hesabın var mı? giriş yap

  • düşünün ki, saygıdeğer bir aile mahkemesi hakimisiniz. otuz yıldır inşa ettiğiniz ‘kusursuz’ bir aile hayatınız var. eşiniz ve iki çocuğunuzla sevgi dolu, örnek bir ailesiniz.

    bir gün tesadüfen çektiğiniz bir ilmek çorap söküğü gibi ilerliyor ve eşinizin 5 yıldır başka bir kadınla evli olduğunu, hatta ondan çocuğu olduğunu öğreniyorsunuz. bu da yetmezmiş gibi kızınızın yurtdışında tıp okuduğun zannediyorsunuz ve aslında o hayalleri uğruna bambaşka bir yerde… oğlunuzun ise iyi bir şirkette kariyer zannetseniz de o birtakım pis işlere bulaşıp büyük bir meblağ parayı kripto parada batırıyor. siz ise olayların daha sadece bir kısmını öğrendiniz.

    ne yapardınız?

    aldatılan, kandırılan, yalanın küçüğü büyüğü olmaz diyen, tüm bunlarla mücadele etmek için türlü türlü uğraşlar veren kaç kişiyiz?

    hepimizin hayatından gerçek kesitler bulacağı “aldatmak” bu akşam ve her perşembe 20.00’de atv’de.

  • çoğunluk haberi okumadan yorum yapmış ve asıl değinilmesi gereken nokta es geçilmiş. o noktadan önce bir kullanıcı olarak görüşlerimden bahsedeyim.

    glovo'nun, türkiye'de faaliyet göstermeye başladığı ilk iki noktadan birinde yaşıyorum.* ilk geldiği zamandan beri de kullanıyor(d)um. az önce baktım, toplam 62 sipariş vermişim. birkaçı hariç hiç sorun yaşamadım, teslimat süreleri iyiydi. harita üzerinden siparişi takip edebilmek de ekstrası. kuryesi olmadığı için normalde sipariş veremediğim yerlerden yemek söyleme imkanım da oldu, yemeksepeti'nde minimum sepet tutarı yüksek olduğu için eskiden söylemediğim yerlerden de. kısacası kendilerinin yani rekabetin çok faydasını gördüm. yalnız geçenlerde girdiğimde restorandan yemek getirme ücreti almaya başladıklarını gördüm ve direkt kapattım.* eğer bunda ısrarcı olurlarsa yakında ülkeden çıkarlar diye düşünmüştüm. şu an bakınca, zaten çıkacakları için işleri azaltmak amacıyla mı böyle bir şey yaptılar diye de düşünmedim değil. bu arada, başlıkta genelde olumsuz deneyimlerden ve marka bilinirliğinin düşük olmasından bahsedilmiş ama bence iyi başlamışlardı, doğru stratejilerle devamını da getirebilirlerdi.

    -ee başarısız olmadılarsa neden çıkıyorlar?
    +habere bakıyoruz. sadece türkiye değil "aralarında türkiye'nin de olduğu mısır, uruguay ve porto riko gibi ülkelerde devam ettiği operasyonlarını bitirme kararı aldığını" görüyoruz.
    -sebep?
    +"glovo'nun pazar liderliği elde etmek istediği diğer pazarlara odaklanması ve enerjisini kısa dönemde kârlılığa erişebileceği bölgelere kaydırma stratejisi olarak açıklandı."

    kilit nokta: karlılık. startup dünyasındaki gelişmeleri takip edenlerin yakından bileceği üzere şu an en büyük trend büyümeden karlılığa geçiş. yakın zamana kadar çılgın bir büyüme trendi vardı. softbank gibi büyük yatırımcıların yatırımlarıyla balon gibi şişen girişimler*** büyük zararlar ederek agresif bir şekilde büyüme stratejisi uyguluyorlardı. bunun sürdürülebilir olmadığı fark edildi tabi. bunda ibretlik wework olayının da büyük payı var.

    okumak isteyenler için büyüme vs karlılık üzerine hepsi son birkaç ayda çıkmış olan birkaç haber paylaşayım:
    -https://www.nytimes.com/…valley-startup-profit.html
    -https://www.wsj.com/…its-over-discounts-11577452831
    -https://www.wired.co.uk/…e/fintech-growth-vs-profit

    birkaç şirket üzerinden de bakalım olaya:
    -öncelikle, ilk etapta 2400 kişiyi işten çıkaran wework: https://www.bloomberg.com/…th-executives-tell-staff
    -elektrikli scooter girişimi martı'nın ağababası olan lime'a bakıyoruz, çalışanların %14'ünü kovup 12 pazardan çıkma kararı almışlar. sebep karlılığa geçiş: https://www.theverge.com/…f-shuting-down-12-markets

    ***bunun da değerlemelerde nasıl bir balon olduğunu göstermesi açısından güzel bir örnek olduğunu düşünüyorum. robot pizza startup'ının 4 milyar dolarlık değerlemeye ulaşması
    sonrası mı? çalışanların %80'ini kovmak ve masrafları azaltmaya çalışmak

    özetlemek gerekirse, glovo ve türkiye'ye özel bir olay değil. çıkma sebebi de kesin olarak başarısız olmaları değil. bu işler zaman ve para istiyor. yemeksepeti, getir, istegelsin vb. şirketlerin varlığıyla rekabetin yüksek olduğu yerde başarılı olmak için daha fazla zarar etmek istememişler, onun yerine kısa vadede başarılı olma ihtimalleri daha yüksek olan pazarlarda karlı olmaya odaklanacaklar. kalsalardı başarılı olacaklar mıydı görecektik.

  • 7 albümü ve özellikle dark spring ile yine yerlere yatma isteği uyandıran, artık kelimelerle anlatmaya cürret edemediğim grup. öksüz ve yetim dream pop'u, shoegaze'i yeniden gönüllerimizde yeşertip çiçeklendirdiler.

    rica ediyorum, şu iki güzel insanın müziğine malum ortamlardan erişmeyelim. bende bandcamp gift card var, hediye edeyim de daha çok kazansınlar. victoria'cığıma, alex gardaşıma faydamız dokunsun.

  • --- spoiler ---

    herşey iyi hoş da, jack nasıl da adanın koruyuculuğunu kitledi hurley'e. hiç müsait misin, düşünür müsün, yapabilir misin, nerden baksan bi 200 - 300 yıl falan sürer bak bi düşün istersen yok. hop, aga ben aşşa iniorum bi bok yediydik onu düzeltcem, ada ellerinden öper.

    ben ömrümde böyle iş kitleme görmedim.

    --- spoiler ---

  • antalyada paket fiyattandan daha ucuza 7 gün italya turuna katıldık. üstüne birinin yazdıgı gibi 40 lira kebap yerine 10 euroya ortalama fiyat ile çok güzel yemekler ile karnımızı doyurduk.

    eşimle mevcut krize elimizden geldigince destek vermenin verdigi hafiflik ile birazdan romaya geçecez.

    karınca hikayesindeki gibi, maksat tarafımız belli olsun.

    algilama floransadan bildirdi.

  • bunu anlamak için sokağa çıkmak, sahile inmek falan yeterliydi oysa!

    şok olmuş gibi tavırlara girmeye gerek yok kardeş. senin dükkan tabelaların arapça olurken birer birer,
    gençlerin bir mülteci tarafından öldürülürken,
    genç kızların, kadınların yine bunlar tarafından gizli gizli fotoğrafları, vidyoları çekilirken anlamalıydın gidişatı.

    dipçe-i istila: arkadaşlar, yukarıdaki açıklama doğrudur değildir. olay bu değil. avrupa birliği, " siz avrupa'da değilsiniz " dese ne, demese ne!
    mevzu başka. mevzu, ülkemizde yaşanan şu olaylardan biri bir avrupa ülkesinde yaşansa halkın tepkisi ne olurdu?
    mevzu, benim geçtiğimiz aylarda istanbul'da adres soracakken beşinci denememde bir türk'e denk gelebilmem.
    mevzu, bazı semtlerde sokak boyunca sadece arapça tabelalar olması!

    uzar gider bu liste. sen önce vatanına sahip çık; sonra bana çemkirirsin " hepsi mültecilerin suçu mu? " diye.
    senin ülkende zaten sürüsüne manyak varken bir de ithalatına girdin bu işin!

  • aga ne diyelim. allah bin tane peygamber göndermiş yine ıslah edememiş bu coğrafyayı. tartıştığımız konuya bak. oruç tutan tutmayan birbirine hayvan falan diyor. adamlar bugün galaksimizde ne oluyor deyip uzay boşluğuna kök salarken, biz bugün ne giysek, bugün hangi mezhep çatışması var, hangi örgüt ne amaçla kelle kesiyor ya da oruç tartışması yapıyoruz. biz oyuncu değil oyuncağız lan. bir tane iskandinav ülkesinde böyle kısır saçma bir tartışma döner mi, hayır. allah var diyen emirdir diyen tutar, ben tutmuyorum diyen tutmaz kime ne? vallahi kafamı duvarlara vuracağım. bu ülkede yaşamak, bu salak tartışmaların beynimi işgal etmesinden o derece sıkıldım.

  • böyle kurumsal şirketlerde bu işin çözümü basit. gerekli mercilere şikayette bulunun, olayın kamera görüntüleri vs. zaten mevcuttur. bu tarz kurumlar özellikle müşteri ilişkilerine önem vermek zorunda. aptal müdürenin gerekli cezayı alması, belki işine son verilmesi çok olası.

  • türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılayacak uydudur.

    misal turksat 4a/b kapasiteleri yetmediği için turksat, yeni uyduları atılana kadar geçecek süre için avanti'den hylas2'nin kapasitesini 3 yıllığına kiraladı geçtiğimiz yıl.

    acil durumlar için kullanılacak uydu internet şuan çoğu devlet kuruluşunda mevcut. bireysel kullanımdan ziyade acil bir durumda devletin organları arasındaki iletişim buralardan sağlanacak. sınır birlikleri, siha ve iha'lar, sismik gemilerimiz, libya, suriye ve karabağ'daki askeri elementler, kapsama altındaki konsolosluklar, büyükelçilikler hep bu uydudan gelecek iletişime bağlı.

    tv yayınlarını bir kenara bırakın. onların konumuzla bir ilgisi yok.

    edit: aq 2 seferdir açıklıyorum altta sığırın biri hala ne faydası olacak diye yazıyor.