hesabın var mı? giriş yap

  • üst edit: he tamam saadet zinciri değil, ponzi sistemi değil, önümüzdeki günlerde bunlar patladığında "ya biz altın günü olarak biliyorduk" dersiniz.
    --------------------------
    son yıllarda birtakım şirketler ortaya çıktılar.
    faizsiz, peşinatsız, kira öder gibi ev sahibi yapıyorlar(!) insanları.

    hepsi de son derece müslüman ve ihlaslı firmalar.

    bu firmalar her geçen gün mantar gibi çoğalıyorlar. öyle ki bu sistemlerin genel konut satışları içindeki payı yüzde 3 civarında şu an.

    sistem tam bir saadet zinciri gibi işliyor.

    esasen bu firmaların sistemlerine verdikleri ad şu;
    "tasarrufa dayalı faizsiz sistem"

    faizsiz ev-araba vaad eden şirketin sistemine üye oluyorsunuz, katılım payı yatırıyor ve aylık ödemeler yapıyorsunuz.
    diyelim ki ayda 2000 lira ödüyorsunuz daire sahibi olmak için. sistemde bir havuz var, sizin gibi üye olan herkes o havuza para yatırıyor, havuzda diyelim ki aylık 10 milyon lira toplandı, o 10 milyon lira karşılığında örneğin 35 tane daire alınıyor ve 35 aile daire sahibi oluyor.
    fakat o 10 milyon liranın havuzda toplanması için 5000 kişinin para yatırması gerekiyor.

    yani, 5000 kişi içinden 35 kişi daire sahibi olurken, geri kalan 4965 kişi bir sonraki ay sıranın kendisine gelmesini bekliyor. tabi bir sonraki ay sisteme yeni girişler de oluyor ve böylece sisteme para yatırıp sıra bekleyenlerin sayısı yükseliyor...

    bu arada o 35 kişi kurayla belirleniyor.
    ama 35 aile daire sahibi oldu diye ödemeyi bırakmıyorlar, aylık ödemeleri evin bedeli tamamlanana kadar devam ediyor.

    bu sistem ile ev ve araba sahibi olan binlerce kişi var.
    zaten firmaların en önemli vurucu unsuru da ev ve araba sahibi yaptıkları üyeleri.

    eyvallah.
    binlerce kişi ev ve araba sahibi olmuş olabilir, ama sistemin işleyişi tam bir saadet zinciri.

    yeni üye gelmezse, yeni üyeler sisteme dahil olmazsa, sistemde olan ve ev ve arabasını alamayan, beklemede olan üyeler ne olacak?

    bu durumda sistem patlayacak.

    güya maliye ve bddk bu sistem için 2019 yılı başında harekete geçmişti, ama şirketler hala büyüyor ve her yerde şubeler açmaya devam ediyor.
    yani bu sistem için hala bir yasal düzenleme yapılmadı.

    şimdi soruyorum, sisteme yeni üyeler dahil olmadığında eski üyelerin durumu ne olacak? yatırdıkları paralar ne olacak?

    yeni çiftlik bank'lar, kombassan'lar geliyor...

    bakınız aracı şirketler yüzde 7 komisyon alıyorlar.
    yani bu şirketlerin ana sözleşmeleri komisyon üzerine. sisteme yeni üyeler gimediği takdirde, "sisteme yeni üye kaydı olmadığı için sistem donduruldu" diyerek şirketler tereyağından kıl çeker gibi bu işten sıyrılırlar.
    olan sisteme para yatırıp yeni üye gelmesini bekleyen onbinlerce kişiye olur.

    bu saadet zinciri sistemlerinin tamamı böyledir, yeni üyeye dayalıdır yani...

    ben uyarımı yapayım, yine de vatandaşımız kurnaz ya, her şeyin en iyisini bizim kurnaz vatandaşımız(!) bilir.
    ------------------------
    ------------------------
    edit: bakıyorum da başlık altında bazı hesaplar bu sistemi savunmaya geçmişler hemen. profillerine baktım, hepsi entry sayısı az hesaplar. aktrolleri, reklam trollerini canhıraş bir şekilde başlık altına topladığımıza göre birilerinin ayağına basmışız, yani doğru yoldayız.
    --------------------
    -------------------
    edit-2 bakınız paralı troller aynı cümle kalıbıyla karşımızda.
    hepsinin ortak savunması; "saadet zinciriyle alakası olmayan sistemlerdir. altın gününe benzemektedir."

    şimdi başlık altında bu şekilde tornadan çıkmış gibi yazan trollere bakalım. hepsi de bu firmalardan birinin sözlükteki paralı kalemleri.

    nick: insan gibi dus alan fare, entry sayısı: 38.
    girdiği entry: (bkz: #96946059)
    ekran görüntüsü: https://i.postimg.cc/wz4tkmdc/sem.jpg

    nick: nanobrain, entry sayısı: 156.
    girdiği entry: (bkz: #96945958)
    ekran görüntüsü: https://i.postimg.cc/hscxvhxd/sem.jpg
    bu arkadaşımız bugün sadece bu başlığa entry girmiş.

    nick: etlibutlu., entry sayısı: 77.
    girdiği entry: (bkz: #96948154)
    ekran görüntüsü: https://i.postimg.cc/l4b8hbby/sem.jpg
    ne tesadüf bu arkadaşımız da bugün sadece bu başlığa entry girmiş.

    nick: amkdsbv, entry sayısı: 42
    girdiği entry; (bkz: #96948545)
    ekran görüntüsü: https://i.postimg.cc/fy4cblnl/sem.jpg
    tesadüf bu ya, 18 gündür tek entry girmeyen bu arkadaşımız da başlığı görür görmez gelip entry girmiş.
    ---------------------------
    ---------------------------
    edit-3: firma isimlerini sildim, zira daha pek çok firma var bu şekilde hepsini yazamadığımıza göre yazdıklarımı da sildim.
    firmalar patladığında görüşürüz.

  • şeye benzemiş. argodaki anlamını bilen bilir.

    küçükken okulda birbirimize iki baş parmağı ve iki işaret parmağıyla bu hareketi yapardık.

    şöyle: görsel

  • sıcak anne böreği ile başlayıp, bitmesi istenilmeyendir.

    sabahtan beri 1000'e yakın el sıktım, o börek benim hakkım ulan!

    5 sene sonrasından edit: öyle boktan bir belaya düştük ki, böreği buluyoruz da dostuna, sevdiğine dokunamaz olduk. böyle zamanda anlaşılıyormuş o sıkılan bine yakın elin güzelliği. hayırlı bayramlar.

  • geçen hafta kalabalık bir halde ezel izlerken;

    -ya bu şey değil mi? hani elveda rumeli'de de oynamıştı, berrak tüzünatak.
    +yok berrin panik atak.
    /berna kontra atak.
    -belgin kontraplak.
    +billur karabatak
    /belma ikiz yatak.
    ...
    ...
    ...
    epey gitti bu böyle.

  • markette bir an için dizlerimin tutmamasına ve yere kapaklanayazmama sebep olmuştur.

    https://33.media.tumblr.com/…qguf1s5obp5o1_1280.jpg

    bu ne lan bu ne? bu fındıklarında benim babamın, hemşerilerimin, bütün karadenizin emeği, alın teri var ve kilosunu 10 tl'ye zor sattık geçen yaz. o fındıkları toplarken perişan oluyoruz kendimize en fazla 2 çuval ayırıyoruz satalım da emeğimize bari değsin diye. sonra markette bu manzarayı görüyoruz. ekonomik durumum ne kadar iyi olursa olsun fındık endüstrisinin halini bildiğim için bi kavanoz ezmeye 20 lira vermek resmen koyuyor bana. rezilliğe bak ya, 13,45 tl bile pahalı geliyordu 1 değil 3 değil 6 tl birden zam yapmışlar utanmadan. altın mı rendelediniz içine nedir?

    zaten şu sarelle oldum olası kazığa bayılır. ordu'daki fabrikalarına koliyle gofret almaya gidiyoruz insan fabrika ve toptan fiyat diye indirim yapar ı ıh 1 kuruş bile indirim yok marketten aldığımızla aynı fiyat. bi kere iflas etmişlerdi bi daha etmeyi hakediyorlar. zaten bu aç gözlülükle ve şu anki vatandaşın ekonomik durumuyla fazla yaşamazlar.

  • crossfire'da ön meydanı cepheden gören makineli tüfek ve bombaların olduğu balkonda doğmuştur. ancak oradan az öncesinde biri geçip makineli tüfek ve bombaları topladığı için bu silahların yeniden çıkmasını beklemektedir. bu arada boş durmayıp balkonun köşesinde bulunan böcekleri ortama salar, belki iş yapar diye... yazıktır, hor görmeyelim :)

  • çaykur'un ettiği zararın en büyük müsebbibi üretici ve siyasettir. devlet, yaş çay için bir birim fiyat belirler. bu verilen fiyat ise standartlara uygun olarak toplanmış, yani 2,5 yaprak çay içindir. standartlara uygun yaş yaprak satan bir üretici yoktur. 10 yaprağa kadar dal budak çay verenler bile oluyor. şimdi aslında daha az çay satması gerekirken, üretici daha çok çay satıyor ve bunun parasını da kısa bir zaman içinde alıyor. üretici kazanması gerekenden daha fazla para kazanıyor. bunun bedelini de devlet, yani halk ödüyor.

    özel sektör ise aynı paraya sezon başında iyi çay alıyor, yada biraz daha kötü çayı düşük fiyattan alıyor veya devletin belirlemiş olduğu fiyattan uzun vadeli bir ödeme planı ortaya koyup, çay üreticisinden öyle alıyor. özellikle büyük özel sektör üreticileri iyi çayı alırken kötüsü çaykur'a kalıyor. eğer ki ilgili eksperler veya amirler çayı almama yönünde bir yaklaşım ortaya koyarsa halk, siyasi ayağa gidiyor, hemen siyaset devreye giriyor ve tepeden inme baskıyla çay üreticisi, çer çöp çayını gene satıyor.

    işin imalat boyutuna etkisi de şöyle. gıda üretiminde iyi bir ham maddeden kötü bir ürün ortaya çıkarabilirsiniz ama, kötü bir ham maddeden iyi bir ürün ortaya çıkaramazsınız. sadece hile ile birşeyleri gizleyebilirsiniz. fabrikaya giren yaş çay iyiyse bunun karşılığını hem işletmeyi çalıştıran, hem de tüketici görür. şimdi, iyi toplanmış kaliteli bir yaş çayı işlediğinizde 100 kg yapraktan 23-25 kg kaliteli siyah çay elde edersiniz. yani % 23-25 arası bir rakam. buna verim diyelim. kötü, kalitesiz yaş yaprak ile imalat yapıldığında rakam 18'lere kadar düşüyor. verimin azalmasının yanında, gereksiz kapasite kullanımı, iş gücü, enerji vb. giderler de cabası. 5 puan belki size çok birşey ifade etmeyecektir ama şöyle diyeyim. her bir +1 puanlık değişimi eski parayla 100-120 trilyon arasında bir meblağ olarak düşünün.

    bunun yanında ham maddenin kalitesinin azalmasının tüketiciye yansıması da şöyle. bardağında aynı kaliteyi elde etmek için daha fazla çay kullanıyorsun, yani daha fazla para ödüyorsun. yabancı çaydan bir tatlı kaşığı ile elde ettiğin demi türk çayıyla bir yemek kaşığıyla elde ederken, artık bir buçuk yemek kaşığıyla elde ediyorsun. çaykurdaki problem ve kalite sorunu otomatik olarak, sektörü de etkiliyor. bunların haricinde liyakattır, yanlış kararlardır, devletin hantallığıdır vb. birçok sebep olsa da, zararda en büyük sebep, maliyette en büyük kalemi oluşturan kalitesiz yaş yapraktır.

    üretici dün de böyleydi, bugün de. siyaset dün de böyleydi, bugün de. yıllar içerisinde üretim kapasitesi artar, buna istinaden pazar payı da azalırsa, zarar artar, kaçınılmaz.