ikide bir nasıl biteceğine dair teoriler üretiyorum. kendi kendime muhtemelen şöyle bitecektir, yok yok öyle olmaz böyle de olabilir. hah o da değil sanırım böyle bitecek aman inşallah şöyle olur derken en sonunda ulan nasıl bitecek bu kitap diyip yattığım yerden tekrar elime alıp bitirmiştim. o gece ağzım kulaklarımda, sırıtarak uyumuştum. bir kitabın son sayfasını çevirmek bir dostu kaybetmek gibi derler ama ben bu kitabı bitirince ebedi bir dost daha kazanmış gibi oldum. sevdiğim diğer kitaplarda olduğu gibi. belki fazla övdüm ama ne yapayım çok sevdim be sözlük.

  • aci cekerler. etraflarindaki kotulukleri, kotu kalpli insanlari, acimasiz insanlari gordukce bitmez tukenmez bir sekilde aci cekerler. etrafindaki haksizliklardan etkilenmeyen, baskasinin acisini goremeyen insanin ruhu guzel olmaz cunku.

  • ilk is kazasinda olen isciler icin denildi, sonra darbe tesebbusunde hayatini kaybedenler icin, artik devletin itibarini sarsabilecek herhangi bir durumda olursen direkt sehit deniliyor. haberlerde de sehit, sehit, sehit yaziyor; kisme su kadar olu su kadar yarali yazmiyor. her yer sehit, sehit, sehit.

    halbuki amac belli. hukumet kendi beceriksizligini gizlemek icin halk tarafindan deger verilen, bir kutsalliginin olduguna inanilan kavramlari kullanarak durumu hafifletmeye calisiyor. öldu ama en azindan sehit oldu bu vatan ugruna diyerek insanlara kucuklukten beri ezberletilen "vatanperverlik" duygusu somuruluyor. daha dindar insanlara da "öldü ama simdi cennete gidecek" imasi yapiliyor. cocuklarinin bu yeni kazanilmis sehitlik statusunden memnun olmayan aileler de hemen vatan haini ilan edilir diye dusunuyorum. cunku turkiye "bu vatan ugruna sehit olacak" insanlarla dolu. bu vatan ugruna sehit olmak da neyse artik. savas yok bir sey yok. kimse vatan ugruna sehit olmuyor, olenler ulkenin butunlugunu ya da baska insanlari, ailelerini korumak icin olmedi. dandik bir hukumet yuzunden kaybedilen hayatlar disinda hicbir sey oldugu yok. 21. yuzyila girmisiz halen 14. yy'da insanlari gaza getirmek icin kullanilan terimler, ifadeler. insanlara bu algi operasyonunu yapan hukumet yandaslari ve hukumetin ta kendisi de bunun farkinda, buna ragmen devam ediyor.

    (bkz: ben istemiyorum oğlum şehit olsun oğlum katledildi)

  • ulan bir kişi de cep telefonu ne bilim yüzük falan yazsın..

    yok kadına özgürlük alacakmışız, yok sadık kalacakmışız..gidişini kabul etcekmişiz, yanında durcakmışız..

    manyak mısınız olum..kız ayı istiyor ayı..uygun ayı alınacak bi site söleyin..

  • bir aydınlanma halidir ve bu hal başta kısa süreli bir yıkım getirse de sonradan yerini ‘’olsun lan, ben böyle iyiyim’’ demeye bırakıyor. en azından benim hayatımda böyle tezahür etti.

    bir arkadaşımla konuşuyoruz, diyor ki ‘’hatırlıyor musun hani erdal vardı, o da seninle aynı dönem mezun oldu. işte o sonra mimarlığın üstüne antropoloji okudu şu anda meksikada’da zapatistalarla ilgili araştırma yapıyor’’ mideme bir yumruk iniyor ama hala nefes alıyorum.

    başka gün okuldan birine rastlıyorum, ne var ne yok rutininden sonra, nerde çalışıyorsun soruları başlıyor. ben nihayet mesai saatleri insani, maaşı iyi bir işe girmişim, yıllarımı nasıl beş paraya ziyan ettiğimi anlatıyorum, o ‘’evet haklısın, ben de sonunda kendime geldim ve gelecek ay kanada’da sinema okumak için yola çıkıyorum’’diyor. ben buldumcuk olmuşken o bıkmış bile. yolunu çizmiş, hedefe nişan almış. ben hala aybaşına kaç gün kaldığını hesaplıyorum. o an sırtıma bir bıçak saplandı. zar zor çektim, yaşamaya devam ettim.

    en son da bir arkadaşın amerika’da bir üniversitede ders vermeye başladığını öğrendim. benden iki yaş küçük bu adam şu an orda ben de burada onun yazdığı makaleyi okuyorum. bir an kendimden geçmişim.

    ilk şoku atlattıktan sonra, durdum düşündüm. ne ki bu şimdi? tamam, onlar özel ama ben de harika punch yaparım mesela. içen cennete gider gelir. birkaç kişiyi gülmekten işetmişliğim vardır, hep anlatırlar. ne işe elimi atsam öyle veya böyle tamamlamışımdır. belki çok sıradan şeyler bunlar, belki benim gibi milyonlar var ama huzurluyum olduğum yerde.(sanırım hala prozacların etkisindeyim) canım istese ben de giderim*ama ben burada olmayı seçtim. sıradan insanlar ordusunun yıkılmaz bir neferiyim artık. mutfakta punch yapıyorum.

  • chanel ' den alisveris yapan ile cok farkli dusunen insan tipi. bu ne ya, magazadan aldigi kiyafeti yikamadan giymek igrencmis bilmem neymis. merak ediyorum, yun veya kasmir kazak da mi yikaniyor? ya da palto, mont veya saten, ipek bluz mluz de mi yikaniyor? sacmaligin dik alasi. icine sinmiyorsa pamukluyu aldigin donu yikarsin da vik vik magazadan aldigi kiyafeti yikamadan giymek filan diye soylemezsin. bu tiplerin cocuklari da oluyor, gelmis 6-7 yasina ilkokula baslamis, cocuk okulda yemek yiyemiyor agzinda bekletiyor. soruyorsun evladim niye? cunku anasi o gune kadar hep blender'dan gecirip yedirmis, cocuk cignemeyi ogrenmemis. ya da ev disinda baska yerde tuvaletini yapmayi bilmedigi icin cocuk okula altinda bezle geliyor o yasta. bravo! benzer kaygilarin sonuclarina hos geldiniz.

  • yüzüğü atma kardeş, bozdur.

    değil türkiye, dünya gerçekleriyle uyuşmayan bir söz. şımarıklık.