hesabın var mı? giriş yap

  • yanlış orandır. bizim türk insanlarının yaptığı aşı bu korona denen mikroba yüzde binbeşyüz etkilidir. kesin anlamında yüzde binbeşyüz. yani daha bilimsel konuşmak gerekirse aşı yaptırana bi sikim olmaz.

  • çift dil bilmenin beyne yararları nedir

    filmleri alt yazısız izlemenin yanı sıra, iki veya daha fazla dil bilmek beyninizin tek dil bilen birinin beyninden daha farklı görünüp daha farklı çalıştığı anlamına gelir.

    dil becerisi tipik olarak iki aktif bölümde, konuşma ve yazma, iki pasif bölümde, dinleme ve okuma, ölçmektedir. durumlarına ve her bir dili nasıl kullandıklarına bağlı olarak, üç sınıfta genelleme yapılabilir.
    karma çift dil bilen bir insan örneğin üç yaşında yerel dilin farklı olduğu bir ülkeye göç eden bir çocuk iki dilsel kodu da aynı anda geliştirir. etrafındaki dünyayı deneyimlerken iki dille deneyimler.

    eşgüdümsel çift dil bilen biri iki kavram setiyle çalışır. örneğin okul çağında farklı ülkeye göç eden bir çocuk evde başka, okulda başka dil konuşması gibi.

    ikinci dereceden çift dil bilmek göç eden ailenin ebeveynleri ise önce kendi ana dilleriyle düşünüp filtreden geçirip sonra ikinci dile çevirirler.

    beyin görüntüleme teknolojisi (bkz: nörobilim) çift dil bilen beyin için şu gelişmeleri görmemizi sağladı:
    beynin sağ lobu duygusal ve sosyal alanlarda aktifken; sol lobunun mantıksal süreçlerde daha aktif olduğu herkesçe bilinen bir gerçek. kesin bir bölünme olmamakla birlikte beynin fonksiyonları yaşla gelişirken, dilin iki lobu da geliştirmesi bazı hipotezleri doğurdu. bu teoriye göre çocuklar daha kolay dil öğrenir, çünkü gelişen beyinlerinin esnekliği onların dil öğrenirken iki küreyi de kullanmalarına izin verir. ama çoğu yetişkinde dil tek bir kürede ( genellikle sol lobda) öğrenilir.
    bu yüzden daha küçük yaşlarda dil öğrenmek: dilin sosyal ve duygusal kavrayışını kazandırabilir.
    diğer taraftan son araştırmalar gösteriyor ki: yetişkinlikte ikinci dil öğrenen insanlar, ikinci dillerini kullanarak problemleri çözdüklerinde kendi dillerinde çözdüklerinden daha az duygusal ve daha mantıklı bir yaklaşım gösteriyorlar.
    hangi yaşta ikinci dil öğrendiğinizden bağımsız olarak : beynininiz çoğu nöronu ve sinapsınızı barındıran gri madde daha yoğundur.
    alzeimer ve bunama gibi hastalıklara akalanma ihtimali daha azdır.
    çift dil bilmek sizi daha zeki yapmasa da beyninizi daha sağlıklı, karmaşık ve aktif kılar.

  • kara murat/malkoçoğlu filmlerinin vazgeçilmez bir ikilemidir. buna göre siyah elbiseli hain bizans askerleri (en az 10 kişi) kara murat'la karşılaştıklarında, kahramanımıza mutlaka sırayla saldırırlar. biri kara murat'ın üstüne atlayıp folloş olurken, elleri silahlı diğer askerler oldukları yerde sallanaıp sıralarını beklemektedirler. biri de demez mi ki arkadaş sen arkadan tut ben vereyim kılıcı, vereyim topuzu. yok olmaz. illa ki teker teker olacaktır. hatta bu öyle bir hal almıştır ki, kendi sırasında kara murat tarafından öldürülen bazı askerler, kara murat başkalarıyla dövüştüğü sırada çaktırmadan yerde yuvarlanarak kadraj dışına çıkmakta ve yepyeni bi asker edasıyla tekrardan saldırmaktadırlar (kalifiye eleman eksikliği var tabi). bu bazen öyle bir hal alır ki karamurat biriyle dövüşürken, arkasını döndüğü sırada bile bu bizanslılar bir şey yapmadan beklerler ellerinde kılıçlarla. sonra yok koca bizans neden yıkıldı, yok istanbul aslında konstantinapolis... iyi valla.

  • doctor strange in the multiverse of madness filminin ilk teaser'ı yayınlandı. filmin isminden de anlaşılacağı üzere multiverse konseptine bu film ile tamamen giriyoruz. ıron man ile başlayan ve spider-man: far from home ile biten kısım the ınfinity saga olarak adlandırılıyor. phase 4 ile birlikte yepyeni bir hikaye konseptine geçtik. çoklu evrenleri ilk kez loki ile tanıdık. spider-man: no way home ise mcu'ya multiverse öğelerini getirdi. doctor strange in the multiverse of madness ile de biz bu sefer multiverse'e gideceğiz.

    fragman ilk doctor strange filminden hatırlayacağımız kırık kol saati ile açılıyor. strange orada çatlaklar içindeki yansımasını görüyor. aslında filmin konseptini ilk kareden görmüş oluyoruz böylece. hemen ardından doctor strange'i yıkılan bir new york da görüyoruz. burasının paralel evrenlerden biri olduğunu tahmin etmek hiç zor değil. bu filmde çok sayıda paralel evren göreceğimize eminim. bu sahnedeki de bunlardan yalnızca biri.

    sular altında kalmış bir yere giriyor doctor strange. bu yapı ya yıkılan new york evreninin ya da bambaşka bir evrenin sanctum sanctorum'u. daha sonra hızlıca sahnelerle karşılaşıyoruz. büyü yapmaya hazırlanan wanda, christine palmer'ın düğünü, sırtından gördüğümüz america chavez, wong ve america chavez'in yıldız şekilli portalıyla karşılaşan bir doctor strange variant'ı.

    burada hemen america chavez'den bahsedeyim. karakter çizgi romanlarda ilk kez 2011 yılında vengeance serisinin ilk sayısında görünüyor. utopian parallel isimli bir evrenden geliyor. süper insan gücü, dayanıklılık gibi güçlerinin yanı sıra en büyük özelliği yıldız şeklinde portallar açarak multiverse içerisinde istediği gibi dolaşması. zaten bu özelliği muhtemelen filmdeki en önemli karakterlerden biri olmasını sağlayacak.

    portalın çarptığı diğer doctor strange variantı defender strange. çizgi romanlarda defenders diye bir ekip var. bu ekip doctor strange, namor, hulk ve silver surfer'dan oluşuyor. gideceğiz paralel evrenlerden birinde avengers yerine defenders gibi bir ekip oluşturulmuş olabilir. belki de saydığım bu karakterleri variant olarak görme şansımızda oluşabilir.

    doctor strange, wanda'yı ziyarete gidiyor. wanda, westview olaylar yüzünden zannetse de doctor strange'in ona multiverse konusunda yardımına ihtiyacı var. tabi bu sahnenin altından başka kesinlikle başka şeylerde çıkacaktır. doctor strange, america chavez ve christine palmer bir kapından ilginç bir mekana çıkıyorlar. burada paralel evrenlerden biri mi yoksa multiverse'ün merkezinde yer alan ortak bir alan mı onu şu an kestirmek mümkün değil. ama mekanın ortasında bir güç kaynağı var gibi duruyor.

    daha sonra ilk filmden hatırlayacağımız karl mordo'yu görüyoruz. fiziksel olarak biraz farklı. geçen filmde gördüğümüz mordo'nun multiverse'e gitmiş hali de olabilir, variant mordo da olabilir. resmi olarak master morda diye geçiyor. şahsi fikrim variant olduğu yönünde. kamar-taj'ı bir sis kaplıyor. zannediyorum ki bu filmde kamar-taj büyük bir saldırıya uğrayacak. bu sahnelerde kısa bir an rintrah'ı da görme şansına kavuşuyoruz. kendisi çizgi romanlarda başka bir evrenden gelen doctor strange ile arkadaşlık kuran bir minotaur.

    yine çeşitli sahneler görüyoruz. wanda, scarlet witch modunda büyü yapıyor. master mordo ile doctor strange dövüşmeye başlıyor. mcu new york sahnesinde shuma-gorath'a benzeyen bir yaratık saldırıyor. işin ilginç yanı o yaratığı ismi shuma-gorath değil gargantos olarak listelenmiş. shuma-gorath için farklı planlar var demek ki.

    fragmanın finalinde ise doctor strange kendisinin kötü bir versiyonu ile karşılaşıyor. şu an için bu variant'ın what ıf animasyonun da karşımıza çıkan strange supreme olup olmadığı belli değil. resmi olarak ismi henüz açıklanmadı.

    doctor strange in the multiverse of madness bize çok büyük sürprizler hazırlıyor. ilk teaser'da bize sundukları şeyler sadece buzdağının görünen kısmı. şu ana kadar herhangi bir marvel filminde karşımıza çıkan herkes bu filmde tekrar karşımıza çıkabilir. mcu filmlerinden bahsetmiyorum. marvel studios dışındaki bütün filmlerden bahsediyorum. fox'un x-men ve fantastic four filmlerinden, eski daredevil, ghost rider, blade, punisher filmlerinden her karakter artık masada. filmin multiverse of madness isminin hakkını vereceğinden herkes emin olabilir.

  • burhan ve ifot'un ellerinde kahve paso dedikodu yapmaları.

    "hava attığı yazlık var ya, kimin çıktı biliyo musun ? eltisinin ! yahu benim zümrem belli. ben sizinle görüşürüm kubilay peynircioğlu'yla, selin yerebakan'la görüşürüm. benim zümrem belli. aklı sıra beni ezecek."

    insanların komplekslerini aşkın bir mizahla anlatan, bu kadar hayatın içinden diyalogları olan, nefes alan karakterleri olan bir diziydi. gülse birsel buralardan yalan dünya düzeyine nasıl düştü anlamak güç vallahi.

  • edit: başlık başa kalmış. başlığı açan yazar uzun bir liste yapmıştı, içinde jeoloji de vardı. işbu entry, ona istinaden yazılmıştır.

    içlerinden jeoloji öylesine gereksizdir ki, aylar önce erzurum'da şev duraylılığı bilgisizliğinden aşağı kayıp ülke bütçesine milyon dolar zarar veren tesisle alakası yoktur.
    3. havalimanı ve 3. köprüyle ilgili saha çalışmalarında bizzat doktorlar ve avukatlar çalışır.
    petrol ile ilgili saha araştırmasını da ebem yapar. keza raporu da yine ebem hazırlar.
    mars'tan alınan kayaç numunelerini dişçiler incelemektedir.

    aylar sonra gelen edit: yine amerika'da usgs, gezegenlerin jeolojik yapısını irdeleyen kendisine bağlı bir astrojeoloji departmanına sahip. keza nasa'da çalışan jeologlar mevcut. adamlar şu sıralarda sen göbeğini kaşırken muhtemelen new horizons'tan son gelen görüntüler ışığında plüton'daki jeolojik faaliyetleri, tektonizmanın olup olmama ihtimalini yorumluyor, jupiter'in uydusu europa'nın yüzeyinde gözlenen yapılardan, kabuğunun altında ~100km (challenger deep'in kabaca 10 katı) derinliğinde bir okyanusun varlığından ve yitim zonlarından söz ediyorlar. io'nun volkanik faaliyetleri ve püskürttüğü gaz hakkında incelemeler yapıyorlar. 67p/churyumov-gerasimenko üzerinde yapılan çalışmaları paleontolojik bulgular ile sentezleyerek yeryüzünde hayatın orijinine dair teoriler üretiyorlar. mars'a yapılması tasarlanan insanlı görevlerde görev alacak bilim insanları içinde jeolog var. curiosity ve mars reconnaissance orbiter tarafından sağlanan verileri jeolog yorumluyor. aralık 1972'de, apollo görevlerinin sonuncusu olan apollo 17 göreviyle ay'a giden harrison schmitt bir jeologtu ve 111 kg numune ile dünya'ya döndü. ha "bunlar benim ne işime yarayacak?" diyorsan o senin problemin.

    bunun dışında fosil yakıtlar başlı başına jeoloji ve jeofizik ile ilgilidir. karbonifer döneminde oluşan kömür yataklarından tut, deniz dibine gömülmüş canlıların fosilleri sayesinde hayatımızda yer edinen petrol ve doğalgaz gibi yakıtlar bugün insanoğlunun temel enerji rezervini oluşturur. ha "ben hiç bunlara bulaşmayacağım, nükleer santrallerde kendi enerjimi kendim üreteceğim" diyorsan da uranyum ve türevi radyoaktif elementlere mecbursun. bunların nerelerden nasıl elde edileceği ile bu adamlar ilgileniyor.