hesabın var mı? giriş yap

  • düşünün ki, saygıdeğer bir aile mahkemesi hakimisiniz. otuz yıldır inşa ettiğiniz ‘kusursuz’ bir aile hayatınız var. eşiniz ve iki çocuğunuzla sevgi dolu, örnek bir ailesiniz.

    bir gün tesadüfen çektiğiniz bir ilmek çorap söküğü gibi ilerliyor ve eşinizin 5 yıldır başka bir kadınla evli olduğunu, hatta ondan çocuğu olduğunu öğreniyorsunuz. bu da yetmezmiş gibi kızınızın yurtdışında tıp okuduğun zannediyorsunuz ve aslında o hayalleri uğruna bambaşka bir yerde… oğlunuzun ise iyi bir şirkette kariyer zannetseniz de o birtakım pis işlere bulaşıp büyük bir meblağ parayı kripto parada batırıyor. siz ise olayların daha sadece bir kısmını öğrendiniz.

    ne yapardınız?

    aldatılan, kandırılan, yalanın küçüğü büyüğü olmaz diyen, tüm bunlarla mücadele etmek için türlü türlü uğraşlar veren kaç kişiyiz?

    hepimizin hayatından gerçek kesitler bulacağı “aldatmak” bu akşam ve her perşembe 20.00’de atv’de.

  • emniyet kemeri takmadığı için arabanın özellikleri çalışmıyor (radyo da buna dahil) ama bunu bile bilemeyecek kadar cahil bir kızın videosu.

    cahil de geç olum ya

  • pms'nin bile daha zevkli hale gelmesidir
    taraflardan biri bir gün bile evden uzak olsa özlemektir
    gece kötü rüya görüp uyandığında veya uykuya dalarken huzur verici bir koku duymak için sarılmaktır
    kimseyle paylaşamadıklarını paylaşabilmektir
    temizlik yapılırken sevgilinin temiz yerden kirli yere geçmesine sinirlenmektir
    televizyon karşısında otururken kanepenin örtüsünün sürekli kaymasıdır
    yeni film alındığında, sırf birlikte izlemek için onun da yorgun olmadığı bir zamanı kollamaktır
    filmi izlerken kimin meyve suyu getireceği konusunda minik tartışmalar yapmaktır
    geç kaldığında merak etmek ama araba kullanıyor olduğunu düşünerek kaza yapmasın diye arayamamak veya eve gelirken izlediği güzergahı tahmin etmeye çalışmaktır
    birlikte alışverişe çıkmak, sevgilinin sıkılması ve bu yüzden tartışmak demektir
    babamla araba muhabbeti yapmasını ya da işten konuşmasını neşeyle izlemektir
    annesine "anne" dediğim zaman gözlerinin dolması demektir
    annemin onu sigarayı bırakmaya ikna etmeye çalışması, her aradığında benden önce onun halini hatrını sormasıdır
    70'li yaşlara gelindiğinde birbirinin nasıl olacağını merak edip hayaller kurmaktır
    pazar günleri emekliler gibi çay bahçesinde kahvaltı ve gazete keyfi yapmaktır
    ağladığı zaman ona eşlik etmektir
    hastalandığı zaman etrafında pervane olmaktır
    ev değiştirileceği zaman birlikte emlekçı emlakçı dolaşmak demektir
    her akşam eve gelirken "bişey lazım mı?" diye sormak için aramasını hiç bitmeyen bir heyecanla beklemek demektir
    "bu akşam geç geleceğim" veya "bu akşam sabahlamam gerek" dediğinde hüzünlenmektir
    birlikte tatile gitmektir
    "bugün ne yemek yapsam?" diye düşünmektir
    birlikte arabamızı ne kadar sevdiğimizi defalarca konuşabilmektir
    ihtiyaç olduğunu bilmeden ama tam da ihtiyaç duyulan anda "seni seviyorum" cümlesini söyleyebilmektir
    sıkıldığı zaman "sıkıldım", sinirlendiği zaman "çok sinirliyim" deme özgürlüğüne sahip olmaktır
    dengeleri kurabilmektir
    her gün bir önceki günden daha fazla heyecan duymaktır
    aşktır
    sevgidir
    saygıdır
    uğraşmaktır
    dolu dolu yaşamaktır
    her gün, her hafta, her ay, her yıl karşılıklı yeniden aşık olmak ve bütün bunları zorunluluktan değil, gerçekten istediğin için yapmaktır

    varsın imzası eksik olsun

    darısı herkesin başına

  • ege (4,5 yaş) öğle uykusu zamanını geciktirmek için her şeyi yapmaya hazır.

    ege: anne çişim var.
    romica: tamam git yap.
    ege: anne süt verir misin?
    romica: tamam.
    ege: anne madagaskar'ı açar mısın?
    romica: açtım.
    ege: yok ben nemo izleyecektim.
    romica: peki.
    (istekler karşılandıkça taleplerin ardı arkası kesilmez...)
    ege: anne kalkıp oynayabilir miyim?
    romica: olmaz.
    ege: lütfen anne, azıcık, minicik oynayacağım.
    romica: ı-ıh!
    ege: karınca kadar oynayacağım.
    romica: hayır.
    ege: karınca yavrusu kadar?
    romica: olmaz dedim.
    ege: karınca yarusunun ayağının izi kadar?
    romica: ege!!!
    ege: ya! karınca yavrusunun ayağının izinden daha küçük nasıl oynayabilirim!
    romica: yat çabuk!
    ege: karınca yavrusunun ayak izinin gölgesi kadar?
    romica: la havle!

  • son derece şık bir yazıyla gerçekleşen süper olay.

    --- spoiler ---
    ülkemizde yaşamakta olan yabancı uyruklu kişilere birleşmiş milletler dünya gıda programı (wfp), türk kızılay'ı ve aile, çalışma ve sosyal hizmetler bakanlığı tarafından 'sosyal uyum yardımı' adı altında yardım yapılmaktadır. bu nedenle, ilimizde yaşamakta olan herhangi bir yabancı uyruklu kişiye belediyemiz kültür ve sosyal işler müdürlüğü'nden ayni ve nakdi yapılmaması hususunda, gereğini rica ederim.
    --- spoiler ---

    sayısız yardım kuruluşunun para akıttığı kişilere bir de belediye bütçesinden yardım vermek neyin kafası?
    duyar kasanlar gitsin cebinden versin yardımı. siz böyle eşşek oldukça sırtınıza semer vuran çok olur.

  • senesini hatırlamıyorum da deniz ülke arıboğan hanımefendiydi benim yanıma oturan.

    "bismillahirrahmanirrahim" deyince ben duymuş olacak ki;

    - uçak korkusu mu?

    diye sormuştu. diyemedim sizin güzelliğiniz için verilen bir ünlemdi aslında diye.

    ___________________________________________________________________________

    bir diğerinde yıldız tilbe.

    "ben bilmem koltuk numarası falan şu arkadaşın yanına oturcam ben" deyip en arkada tek başıma oturduğum koltuğa geldi. altında renkli bir şalvar vardı, kurdu bağdaşını oturdu ve anlattırdı bana, dinledi 45 dakika boyunca. kahve söyledi bana türk kahvesi. vakit olsa falıma da bakarmış...

    uçaktan inerken koluma girdi, kolumda yürüdü ardından. bir araca bindi ve "nereye gidiyorsun bırakalım" dedi. arkadaş geleceği için reddettim.

    uzun lafın kısası, gönlü güzeldi yıldız'ın da. kendisine hayran olmamak elde değil.

  • linteki videonun 2:20 saniyesinde çatlak şanzel isimli biri "doktor öldürdüm çünkü babaannemin ameliyatında %99 değil, %100 hatalıydı. babaannemin ölümüne sebep oldu." diyor.

    bazı şeyler vardır ki ya iyidir, ya kötüdür.

    ortası, orası, burası yoktur!

    armağan çağlayan, bu kötü! videoyu yayından kaldır.

    kaldır ki, iyi insanların içi daha fazla acımasın.

    kurgucunuzda mı demedi? "abi burayı keselim ya" diye...

  • himalayan blue point
    bu kediler genel olarak aşırı sakinliği ile bilinir. çok nadir miyavlama sesleri duyulur. tırnaklarını bile kesseniz kaçmaya çalışmazlar. karakterleri fark edebilir ama böyledirler. sürekli uyuyarak vakit geçirirler.