hesabın var mı? giriş yap

  • o hararetli hararetli birşeyler anlatıyordur. mimiklerine el hareketlerine bayılırsınız, cümlesini böler, araya dalarsınız;

    -seni çok seviyorum

    2 sn sessizlik

    +üff ne diyodum ben. kafam karıştı
    -gel buraya geeeel

  • 80 milyona dayanmış nüfusu olan ülkede kitap okuma alışkanlığı olan kişi sayısı kırk bin, bir de bu yavşaklara dil beğendiremiyoruz anasını satayım. dedirten fışkı. yetersiz dil yoktur, az dil bilgisi vardır. votka. nokta.

  • birden bire aklıma gelen, hüzünlendiren efsane spor programıdır. ntv grubunun spora gerçekten değer verdiği, hafta sonu spor kuşağının olduğu, murat kosova'nın "işte premier league bu" diye haykırdığı yılların programıdır...

    haftanın en iyi 10 hareketinde iverson'ların, kobe'lerin, vince carter'ların birbirinden enfes hareketlerinin değerlendirildiği, kaan kural'ın heyecanlı heyecanlı yorumlar yaptığı, ödüllü soruların olduğu, programın sonlarında "hafta sonu yayınlanacak maç programı"'nın bildirildiği programdı...

    en sevmediğim yanı kısa sürmesi, futbol programları kadar süre ayrılmamasıydı... murat kosova ve kaan kural'ın ikisinin olduğu programlar efsaneydi... daha sonra murat murathanoğlu da kadroya katıldı amma ve lakin kaan kural'a sürekli muhalefet olması ve "ben daha çok bilgiliyim" mesajı vermeye çalışması yüzünden eski tadı kalmadı. sonra da yayından kaldırıldı gitti...

    zaten ondan sonra hiç bir şey eskisi gibi olmadı... ne memleket, ne spor dünyası, ne de dünyamız... ve korkarım ki zaman geçtikçe bu yılları arar olacağız...

    şimdi "yolla" butonuna basmadan entry'i okuyayım dedim de bi nba stüdyo'dan amma da anlam çıkarmışım... sanki daha çok geçmişe ve değerlere özlem gibi olmuş...

  • (bkz: harry kane)

    tottenham hotspur fc oyuncusudur.

    hızlı okuduğunuzda hurricane " = kasırga " manasına gelir. ailesini tebrik ediyorum.

  • eğer ki bu eyleme karşılık olarak "ya sapık mısın sen ya salak şey" gibi bi' cevap alıyorsanız, bilin ki karşınızdaki bir türk kızıdır, kaçın. eğer ki melüm melüm bakışlarla birleşmiş dingin soluk alış verişler duyuyorsanız, bilin ki karşınızdaki kız ecnebidir, ingilizce konuşmayı deneyin. eğer ki siz bunu söyledikten sonra hemen kaybolmuşsa ve etraf sessizse bilin ki o bordo berelidir ve merak etmeyin o sizi bulur.

  • polisin aşırı profesyonel davrandığı ve psikopatın amel defterini kapattığı olay. ilk izlediğimde anlamamıştım ama sonra yavaş çekimde tekrar izlerken farkettim ki daha saldırgan ilk ateş ettiği sırada elini silahına atıp mermiyi namluya sürdü. adamı vurduktan sonra da birden fazla olma ihtimallerine karşı çevre kontrolü yaptı. muazzam bir soğukkanlılık.

  • başlığın kısa bir özeti: para isteyin, eşyasına zarar verin, yarı yolda bırakın, en zayıf yerinden vurun, evini yakın, üzerinde zıplayın.

    paşalar/prensesler siz bu kadar "needy" olmayı, insanlardan çok şey beklemeyi nasıl başarıyorsunuz? hem insanın ayarlarıyla oynayın, zayıf yerinden vurun, sinirlendirin, sonra da karşılaştığınız şey o kişinin "gerçek yüzü" olsun.

    hayır, karşılaştığınız şey, yaptığınız davranışın karşılığı.

    ekstra kötü niyet taşımıyorsa, bir sıcak sohbeti, bir çayı esirgemiyorsa, "arada" arada diyorum bak derdinizi dinleyip kendince yardımcı olmaya çalışıyorsa yeter, dünyaları beklemeyin insanlardan. kimsenin sabrını zorlamayın, hayatını zorlaştırmayın. sonra ayarı yeyip oturunca böyle başlıklarda ağlamayın.

    edit: darıltın diyen olmuş, hayret ediyorum.

  • bu cümleyi ancak, emekçi gariban bir amcaya kurabilirsiniz. akp'li tayfadan birini görünce, cübbenizde ilikleyecek düğme ararsınız.