şükela:  tümü | bugün
  • kardeşler bakkal. çalışan personel sayısı, toplam 2 kişi ama başörtülü çalışanı yok. ikisininin de erkek olması, ayrımcı oldukları gerçeğini değiştirmiyor. kınıyorum.
  • günümüzde başörtülü çalıştırmak istemeyenlerin çoğaldığı gibi özellikle devlet kurumlarında da başörtülü olmayan çalışan bulmak zor oldu, keşke iki tarafta kadınların görünüşleri işe alım kriteri olarak belirlenmese.
  • liyakat esas alınmadığı sürece, bu ülkeden bir cacık olmaz dedirten firmalardır. işini hakkıyla yapsın da gerisi mühim değil, kıyafet bir insanı iyi ya da kötü yapmaz. başörtülü diye güvenmek ya da başı açık diye kötü gözle bakmak arasında fark yoktur, ikisi de insanı ötekileştirir, kadını aşağılar.
  • çalıştığım firma.

    siyasal ittirmeli toplum mühendisliği ile son on yılda kamuda normalleştirdiğiniz başörtüsü benim için hala radikal bir seçim. unicorn'larla göklerde uçan seçilmiş insanlara, gezegen uydularına ulti atıp ikiye bölen peygamberlere, suyun üzerinde yürüyenlere, insan ırkının biri topraktan diğeri kaburgadan yapılmış iki insandan türediğine, gökten indirilen koçlara 2019 yılının sonsuz bilgi akışında inanmak nasıl delilik geliyorsa bir insanın bir kitapta yazıyor diye (ki kitapta yazıp yazmadığı bile tartışmalı) başını kapatması da aynı derecede delilik. buna sesimi çıkar(a)mamam mantıklı bulduğum anlamına gelmiyor. gidin kendi dünyanızda delirin, bize bulaşmayın.

    kaldı ki her firma kendi mikro kültürünü yaratır. aramıza başörtülü biri gelse emin olun iki günde kaçar. sırf o var diye din duyarı mı kasıcaz lan koca firma, ateist ateist konuşmaya devam edicez. bizden çok ona yazık.

    toplumsal homojenlik, kültür mozaiği vs. birilerinin uydurduğu zorlama kavramlar. zaten şehir hayatı yüzünden bütün gün mecburen dip dibe yaşıyoruz. evimizde, işimizde bari rahat verin de istediğimiz ortamı kurup konfor bölgemizde vakit geçirebilelim.
  • türban takmayı özgürlük olarak kabul edip, türbanlı çalıştırmamayı tercih eden firmaları gerici, antidemokrat gibi ünvanlarla suçlayan gerizekalı önermesine konu başlık. senin türban takmayı tercih etmen özgürlük oluyor da firmanın türbanlı çalıştırmayı tercih etmemesi nasıl özgürlük karşıtı oluyor, varsa bi anlayan beri gelsin.

    bu arada bu başlık neler hatırlattı bana. mazidir belki ama hala aynı gereksiz tartışmalarla suserler zaman kaybediyor ya daha ne diyim ben.

    http://www.superpoligon.com/haber/4536

    http://www.radikal.com.tr/…19.09.2010&categoryid=99
  • şöyle sarih bir durum var:

    başörtülü insan çalıştırmayanları tenkit edenler inanca dayalı ayrımcılık zemininde bunu yapıyorlar.

    aynı insanlara "şirketiniz olsa transseksüel çalıştırır mısınız?" dense, büyük kısmı yanaşmayacaklar.

    dinin tercih, cinsel yönelimin ise zorunluluk olduğunu; cinsel yönelimin tabii öncelikli hak olduğunu söylediğinizde "ama benim dinim..." diyecekler.

    tam da bu yüzden, başörtülü işçi çalıştırmayanın "ama benim şirketim..." cevabına alabildiğine müstehaktırlar.

    eğer insan hakları zemininde savunuluyorsa, herkes için savunulmalı. diğer türlü ikiyüzlülükten başka bir şey değil.
  • uç bir örnek gibi gelebilir. ne alakası var diyebilirsiniz, ancak var. dinler bu şekilde yayıldı ve bu şekilde yayılmaya devam ediyor. bu yüzden alakası var.

    çalıştığım iş yerinde patronlar pek inançlı değiller ancak kimseye de karışmazlar. yani oruç tutmak isteyen tutar, namaz kılmak isteyen kılar. bugüne kadar hiç kimseye karıştıklarını görmedim. kimseyi bu yüzden dışlamadılar ya da ayrı bir kefeye koymadılar. herkes eşit haklara sahip.

    genel anlamda ayıracak olursam şirket ikiye ayrılabilir. ofis grubu ve imalat grubu. ofis grubu inançlar bakımından daha inançsız kesim, imalat grubu içinde de inanan kişilerin sayısı daha fazla ancak ibadetlerini yapan inanan sayısı çok değil(di)

    evet özellikle (-di) olarak belirttim.

    işlerin yoğunlaştığı bir dönemde imalata elemanlar aldılar. tabi çok iyi bir denetim falan yok. teknik olarak bir takım yetkinliklere sahip misin? buna bakılıyor. yani önüne geleni alıyorlar diyebiliriz. sonrasında işler azalırsa bu alınanların arasından beceriksiz olanlar, uyumsuz olanlar vs. çıkartılıyor ama iş yapanlar, biraz umut vaat edenler kalıyor.

    bir tane eleman işe başladı. ilk başlarda normal bir insan gibiydi. sonraları biraz dindar biri gibi olmaya başladı. biraz daha ilerledikçe zaman bir baktık eleman soyunma odasında namaz kıldırıyor falan. sonra bir baktık bunun peşine takılanlar ve bu mescit falan istiyor, cuma günleri cuma namazı saatinde izin istiyorlar vs. sonra sonra bu iyice azıttı. mesai bitiyor, servislere biniyor herkes, bu elinde arapça yazılı (kuran olabilir) kitaplar okuyor. (okuyabilir, herkes istediği kitabı okumakta özgür) servisten iner inmez cübbe sarık falan giyiyor. (giyebilir, artık kendi özel hayatını yaşıyor.) aradan çok zaman geçmedi. servise de cübbeli, sarıklı falan binmeye başladı.

    bakın bu noktaya kadar elemanı işten çıkarmadılar. artık mesai bitip herkes servis beklerken şirket bahçesinde cübbe ve sarıkla dolaşmaya, şirket bahçesinde elinde kitapla sesli olarak arapça şeyler okumaya başlayınca elemanı bir gün işten çıkardılar. adam artık olayı şirket bahçesine kadar taşıdı. adam neredeyse cihat ilan edecekti.

    yani arkadaş bu iş böyle. eğer ortama böyle radikal tipleri alırsan ipin ucunu kaçırırlar. sonra bir bakmışsın herkes işıd kaçkını gibi olmuş.

    adamı çıkardılar işten. abi ne namaz kılan kaldı, ne oruç tutan. oruç tutan kişilerin sayısı bir elin parmağını geçmiyor artık. insanlar aynı insanlar ama aralarına bir tane radikal tip girince azıtıyorlar.

    bunlar radikal tiper ufak ufak azıtıyorlar, ses etmedikçe bir sonraki seviyeyi deniyorlar. sonra ipin ucu kaçmış oluyor. o yüzden adam çalıştırmak istemiyorsa çalıştırmaz. adamın dükkanı kardeşim.
  • bu tür firmaların yanında başörtülü olduğun için ayrıcalık gösteren firmalar da var.
    devlet kurumlarında mülakatta izlenimi değiştirmek için başörtüsü takanlar da var.
    insanları bir yere alırken liyakatı baz almayı öğrenemedik.