hesabın var mı? giriş yap

  • midem bulanıyor bu diziyi izlerken, içim kalkıyor, boğazım düğümleniyor. babam iki adım ötemde. kendisiyle gurur duyuyor, o da sevdi çünkü başka bir kadını, o da ikilemde kaldı. ama bırakmadı bizi, annemi ve senelerce yüzümüze vurdu bunu. gurur duyuyor babam, aşkını bizim için hiçe saymış. gurur duyuyor babam, 7 kızının evlilğe olan, erkeklere olan inancını güvenini sarstığı ve 30 yıllık karısının gururunu hiçe sayıp bunları söylediği için...

  • yeri bende ayridir. hayatimi borclu oldugum futbolcu. trafik kazasindan sonra 6 aylik komadaydim. tum ailem perisan haldeydi. bir turlu uyanmiyordum. ailem nasil
    bir galatasaray sevdalisi oldugumu bilirdi. bir gun mac varken televizyonu acmislar, ilk onbirler sayiliyorken umut bulut'da varmis. hemen kalkip kapatmisim televizyonu... kendisine tesekkur ediyorum...

  • o’nunla 18 ay kadar birlikte çalistik. gürün’de savci yardimcisiydi.demek ki 1981-1982 yillari imis.

    bir polis komiseri,adam öldürmege tesebbüs suçundan yargilaniyordu.sanik komiser durusmada bu savci arkadasimizi reddetti.hakim ve heyet’in reddi cmuk’a göre mümkündür.ancak savci taraf oldugundan reddedilemez.buna ragmen arkadasimiz durusmadan çekildi.ilk defa niçin bu kadar çekingen davrandigini anliyamadim.sordum açik bir cevap alamadim..

    ilçede bir sehir kulubü vardi.genelde her ilçede olur.kisin isten sonra ugruyoruz.kimi oyun oynuyor (briç,konken vs.) kimileri de seyrediyor.içerde soba yaniyor.gelen paltosunu vestiyer ve duvarlardaki askilara asiyor.bizim savci, paltoyla oturup saatlerce oyun oynuyor.bir yandan da terliyor.dedim ki ”bu kadar terliyecegine paltonu çikarip vestiyere filan versen.. “ suratima bir seyden haberin yok der gibi bakti “ yav ..asmasina asayim da ya biri cebime esrar filan koyarsa” dedi.sasirdim….bütün kis o klupte paltoyla oturup oyun oynadi.

    iskilli oldugunu herkes biliyormus meger.ara sira inceden alaya aldiklari da oluyordu.bir gün jandarma bölük komutani yüzbasi,bana ugramisti.tesadüfen savci arkadasim da geldi.yüzbasi birden konuyu degistirip “sayin savcim cezaevinde tünel kazanlar topragi nereye koyuyormus biliyor musunuz ?” sorusuna ” yoo..” deyince “saksilarda biriktiriyorlarmis…” bu laf üzerine,izin isteyip odamdaki telefondan cezaevi müdürüne “ ne kadar saksi varsa hepsini attir” emrini verdi.akabinde de cezaevine gitti.

    izne ayrilirken masasinin üzerindeki takvimin tüm yazili sahifelerini yirtar,bos sayfalari birakirdi.

    bilirsiniz uzun araçlar ,bu niteliklerini belirtmek için araçlarin arkasina sagli sollu flama koyarlar.
    bizim savci böyle bir araci arkadan görünce “kizil bayrak asmis” diye sürücüsü hakkinda (o dönemde daha kaldirilmamis olan ) tck 141-142 den sorusturma yapmisti.(komünizm propagandasi)

    ama en önemlisi simdi anlatacagim.bir , adam öldürme suçu nedeniyle x köyü yaylasinda “geceleyin kesif” yapmamiz gerekmisti.kesif günü araziyi çiplak gözle görüp gerekli tespitleri yaptiktan sonra saatinde de kesfi yapmamiz daha saglikli oluyordu.bu yüzden gündüzün,güvenlik için jandarmayi sevk edip,biz de bir binek araci ile köye hareket edecegiz ,savci yok.baktim jandarmalarin ortasinda oturuyor.”gel bu arabaya bin” dedim.”böyle iyi” dedi.üstelemedim.köy yaylasina vardik.tespitlerimizi yaptik.kesif saatine daha epey zaman var.muhtar köy odasina davet etti.köy odasinda biraz vakit geçirdik.ayran ikram ettiler.herkes içti.savci reddetti.köy odasinin kapisinda ugurluyorlar.birisi gögsünü kasiyor.olabilir insanlik hali.savci hemen irkildi; “sen niye öyle yapiyorsun,tabanca mi çikaracaksin,aç bakayim belini” müdahale ettim.adami aramaktan vazgeçti.yaylaya dogru yürürken “ben niye ayran içmedim biliyor musun ?” diye sordu.” yoo..” dedim.”ya zehir varsa “ demez mi…
    neyse,saat geldi kesfe basladik.bu arada tanik dinledim.cmuk geregince ,tanik beyanina karsi,taraflara ve vekillerine ne diyeceklerini sordum.savci uzaktan “diyecegim yok”.dedi döndüm göremedim.yerde yatan adamlar var.niye yatmislar ? anlasilmaz bir sey… savci da yatmis yere.sebebini sordum.”kesfi seyredenler bir hadise çikarir diye yere yatirdim” dedi.jandarmalar da yatanlarin üzerine silah dogrultmuslar…pes dogrusu dedim ve yine o jandarmalarin arasinda,diger kesif heyeti kendi arabamizla ilçeye döndük.

    çok yasamadi savci arkadas.oysa benden gençti.bitlis’e tayin olmus,sonra galiba amasya’ya en son
    lüleburgaz’a .yaklasik bes yil sonra öldü…yok vesveseden ölmedi.

    söylemeyi unuttum.kibrit kullanmazdi.sigaranin birini söndürmeden ötekini yakardi.akciger kanserinden öldü…

  • beklendiği gibi biraz sönük geçen bir etkinliktir. ancak bu sene apple satış ve karlılık olarak daha da büyür bana sorarsanız.

    öncelikle airpods'ların yenilenmesi iyi olmuş bence. eğer noise cancelling olayını iyice abartabildilerse gösterdikleri gibi bu kulaklık çok tutar. bose, sennheiser, sony gibi markaların kulaklıkları fazlasıyla iyi ses kalitesi sunuyor ancak bunun noise cancelling özelliği tanıtıldığı gibiyse bu markaları tokatlar. ses kalitesi tahminen yine daha altlarında kalacaktır ancak modeline göre yukarıda belirttiğim markaların flagship kulaklıklarından 50 ila 100dolar daha ucuz olduğu için kabul edilebilir kesinlikle.

    apple watch tarafında ise çok mantıklı bir ürünle geldiler. sporla uğraşanlar için vazgeçilmez olma yolunda hızla ilerliyor apple watch. bu da tabii deli satışa sebep oluyor. şimdi çok daha ekstrem koşullarda kullanılabilecek bir modelle bu piyasayı tamamen kapattılar bence. istersen 20bin dolarlık bir diver watch al, su sıcaklığına kadar ölçen apple watch ultra ile yarışman mümkün değil. bu nedenle hobinin üzerinde spor ile uğraşan hemen herkes bu saate geçer. isviçreli saatler ise artık sadece lüks birer aksesuar oldular. ileride bu bağlamda tekrar dresswatch akımı başlar diye düşünüyorum üst segment isviçrelilerde.

    iphone'a gelince ise bu sene pro ile normal modelin arası iyice açılmış. pro kesinlikle alınır bu bağlamda. çentik yerine konan dynamic island bence kullanırken güzelken, film ve oyun'da çok kötü. ortada bir boşluktansa çentik daha güzel bana kalırsa. bu olayı bir türlü kotaramadı firmalar. abi orayı simsiyah bant gibi yap geç işte. sağında solunda bazı bilgilerin yer alıp altında normal ekran olma konsepti çok daha güzel. en azından bölük pörçük bir şey izlemiyorsun. aynını kamera çıkıntısında da yapıyorlar. ne var yani bir tık daha kalın olsun telefon gerekirse ama arkası dümdüz olsun. zaten kılıf takıp o boşluğu kapatıyoruz. onun yerine yap biraz daha kalın, koy bataryayı 5-10 saat daha gitsin. neyse konuya dönecek olursak kamera çok daha iyileşmiş ki 13pro'da da zaten harikaydı. şimdi %65 büyüyen sensörle iş çok daha güzel boyutlara geldi. sosyal medya için hala en iyi seçenek olmaya devam. film çekimi derken de bence sosyal medyadan (youtube, instagram vs.) bahsetmiş oldular. yoksa eşek kadar kameralar varken çük kadar sensörle sinema filmi çekilmeyecek elbette. bu da satışları çokça artıracak bir etken. pro ailesi şimdiye kadar en çok satan pro ailesi olur bence.

    bu seneki 14 ile normal iphone ailesi üvey evlat olmuş. gerçi apple 3-4 senede bir telefon değişikliği olduğunu biliyor ve buna göre ürün çıkartıyor. 3-4 sene önceye göre her türlü mantıklı bir telefon olduğu için çok da kasmamışlar. ancak fiyattan ötürü pro almayan biri gider 13 alır geçer. bu kadar küçük bir upgrade'e 200 dolar ekstradan vermez. geliştirme o kadar az ki ne yazacağımı bilemedim yenilik olarak zira neredeyse yok. verecek olan adam da gider pro'ya geçer.

    genel olarak fiyatların artmamış olması ise çok iyi. bu seneki onca krize ve enflasyona rağmen usd olarak fiyat artışına gidilmemiş olması çok olumlu. araba kazası algılama çok güzel, sos call ise apple'ın sinekten yağ çıkartmaya çalıştığı bir alan olacak belli ki. tutmaz diye düşünüyorum. ilk birkaç sene ücretsiz dendi satır arasında. sonrasında buna da bir üyelik çıkacak belli ki. çünkü bir call center da kurmuşlar bu iş için. sos call için ücretli üyelik almak ise rezillik. sorsan insan hayatı için iş yapıyorlar ama parasını verirsen. tam bir abd şirketi işte!

    bu sene yeni kılıf vs. gibi hiçbir şeyden bahsetmediler. genel olarak ne bekleniyorsa o oldu, bitti. bu şekilde devam ederlerse zaten artmış olan sıkıcılık devam edecek ve ilgi iyice azalacak. oysa apple'ın bu tanıtımları şirket geleneği olarak çok önemliydi 80lerden beri. tim efendi kendi sıkıcılığını buraya da getirmeyi başardı nihayet. ayrıca o her vurgu yaptığında yaylanan bacağını senin... umarım şu adam emekliye ayrılır da biraz daha güzel şeyler izleriz. jonny ive gitti, craig federighi'yi görmedik, bir süredir eddie cue abimiz yok yavşak gülüşüyle, phil abimizi ve göbeğini yine göremedik, oyun ekipleri gelip şov yapmadı. sönük oğlu sönük oldu yani. tim bir sal artık şu firmayı allasen, yeter.

    bu arada son bir söz de katlanır ekran isteyenlere edeyim. samsung'un en son katlanır ekranlı telefonunu berlin'de inceledim, bence tek kelimeyle rezalet. bir kere o kat yeri asla dümdüz olmuyor, elin bile takılıyor. ütü izli telefon ekranı mı olur? neresinden baksan saçma. o yüzden böyle bir ürün gelmemesine sevindim. apple çünkü çıkarırsa mecbur bırakır bizi ona geçmeye, o da kötü olurdu.

  • ''bazı kimseler -ben de onlardan biriyim- mutlu sonlardan nefret ederler. kazık yemiş gibi oluruz biz. aslolan, zarara uğramaktır. felaket geliyorum derse gelmelidir. aşağıdaki köye ramak kala duran çığ, yalnızca doğaya değil, ahlaka da aykırı davranmıştır.''
    (bkz: pnin)

  • lanet olasıca kara kıçlı zenci ingilizcesi konuşan, kahrolasıca bir türk olduğumu yüzüme vurmuş test.

    annesine lanet edeyim.