hesabın var mı? giriş yap

  • belcika vatandasi olarak birkac kelam edeyim. bakin vatandas diyorum sonra aniden tureyen dogustan golden state'li muamalesi yapmayin, belcika'da dogdum :)

    efendim bu milli takimin iki tane buyuk sorunu var:
    - kompany: yillar yili mukemmel stoper diye diye ki hakikaten mukemmele yakin kumasi var, sakatliklara ragmen kompany hep ilk planda tutuldu, benim hatirladigim her buyuk turnuva oncesi sakatlanip defans hep yamalandi. oysa bu adamin sakatlik durumu kucuklugunden beri bunu isaret ediyordu, her turnuva oncesi kompany'ye bel baglanacagina uzerine dusulecek alternatif bir ikili olusturulsaydi su an eldeki diger stoperler daha uyumlu olurdu. net bicimde defansi isim kalitesine ragmen aksiyor bu takimin. galler maci ornegi var ama daha bir suru siralnabilir. kompany yine sakatlandi ve vermaelen'in de eksikligiyle ne olur muamma.

    - mentalite: cok buyuk kuluplerde oynayan cok kaliteli bir futbolcular butunu belcika, ama wilmots'la olsun, martinez'le olsun kimse tam olarak asker olmak istemiyor, general olmak isteyenlerin de oyle bir karizmasi yok ve milli takimla cikarip masaya vuramiyorlar.

    onun disinda bu takimin son 10 yilda, mac aninda top 10'da bulunan takimlara karsi oynadigi son 15 mactaki karnesi: 1g 2b 12m. bu dehset verici bir istatistik. belcika'nin almanya, fransa, ispanya, vb takimlara oranla teknik ve altyapi imkanlari kisitli. fransa'nin milli takima has altyapi tesisleri ve fizik, saglik gibi konarda yaptigi hazirliklar belcika'ninkini kat be kat asiyor. bu takimin, ulkenin kurumsal yapisindan dolayi (bir milli stat yapimi icin bile anlasamayip euro 2020 etaplarindan biri olma sansini kacirdilar) yasadigi organizasyonel vasatlik maalesef oyuncu yetistirme kapasitelerine ragmen hicbir zaman takim olarak rekabetci hale gelememesine sebep olacak gibi duruyor. takimin backstage staff'indan vasatlik akiyor. belcika federasyonu tff kadar olmasa bile gunluk tartismalari takip etseniz televizyonu kapatma istegi uyandiracak derecede parazit bir olusum.

    kisacasi, cocuk yasta cok iyi oyuncu yetistirme kapasitesine sahip ve bunun altyapisini iyi kurmus belcika, ust duzey saglik/fizik/teknik/organizasyonel altyapi eksikliginden dolayi kendi yetistirdigi oyunculari oynatma becerisi gosteremiyor, profesyonellige gecis asamasinda yeterli imkana ve yatirima sahip degil. ama yetistirdigi oyuncular ingiliz, alman, fransiz, italyan kuluplerinde tum takim ve çevre etkenler kusursuz oldugu zaman farklarini gosteriyorlar.

  • vallahi bizim birlikte de vardı bu tipten. ilk gecenin sabahında "koğuşu kim temizleyecek burası çok havasız" diye çıkıştı onbaşıya. çorumlu onbaşı, "oda servisi gelecek" dediğinde de "iyi bari" demişti.

  • yamulmuyorsam rtük oluşumuna neden olan reality show programıdır.

    aslında 1983 yılında radyo ve televizyon yüksek kurulu adı altında kurulan rtük, 1994 yılında radyo ve televizyon üst kurulu olarak isim değiştirmiş ve yetkileri genişletilmiş. tam olarak bu gereksiz program yüzünden genişletilmese de büyük etkisi olduğunu öğrenmiş bulunmaktayım. aslında bunları şimdi internette araştırma yaptıktan sonra öğrendim. çünkü ben de henüz şu an itibariyle bir video izlediğim için sıcağı sıcağına programının varlığını hatırladım. keşke de hatırlamasaymışım. ne iğrençmişsin sen arkadaş. canlı canlı, denizde şişmiş cesetleri çıkarmalar, etrafa saçılmış kanlar, kollar, cesetler, boğazı kesilmiş bebekler ve daha niceleri...

    bu program yayınlanmaya başladığında ben daha 6,7 yaşlarındaydım. küçükken daktilo sesinin bana neden çirkin geldiğini, tualete neden koşarak gittiğimi, karanlıkta neden arkama bakmadan yürüyemediğimi şu anda farkettim. gerçi daktilo sesini hala sevmiyorum. o alevli logosunu, daktilo sesiyle beraber gelen donuk sesi aslında unutmuşum ama bilinçaltım hep bir yerde saklamış bu rezaleti. aklıma geldikçe hala ürperiyorum.

  • bazılarına inat büyük bir heyecanla kutlayacağım gün, günüm!

    "cesareti mete han'dan, intikamı attila'dan
    destanı bilge kağan'dan, gücü alper tunga'dan
    umudu kürşad'tan, inancı alparslan'dan
    kararlılığı fatih'ten, mücadeleyi atatürk'ten

    öğrenenlere, bilenlere selam olsun..."

  • tamam çok temiz değil ama korktuğum kadar da iğrenç değilmiş

    tanım: merdiven altı bir kokoreç imalathanesi görüntüleri.

  • fifa yükledikten sonra oyunu açarken klavyeyi sağa sola kaydırmayı akıl edemeyerek 2 hafta boyunca bilgisayarın yaptığı maçları izlemek.

  • sedat ağır sıçmış.

    duyar kasacağım derken kendini rezil etmiş. çünkü saçmalamış.
    bir mayo ne kadar aq? google'a erkek mayo yazdım. hiç araştırmadan, 29 tl'ye çıktı karşıma en ucuzu.
    29 tl dediğin neredeyse artık bir paket sigara parası.
    bu olayın parayla zerre alakası yok.
    adam hanzo. mayo alacak parası olmayan adam, ortaköy'e ışınlanarak mı geldi?
    ayrıca sedatcığım, ekonomi çok iyi naraları atan berat'a da mention atmanı öneririm. yerse.

    (bkz: bak bunu buradan alın)

  • bu tavsiyelere kulak verin bence, çünkü yaşayan adam gelir anlatır burada ve hepsi birer ayrı tecrübedir. şimdi olacağı gibi;

    öncelikle, aileniz çok zengin değil, miras falan kalmadıysa, en az 6 aylık şahsi giderlerinizi (kiradaysanız, kira, yemek, içecek, sosyal hayat için gereksinimler, vs) bir kenara koyun ve bunu unutun.

    ilk başlarda şaşalı ofislere, sekreterlere, elemanlara gerek yok, bunu da unutun. 300-400 liraya bir ofis tutup, bir masa iki sandalye başlayabilirsiniz. hatta direkt home office de başlayabilirsiniz. ama evde çalışamıyorum, olmaz derseniz ilk söylediğim bence makuldür.

    belli bir portföyünüz olmadan asla başlamayınız. ben şirketimi kurayım da nasıl olsa bir şekilde müşteri bulurum diye sakın ama sakın düşünmeyiniz, bu hataya düşmeyiniz.

    bir arkadaş ortaklık kötü demiş, buna katılmakla birlikte, ama'lı bir cümle daha ekleyeceğim. ama finansal destek sağlayacak güvendiğiniz ortaklara da yüzünüzü dönmeyiniz. zira ilk zamanlar hiçbir banka sizin suratınıza bakmayacağından finansal destek çok önemlidir.

    alacaklarınızı sıkı takip etmeli, tahsilatta gerekirse işi yüzsüzlüğe vurmalısınız, yoksa 90 gün vade olur size 150 hatta 180. sonra bağıra bağıra batar gidersiniz. nakit akışını sağlamak en öncelikli göreviniz olmalı

    sözleşmesiz iş yapmamalısınız. unutmayın ki; piyasada herkes sizin gibi düzgün, sözüne sadık değil.

    hiçbir zaman dürüstlüğünüzü kaybetmeyin. belki başlarda bu yüzden iş kaçırdığınız zamanlar bile olacaktır. ama bir kez adınız dürüst olarak piyasada nam saldı mı, sizi kimse tutamaz.

    böyle gaz verip de entarime son dikişi atarım işte. haydi hayırlı işler.