şükela:  tümü | bugün
  • (batınî): içrek.
  • (bkz: batınîlik)
  • hüzün ki en çok yakışandır bize, şimdi en büyük muhalefettir...hilmi yavuzdur...

    "...
    her şey bâtıni! göl
    kendi dibindeki batıktan
    başka nedir? acılar
    derin ve siyah bayraklarını
    tekneme çekeli beriydi:

    her şey bâtıni! tenim
    kendini yurtsuyor birden:
    'ben kendimin
    teknesiyim ben...'
    böyle dedi ve diyen
    öteki yolculardan biriydi:

    her şey bâtıni! gül
    goncalarda içkinken
    dil, güzü bekleyen kıyıda
    aşkın sözünü karşılıyor
    gibiydi...

    her şey bâtıni! ve hüzün
    hüzün
    en büyük muhalefettir şimdi
    ..."
  • arapça kökenli bir kelime aynı zamanda batıniye mezhebine ait olan kimse anlamına da gelmektedir
  • genel olarak kutsal kitapların açık anlamından çok gizli anlamlarını yorumlayan ve bu yorumları gerçek sayan doğu gizlemcilerinin ( tasavvuf ) öğretisidir. dinsel bir görünüm altında gerçek bir felsefe öğretisidir. eski mısır'dan başlayarak musevilik, zerdüştlük, pitagoras, platon, hristiyanlık, maniheizm inanış ve öğretileriyle islam kültürüne girdi. amacı, insan kardeşliğini sağlamak, mal ortaklığını gerçekleştirmek, özel mülkiyeti ve toplumsal sınıfları ortadan kaldırmaktır. islam inanışında şi-ilik ile bütünleşmiştir. tarihte kurulan en önemli batıni devlet fatımi devleti'dir. türk-islam kültüründe yer alan haydarilik, kalenderilik, babailik, bedreddinilik, mevlevi-lik, bektaşilik, hurifilik öğretileri batınilikten türemişlerdir.
  • arapça bir kelimedir... batın: iç, saklı... herkesin erişebileceği, dış yani zahir ile, umuma kapalı olan iç (ezoterik) arasındaki ayrımı vurgular... batının her türlü “ilahi vahiy”de esas olduğu söylenir.
  • batın-zahir” ilişkisi nusayriliğin*ana inanç ilkesidir ve onların tüm hayata bakışlarını önemli ölçüde etkiler. batın-zahir ilişkisi inancına göre bütün evren batın-zahir ilişkisi üzerine kurulmuştur. biz insanlar tarafından algılanan ve maddi olan şeyler ‘zahir’ kavramıyla açıklanır. duyularımızla algılayabildiğimiz bu dünya yani ‘zahirler dünyası’, normal insanlar tarafından duyumsanamayacak ve anlaşılamayacak gizli dünyanın yani ‘batın alemi’nin sadece ve sadece yansımalarından ibarettir. nusayrilerin kutsal kitabı kuran’dır. ancak kuran’ın içindeki sure ve ayetler musevilik, hristiyanlık ve islam kaynaklı birçok mezhebin sıkça kullandığı “ebced sistemi” ile yorumlanır. bu sistem her harfin bir sayısal karşılığı olduğu esasına dayanır. nusayrilerin içsel inanç yapılanmaları tüm hayatlarında önemli bir etkiye sahip olmasına rağmen, sözü edilen dini bilgiye herkes ulaşamaz ve bilgi genellikle büyükten küçüğe sözle aktarılır. bu nedenle de nusayrilerin dünyaya bakışı karmaşık bir seyir izler. onların hayata bakışını bir “ikilik durumu” belirler. aynı dilbilimsel haritayı paylaşıklarıyla hem türkçe hem de arapça konuşurlar. iki dilin de kodlarını öğrendiklerinden/bildiklerinden anlam düzeyinde bir çevirme sorunu yaşasalar da dünyaya bakışları bu ikilik çerçevesinde belirlenir.
  • (bkz: hasan sabbah)
  • görünenin arkasındaki, saklanmış ve gizlenmiş anlamları tanımlayan sıfat. dediler ki; "ışığı karanlıkta ara"
  • görünenin dışında görebildiğiniz anlamına gelir ki; herkes aynı şeyi göremez genelde. batıni, canlıların yaratıcının zerresinden oluştuklarını varsayarak ibadete kendilerinden başlamalarını öngörür. batıni biraz da farklı frekanslardadır. o frekansa her isteyen ya da her inanan ulaşamaz. batıni inancında olan ve bu farklı frekansı keşfetmiş ve/veya keşfetmesine yardımcı olunmuş insanlar için ibadette yer, zaman, şekil kuralları bulunmamaktadır. batıni bir dini yaşayabilmenin 2. yoludur, çoğu insanın bilmediği gizli bir geçittir. sanatsal bir örnek verecek olursak;

    hararet nardadır sacda değildir
    keramet baştadır tacda değildir
    her ne arar isen kendinde ara
    kudüs'te mekke'de hac'da değil
    sakın bir kimsenin gönlünü yıkma
    gerçek erenlerin sözünden çıkma
    eğer insan isen ölmezsin korkma
    aşığı kurt yemez uçta değildir