hesabın var mı? giriş yap

  • e5 kıyısında 5 metrekare boş alan görse orada güllerden türk bayrağı, çiçeklerden boğaz köprüsü, çakıl taşlarından büyükşehir belediyesi amblemi, irice taşlardan kız kulesi yapmaya çalışan bir fantastik insandır, zannediyorum ibb park ve bahçeler müdürlüğü bordroludur.

    ki en son kız kulesi çalışmasında iyice kendini aşmış, cam çerçeve de getirtmiş, kız kulesini yatay manada sıfırdan inşa etmiş, tebrik ediyorum. (boğaziçi köprüsü çamlıca tarafında metrobüs duraklarına gelmeden...)

    düz yeşillik, çimen de güzel biri bu adama anlatsın rica ediyorum.

  • "ayda 10 bin giderim var, 4 bin ne ki, zengin erkek arayan kızlar eqlesin" şeklinde şekil yapmaya çalışanları göstermiş başlıktır.

    4000 iyi paradır, istanbul'da yaşamıyorsanız.

    anadolu'nun herhangi bir kentinde 4 sen, 2-3 de eşin alsa 6-7 yapar ki;
    kötü diyeni uçan spagetti canavarı çarpar.

  • ege (10, pek yakında 11 olacak) yaşam felsefesini belirliyor...

    ege: anne, yeni hayat felsefemi öğrenmek ister misin?
    romica: tabii?!?
    ege: önce sembolümü göstermem lazım, kolu dirsekten yukarı doksan derece açıyla, selam verir gibi kaldırıyorsun, avuç için karşıya bakıyor, dört parmak bitişik, baş parmak ayrı, felsefeyi anladın mı?
    romica: anlamadım?
    ege: tekim!
    romica: pardon?
    ege: anlamayacak bir şey yok, bu hareketin anlamı ve felsefemin özü şu: tekim!
    romica: biraz daha açıklaman lazım, kulağa tuhaf geliyor...
    ege: aslında çok basit, kol hepimizin aynı kökten geldiğinin sembolü, yapışık dört parmak diğerleri, ayrı duran baş parmak benim.
    romica: sen neden tek başınasın?
    ege: sürüye dahil değilim ben, ben de diğer parmaklara yapışık olsaydım, ne söylerlerse başımı sallamak ve kabullenmek zorunda kalırdım. aslında herkes tek ama tek olmak aynı zamanda yalnız olmaktır, yalnızlıksa çok korkutucu, bu yüzden insanlar yapışık parmaklardan olmak istiyorlar. benim felsefem bu: tekim! yalnızken de mutlu olunabilir bence, sloganım da şu: yalnızlığın verdiği acıyı güce dönüştürmeyi öğrendim!
    romica: ama tamamen yalnız değilsin ki, çevrende yapışık parmaklara dahil olmayan insanlar da var, seni seven insanlar, sevdiğin insanlar...
    ege: evet ama onu en başta söyledim zaten, tek bir baş parmak göstermiyorum ki, aynı kola, yani aynı köke bağlı bütün parmaklarımı gösteriyorum. tek olmam, parmağımı kolumdan ayırmamı gerektirmiyor.
    romica: etkilendim.
    ege: senin de bir hayat felsefen var mı anne?
    romica: var
    ege: nedir?
    romica: basitleştir
    ege: nasıl işliyor?
    romica: hayatı ne kadar basit yaşarsan işler o kadar basit yürür, yaptığın işleri ne kadar basitleştirirsen insanların hayatı o kadar kolaylaşır.
    ege: bir sembolün, sloganın falan var mı?
    romica: yok, dediğim gibi, amaç basitliği sağlamak, öyle alengirli işlere enerji harcamıyorum.
    ege: iyiymiş, biraz sığ ama iyi, benim felseme katılmak ister misin?
    romica: tamam, ben de tekim!
    ege: ben de tekim dersen olmaz, ikimizi yapışık parmak yapma, sadece şöyle demen lazım...
    romica: tekim!

  • "selam, allah çok güzel. ben de bu partiden ekmek yiyorum. din allah kuran. cehape dinsiz. hayırlı cumalar."

    debe editi: bu baraj geçilsin, halaylar çekilsin. eşkıya ülkeye hükümdar olmasın.