şükela:  tümü | bugün soru sor
  • ayol oldum ben...

    korkanlar için aslında çok zevkli bir şey olduğunu anlatmak istiyorum.

    malum erkekler konu hemoroid olunca biraz çekiniyor. doktora gitmek yerine koca-karı diye tabir edilen ilaçlara yöneliyor. ben de öyle yapmıştım. hani papatyanın sarısından tut, at kestanesine ve hatta güvercin ağacının yaprağına kadar mabadıma sokmadığım kalmadı. ucunda delikleri olan ve sıkınca o deliklerden krem çıkan ilacı bile soktum. pırasanın püskülü iyi geliyor dediler meğer şakaymış dinlemedim pıra..lan neyse her hafta bir şey sokuyordum. alışkanlık olunca '' ayol yeter be'' dedim kendime ve doktora gidip muayene olmaya karar verdim.

    hayır yane bütün bunları yapmaya utanmıyorsun ama gidip doktora muayene olmaktan mı utanıyorsun neco dedim.

    gittim. yine de insan çekiniyor gitmeye işte. derin bir nefes alıp çekine çekine girdim doktorun odasına, durumu anlattıktan sonra geçtim paravanın arkasına. sıyır dedi, sıyırdım pantolonu eğildim. ulan bana mahallede reis derler, lakabım duvar delendir ama illet bir hastalık işte, eğil deyince eğiliyorsun, öyle domalık bi pozisyon sedyenin üstünde dururken şlakk diye bir ses duydum. lan dedim doktor popoma şaplak mı atıyor, bu da nedir dedim. meğer eldiven sesiymiş onu takmış, heyecan yaratıyor namussuz. şlakk düzeltiyor eldiveni. düzeltirken az daha eğilir misin? dedi.

    gırg diye yutkundum ve utana sıkıla biraz daha eğildim. bu sefer şıpp diye bir ses duydum. baktım burnumdan bir damla ter sedyeye düştü ve o an içimde sıcak bir şey hissettim. lan ne oluyordu burada. soktuğu parmağı sağa sola doğru çevirmeye başladı. kurcalanıyorum resmen. aklıma türlü türlü sahneler geldi. şimdi doktor aşka gelip üzerime çıksa, ayağıyla başımı sedyeye bastırıp hardcore sokup çıkartsa ne yaparsın neco dedim.

    dedim dedim ama yalan yok biraz da içim kıyılmadı değil hani. tevekkeli millet boşuna ibne olmuyor, bu baya değişik bir deneyimdi. '' daha hızlı bebeğim, hadi bebeğim '' dememek için kendimi zor tuttum. az kalsın doktorun elini tutup ''içimden çıkmaaa'' diye yalvaracaktım. '' hadi iki parmağını sok, hadi doktor, daha hızlı, işte buuu, fuck me'' lan neler oluyordu böyle? neler düşünüyordum ben?

    nihayet doktor parmağını çıkardı ve seri bir şekilde pantolonu giydim. istersen dedi ameliyat olmayabilirsin. istersen ilaç tedavisi verebilirim sana dedi. yok dedim ben bir kez daha domalmak istiyorum. grup olarak takılın bana, hırpalayın, hor kullanın, herkesin eli girsin, bu müthiş bir şey dedim. evet cevap verin, neden susuyorsunuz? dedi. kendime gelip '' şey pardon ameliyat olmak istiyorum ben'' dedim.

    hem ne kaybedecektim ki? altıüstü 2-3 kişi operasyon yapacak, utanmaya gerek yok neco dedim.

    doktor da peki dedi, aldı eline kalemi ve bağırsaklarımı boşaltmam için lavman falan yazıp yolladı. onları uyguladıktan sonra ameliyat günü gelmişti ve işte asıl dram da ondan sonra başladı.

    tüm hastane girdi bana...

    öleyim lan ben orda. sedye ile ameliyathaneye taşıdıklarında içeride yaklaşık 10-12 kişi gördüm. sertçe kafamı çevirip sağa sola bakıyorum. düğün salonu gibi mübarek. öyle bir yutkundum ki, o gırg sesi yine kulaklarımda yankılandı. bunların 5 tanesi kadın ve o kadınlardan biri sedyeye oturtup hemen omurilikten iğne yaptı ve belden aşağısı felç gibi hissizleşince adamın biri de gelip sırt üstü uzan dedi. uzandım ve hamile kadın gibi bacaklarımı kaldırdılar. ben sanıyorum ki yüz üstü yapacaklar. meğer misyoner takılıyorlarmış. adamlar iyice ayırdı beni. önüme de görmemem için perde çektiler ve ameliyatı gerçekleştirecek operatör de halaya akrabalarını kaldıran sarhoş enişte gibi tüm öğrencilerle o da salona girdi. ohaa anasını satim! tsk afrin'e bu kadar kalabalık girmemiştir. ellerinde dosyalarla 5-6 tane kız ve 3 erkek öğrenci daha operasyon için öylece yay şeklinde götümün karşısına geçip dikilmeye başladı. lan ne oluyor burada?

    işte dedi doktor vakamız bu.

    yanıma da gelip '' nasılsınız bakim nejmi bey'' diyor. ben şok. nasıl olayım doktor bey, hademeleri ve güvenliği falan çağırın da onlar da girsin, canı sıkılmasın dışarıda gariplerin '' diyeceğim diyemiyorum. eheh iyiyim n'olsun dedim. heyecandan konuşamıyorum. sonra doktor geçti görev yerine '' şu memecikleri görüyor musunuz? şunu şöyle sokuyoruz, şunu şöyle çeviriyoruz '' falan öğrencilere bir şeyler anlatmaya başladı. kızın biri de korkmamam için başımda dikiliyor. diğer kız ekrandan kalp ritimlerime bakıyor. titreyerek noldu başladı mı ameliyat dedim. ihihii bitmek üzere dediler.

    baya bir kurcalandıktan sonra dağhan sucuğu kalınlığında tamponu popoma sokup odaya çıkardılar. o tamponun kalınlığını da sabaha karşı yine iki asistan kızla doktorun kontrol için yanıma gelip çekip çıkarmasıyla gördüm. çıkardıktan sonra kremledi, yeniledi falan tekrar soktu. abim de refakatçi olarak yanımda '' acıyo mu la '' diyor.

    yok ayol, alıştım yane, bunlar ne ki dedim, güldü.

    velhasıl çıkışımızı yapıp ayrıldık hastaneden. 3-5 gün acısını çektikten sonra çok şükür şimdi gayet iyiyim. boşuna çile çekmişiz ve bu dertten muzdarip olanlara tavsiyemdir ki kimse bu ameliyattan korkmasın. görüldüğü üzre gerçekten korkacak hiçbir şey yok. çok eğlenceli leyn!
  • sabah sabah güldürdün, güldürürken düşündürdün.
  • ameliyati hatirlamiyorum ama sonrasi cok daha zevkli. yuruyebiliyorsun zipliyorsun hayat guzel diyorusn
  • sabaha gülerek uyandım, güzel hikaye :)
  • (bkz: bana da aynısından)

    öyle güzel anlatmış ki canım çekti lan.
  • moderatörlerin müdahale etmesi gereken başlık.

    inci sözlüğe çevirdiniz iyice ortamı.
  • rtük ekşi sözlük nicki templarist'miş duyrulur
  • basur ameliyatı olan bir kaç arkadaş tanıdım. ama en çok seni tanımayı isterdim kardeş. neşemize neşe kattın sağol.