hesabın var mı? giriş yap

  • gates- sözlük hangi platformda çalışıyor?
    ssg- windows 2003 server
    gates- iyi seçim. kutlarım.
    ssg- fazla serial var mı sizde?
    gates- efenim?
    ssg- işletim sistemi diyorum oldukça seri çalışıyor maaşallah.

  • bu şafaklarda yüzen alsancak söndürülemedi. [korkma] [vazgeç]
    yurdun üstünde tüten ocak bulundu, lütfen tum ocakları söndürüp tekrar deneyiniz. [tekrar dene] [vazgeç]
    windows bir yıldız buldu ve şimdi o yıldızı sizin için parlatıyor.
    seçili öge millet klasörünün dışına taşınamaz.

    bu nazlı hilal uyumlu kip'te çalıştığından sistem performansını olumsuz etkileyebilir. [çatma] [vazgeç]
    kahraman ırk yaratma sihirbazina hoşgeldiniz. [devam] [kapat]
    c: sürücüsünde dökülen kan bulundu. windows bu dökülen kanları helal edebilir. windows'un sizin için bu kanları helal etmesini ister misiniz? [ ] bu soruyu bir daha sorma [evet] [hayır]
    millet kullancısının istiklal klasörüne erişim yetkisi zaten mevcut. [tamam]

  • ne zaman göz önünde bir yerde olsa sözlük çöküyor. geçen konferansa geldi okula o zaman da yavaşladı. televizyona çıkıyor sözlük kepenk indiriyor. evinde bir dinamoyla sözlüğü ayakta tuttuğunu düşünüyorum. fare gibi giriyor tekerleğin içine, koşuyor sanki.

  • sabah, siniflar iceri girmeden okul muduru sirayla gecen ogrencilerden saclarini jole ile dikmis birini cagirir ve arkadaslarinin saskin bakislari arasinda sorar:

    - oglum senin anani kirpi mi sikti?

    (bkz: based on a true story)

  • bir yavru geyik doğduğunda doğum kokusunu alan yırtıcılar oraya yöneliyor. izlediğim bi belgeselde anne geyik doğum yaptı hemen yalamaya başladı koku gitsin diye. ama bir çakal kokuyu duyup gelmişti bile. yavru geyiğin kasları daha kasılı, zar zor yürüyebiliyor, koşamaz. anne geyik yavrusundan uzaklaşıyor ve topallama numarasıyla yaralı ve kaçan bir geyikmiş gibi yapıyor. bunu gören çakal ona mı saldırsam buna mı diye düşünürken minik geyik otların arkasında saklanıyor ve eğer rüzgar da onun lehineyse çakal izini kaybediyor, anne de kaçıyor. çakal eli boş dönüyor ve yavru geyik ilk hayatta kalma sınavını atlatıp annesine gidiyor.
    ya sen alt tarafı bi geyiksin. topallayım da dikkatini dağıtayım diyecek kadar zeki olabilir misin? oluyormuşsun demek ki.

  • -bir şeyin imkânsız olduğuna inanırsanız, aklınız bunun neden imkânsız olduğunu ispatlamak üzere çalışmaya başlar. ama bir şeyi yapabileceğinize inandığınızda, gerçekten inandığınızda, aklınız onu yapmak üzere çözümü bulmanıza yardım etmek için çalışmaya başlar.

    dr. david j. schwartz

  • kedilerin yakaladıkları böcek, fare vb hayvanları salonun ortasına, yataklarımızın üstüne bırakmasının nedeni.
    kedi sahipleri bilir kediler balkonda,terasta, bahçede ya da evin her hangi bir köşesinde yakaladıkları hayvanları getirip salonun ortasına bırakır. bu hayvan bazen bir kelebek olur bazen bir fare (bu başıma gelmedi neyse ki) kedi sahipleri de bu davranışı "hediye getirdi" veya "tebrik edilmek istiyor" gibi yorumlar yapar. çoğu kez de espri konusu olmuştur bu konu.
    aslında hayvanlar bunu bizleri eğitmek icin yapıyormuş. kediler her ne kadar yaklaşık 10 bin yıldır evcil hayvanlar olsalar da avcılık iç güdülerini kaybetmemiş canlılar. yapılan araştırmalara göre abd'de her yıl 4 milyara yakın kuş kediler tarafından avlanıyor. bu sayı avladıkları diğer küçük şeyleri de hesaba katınca inanılması güç ama 30 milyara yaklaşıyor. kedileri bu denli iyi avcılar yapan onların içgüdüleri, bu iş için evrimleşmiş vücutları ve yavruyken annelerinden aldıkları eğitim.
    özellikle dişi kedilerde görülen bu evin ortasına böcek vs bırakma nedenleri de sizleri bu hayvanları yakalayamayacak durumda görüp eğitmek istemeleri. o yüzdendir sıklıkla öldürdüğü kelebeği getirip önünüze koyup sizden bir şey bekler bakışları ile size bakması.
    kediler yavrularını eğitirken öncelikle ölü hayvanı getirip yavrunun önüne koyarlar. ikinci aşama ölmemiş ama kaçacak halde olmayan hayvanlarla talim yapmaktır. emin kedi besleyenler salonun ortasında acı çekerek yerde titreşen böceğin başında sabırla bekleyen kedi manzarasıyla daha önce karşılaşmıştır.

    yani hayvanlar 10 bin yıldır bizi eğitmeye çalışıyor. bu davranış özellikle kısırlaştırılmış disi kedilerde çok sık rastlanıyor. hayvanların gözünde ne kadar beceriksiz gözüküyoruz bir düşünün *.

  • dunyanin cesitli yerlerinde 3000 yildir gorulen hastalik. gunumuzde aids ne ise zamaninda cicek hastaligi oymus. hastaligin asisi bulunmadan once sadece avrupa'da senede 400000 kisiyi oldurmustur. dünya sağlık örgütü (bkz: who)ne gore hastalik isvec ve fransada her on cocuktan birisini rusyada ise her yedi cocuktan birisini oldurmustur.

    hastalik dunya uzerinde pek cok kisiyi etkiledi. fransa krali 15. louis bu hastaliga yenik dusmustur. ingilizlerin cok sevdigi birinci elizabeth cocukken bu hastaligi gecirmis ve bu hastaligin izlerini saklamak icin agir makyaj kullanmistir.

    yedi yıl savaşları'nda biyolojik savasin erken bir ornegi olarak cicek hastaligi mikrobu tasiyan battaniyeler delaware'li kizilderililere bilinci sekilde verildi.

    avrupa ve amerika'daki hastalar halkla temas icinde olmamasi icin hastalari ada yada sehir disindaki hastanelere kaldirdi. (bkz: roosevelt island cicek hastanesi)

    amerika ve avrupa ulkelerinin yogun cabalari sonucunda 1979 yilinda hastaliga yenecek asi uretildi ve hastalik insanlik tarihinden silindi. cicek hastaligi ayni zamanda insanlik tarihinden silinmis tek hastaliktir.

  • vancouver 2011 yılında ziyaret ettiğimde, "kanada'da yaşamalıyım" fikrini kesinleştirmemi sağlayan şehirdi.
    özellikle uzak doğu popülasyonu yüksek olan bu şehirde, insanların farklı kültürlerden olsa da birbirlerine saygıyla yaklaştıklarını gözlemleme fırsatım olmuştu.

    doğal güzellikleri ise bambaşka keyif veren bir şehir vancouver ve çevresi. batı yakası (bkz: west coast) severler için kanada'daki ideal şehir olabilir.

    ancak kendim vakti zamanı gelip kanada'ya göç ettiğimde, son dakikada vancouver yerine toronto yakınlarına yerleştim.
    kendimce nedenlerini aşağıda sıralıyorum:

    1. vancouver'da sıcaklıklar yıl boyu daha "ılık" olsa da, yıl boyunca yağışlı ve kapalı gün çok fazla. toronto'nun dahil olduğu southern ontario bölgesinde ise 4 mevsimi yaşamak mümkün (eski ankara iklimi gibi düşünebilirsiniz). kışın kar kürüyoruz ama yazın da 50 gün ısıtıcı olmadan havuzumuzu kullanabiliyoruz.

    2. eğer sık seyahat etme durumunuz varsa, tüm avrupa, türkiye seyahatlerinize +4 saat eklemek gerekiyor, aktarmalar ve bilet fiyatlarında gözlenen fark da cabası.

    3. eğer türkiye'de yaşayan akrabalarınız varsa, aranızdaki saat farkına +3 saat daha eklemeniz gerekiyor. bu da iletişim açısından biraz daha külfet anlamına gelebiliyor.

    4. sektöre göre farklılık gösterebilse de toronto civarında iş fırsatları daha çoktur.

    5. eğer deprem fobiniz varsa, ara sıra sallanan ve büyük san francisco depreminin ve etkilerinin beklendiği bir yer vancouver, o yüzden deprem fobiklere önermiyorum.

    her iki şehir de oldukça pahalı ama oldukça da güzeller. benim önerim downtown'dan ziyade şehirlerin suburblerine yerleşmek olur.

    son olarak, vancouver'da seattle, los angeles, san francisco, san diego, las vegas gibi şehirlere yakınken, toronto civarında, new york, chicago, washington d.c., niagara, miami gibi şehirlere nispeten daha yakınsınız.

    debe editi: seyahatlerimde rastgele denk geldiğim yabancılarla sohbet edip hikayelerini paylaştığım bir instagram hesabı var (evet hony'den esinlendim). nihai amacım hesabı yeterince popüler hale getirip çocuklara yönelik uluslararası yardım kuruluşlarına bağış toplamak.
    bir göz atmanızda, beğenirseniz takip edip paylaşmanızda derin faideler olabilir, teşekkürler.

    https://www.instagram.com/thestoriesofsouls/