şükela:  tümü | bugün
  • kendisi favorimdir.

    ne superman gibi kripton'dan gelip uçup kaçıp uçak taşıyor.

    ne spiderman gibi böcek ısırmış da ya ben duvarlara tırmanayım suçlu avlayayım diyor.

    ne captan amerika gibi ultralaştırılmış ve işi asker olan biri.

    ne flash gibi aşırı hızlı gitmekten fazlası olmayan biri

    ne de thor gibi bir tanrı.

    bu adam küçükken ailesi gözlerinin önünde öldürülen bir milyarder. ar-ge'de çok ileri gitmiş kendi döneminin teknolojisinin önünde bir şirketin sahibi. çok zengin. ama bu adam paranın tadını alıp bırakmıyor, eğlenceye düşerek acısını dindirmeye çalışmıyor. ailesinin ölümüne sebep olan suçla dolu sokakları temizlemeye çalışıyor.

    bir de ötekilere bakın. thor, spiderman, superman, flash kırmızı giyiyor. captan amerika mavi. arrow yeşil. * ama bu adam siyah giyiyor, çok temiz olmadığının da halkın önünde şov yapacak bir şovmen olmadığının da farkında. onun için geceleri, siyah giyerek yapıyor işini.

    bilmiyorum ama hikayesinden etkilendim ben onun, daha küçükken. ve saygım azalmadı hiç. gitgide arttı hatta.
    ister çocuk diyin bana ister başka bir şey.

    ama gerçekten bir kahraman varsa o da batman'dır benim için.
  • batman kral bi abimizdir neden kraldır. efenim batman ne bir börtü böcek tarafından ısırılmış ne bir nüklüer mevzuyla temas etmiş nede gökten zembille inmiştir. batmani batman yapan parasıdır.evet efenim parasıdır.böle bi kemeri vardır bi pelerini oh oh o paralarla kendine kralından bi araba bide ucak yaptırmıştır.kötü adamlara parasıyla saldırmaktadır.oturduğu yerden karisma yapmaktadır.

    efenim birde bu süper kahramanların her zaman bir karı kız mevzuları olmuştur. örneğin spiderman. nedir bu spiterman mary jane e çakmaya çalışan fütursuz fotorafçı böcüün tekidir. mary jane e elini sürmüşlüü yoktur. ya o gudik süperman e ne demeli ayağı yere basmıo götten bacaklının luiz layne yazmaya çalışıo hadi ordannn. bi kere batman abim tek eşli deildir her bölümde başka bi bayanı atar şatoya. ve öle gudik gudik uraşmaz aşk meşk mevzusuyla hatuna şatoyu gösterdimi zaten hatun orda hemen şato biryan kesilir.hiç bir kadının köpeği olmaz kardeşimmmm batmannn.
    gelgelelim emektar alfred mevzusuna o hikayede şöyledir. alfred bağkurdan emekli mütevazi bi adamken çukurcumada oturuyor. batmande o sene paraya vurmuş mevzudan mevzuya kosuyor.derken yolu cukurcumaya düşüyor. alfred o zaman dübel işinde. dübel satıyo. derken dübel mafyası alfrede ayak yapıor tüm parasını alıyor. o sıra işte batmande cukur cumada yerle yeksan ediyor dübel mafyasını. kanı ısınıyo sora alfrede alfredte o gün bugün batmanin yatağını toplar, kahvaltısını hazırlar.

    gelelim mekan mevzusuna. bakalım spiderman denen böcüğe; efenim spiderman babannesinin yanında ezik hayatı yaşamaktadır.süperman: iki oda bi salon mütevazi bir apatman dairesi. ama batmann , batmannn abimm şatoda yaşıooo beee. şato şatooo evde müzesi bile varr..

    evet müze.
  • en saygı duyduğum kahraman, gotham sokaklarının ağır abisi.

    sadece süper güçlerle kahraman olunmayacağını kanıtlayan,
    normal bir insanın bile bazı teknolojileri kullanarak nice hayatlar kurtarabileceğini vurgulayan,
    korkuları yenmenin tek yolunun o korkunun üzerine giderek onu yaşamak olduğunu anlatan bir karakterin derinliğini sadece xhamster'da hikaye okuyarak anlayamıyor tabi bazı insanlar. onlar da haklı.
  • karizma uğruna deli gibi yağmur yağarken gotham'ın en yüksek binasının tepesinde "yıldırım çaksa da şekli şemali belli etsek" modunda bekleyen süper kahraman,o yıldırımın normal şartlarda kıyafetin sol kulağının ortasının kenarına düşmesi gerekir ama cizgi film fizik kurallari gereğince düşmüyo bi şekilde
  • batman'i anlamak, tanımak için genelde batman year one, batman the dark knight returns ya da the killing joke'un okunması söylenir. bunlar dışında bence batman'i tanımak için bakılması gereken bir nokta kingdom come öyküsüdür. 2020 yılında geçen bu öyküde, yeni kahramanlar ortaya çıktıktan sonra, magog adındaki yeni bir kahraman joker'i öldürmüştür, superman de kahramanların öldürmemesi gerektiğini savunur, fakat halk desteğini magog'tan yana verince, superman ve diğer justice league elemanları görevlerini bırakır. batman ise gotham'ı korumaya devam etmektedir. yıllarca süren kavgalardan dolayı vücudu yıpranmıştır, artık mağarasında, 7/24 gotham'ı izleyebildiği bilgisayarının başında bat-robotlarını kontrol ediyordur. şehrin her sokağı, her noktası artık batman'in gözetimi altındadır. gotham tam anlamıyla bir polis şehrine dönmüştür superman'in deyimiyle.

    bu nokta çok önemli çünkü dark knight rises'tan sonra bir çok insan gotham'ı bane gibi bir anarşistten polislerle beraber kurtardığı için batman'i siyasi açıdan eleştirmişti. batman'in karakterini gerçekten bilen insanlar bunu yapmadı, çünkü batman buydu. batman asla doğruluğun, hak aramanın, adaletin, gerçeğin yılmaz savunucusu olmadı, bu görev superman'in. batman'in karşısında olduğu en büyük şey suç. christopher nolan'ın üç batman filminde de gördüğümüz bu, daha fazlası değil. batman'in hep yapmaya çalıştığı şey özellikle son iki filmde de buydu. harvey dent'i insanların karşısına beyaz şövalye olarak çıkararak, suça karşı savaşta adalet sorumlularına güvenmelerini sağlamak istedi. üçlemedeki baş kötülere baktığımızda, üçü de kaosu ve anarşiyi temsil eden karakterler, kaos anarşiyi, anarşi suçu doğurur batman'e göre. buna izin vermemek için de kendisi savaşır, fakat kendisinin ebedi olmadığını bildiği için suça karşı savaşı insanların içine kazımaya çalışır. ikinci filmde harvey dent'le yapmaya çalıştığı şeyi üçüncü filmde polislerle yapmaya başarıyor bu yüzden. orada bane ve ordusuna karşı savaşmaya koşan polisler o andan itibaren batman'in yaratmaya çalıştığı insan tipini oluşturuyor. kaos ve anarşiye karşı, suça karşı, düzeni sağlamak adına, içindeki çarpıklığı temizlemiş, batman'in halkın arasına karışmış versiyonu o polisler.
  • "justice league üyeleri bir bir paket edildiğinde, uzaydaki karargahlarında toplanıp bunun nasıl olduğunu tartışırlar.

    batman der ki 'ben hepinizi ayrı ayrı araştırdım ve en zayıf yönleriniz üzerinden tek tek savunmasız hale getirmenin (öldürmenin değil) yöntemlerini buldum. ve biri bunu benden çaldı.'

    bunun üzerine justice league üyeleri arasında batman'ın yaptığının bir hainlik olduğu konusu vuku bulur ve kendisini justice league'den atmak için oylama yapmayı önerirler.

    batman' de buna karşılık 'dünyanın en büyük güçlerine sahip bu insanlar, mind control da dahil olmak üzere bir gün kendilerinin de dünyaya karşı olabileceklerini düşünmedilerse; benim zaten bu grupta durmamın bir sebebi yok' der ve gider. daha sonra kendi içinde durumu mukayese eden superman, içinde kriptonit olan bir kutuyu batmen'e verir. 'bir gün ben de sapıtırsam, bana karşı kullanırsın' der."

    kendi içinde sürekli bir acı yaşar. ailesini kaybetmiş olmanın etkileri onu manevi olarak başka bir boyuta taşımıştır. kendisi henüz ilk zamanlarında jefferson skeevers'ı pataklarken içindeki acıyı "you can never escape me. nothing harms me but i know pain. sometimes i share it with someone like you" cümleleriyle tarif etmiştir. suçlulara bakış açısı ve onlara karşı davranışları, batman olmanın onun içinde yaşayan insanlığın tam karşılığı olduğunu bize gösterir. batman, batmandir. bunun bir karşılığını da gördük;wonder woman, doğruları söyleten kementi lasso of truth ı batman ucundan tutarken ona "gerçek kimliğin nedir diye sorar". aldığı cevap tabiki batman olur.

    işte bu acılar ve suçlulara karşı savaş üzerine kurduğu dünyasının mental yoğunlaşması onu dünya insanlarından farklı bir yere koymuştur. tüm diğer süper kahramanlar gibi, gözünden lazer atan superman'in bile sürekli olarak yumruk yumruğa dövüşmeyi tercih ettiği süper kahramanlar dünyasının en iyi yakın dövüşçüsüdür. fiziksel yetenekleri bir insanın ulaşabileceği en üst seviyededir ve kendisi yorulmaz. batman'i nefes nefese göremezsiniz. fiziksel yetenekleri için darkseid isimli vatandaş, gözünden attığı güdümlü lazerlerden kaçan batman'in arkasından "henüz hiçkimse benim omega beamışınlarımdan kaçamamıştı" demiştir.
    bununla birlikte evrenin en zeki insanlarından biridir. insan aklının sınırlarını zorlayan bir "bilme merakı" ve hafızası vardır. bu merak onu bilgiye, bilgi de stratejik bir dehaya doğru yol açmıştır.
    süpergüçleri olmayan bir insan olduğu için tek mermilik canı ya da 15 metreden bir kez düşme hakkı vardır. batman'i gerçekten batman yapan şey o tek mermiden ya da 15 metrelik düşüşten hep bir santim uzakta kalabilmenin yolunu bilmektir.

    batman'in içinde bulunan karanlığı ne yazık ki son dönem dc filmlerinde veremiyorlar. belki de yaşlandı ve artık daha duygusal demek istiyor da olabilir. batman öyle biridir ki kendisi bir suçluya sorular sorarken "yeter artık, bırak adamı" diyen supermani tuttuğu gibi yere çalmıştır. öyle wonder woman'ın sürpriz yumruğuna he deyecek biri asla değildir..
  • en sevdigim super kahramanlardan ikincisi, birincisi icin (bkz: mak100). farkli versiyonlarda karsimiza cikmisti bu adam. eski bir tv dizisi olan halindeki batman vucudu duba'dan biraz hallice olan biriydi ve giydigi kiyafetle rakiplerini gulmekten heder ediyordu. sinemada karsimiza cikan en karizmatik batman'i michael keaton canlandirmisti kanimca, olay orgusunun komikligine ragmen durumu kurtarmayi bilmisti. bir de cizgi filmi vardi bunun, oradaki batman'in cenesi 1m omuzlari ise 2m genisligindeydi. ozellikle yumruk attigii rakiplerinin yaklasik 3-4 metre slowmotion uctuktan sonra "dvlofff!!" diye yere cakilmalarini severdim, sinema versiyonundan bile iyiydi. en ilginc batman ise bir cizgi romanda karsima cikmisti, oradaki batman icten ice celiskiler yasayan, hayattan pek birsey beklemeyen bir anti-kahramandi. ornegin bir keresinde gogusundeki zirh sayesinde vucuduna girmeyen kursun yuzunden bir binadan duserken, olmek isteyip istemedigine karar vermesi ilgincti. cizgiler de gercekten yuzundeki anlam arayisini ic acilarini belli ediyordu, batman de bir yandan yere dustugunde neler olacagini dusunuyordu. tabi bunu okudugumda 13-14 yasimda oldugumu dusununce aslidna garip geliyor cocuklar icin olan bir cizgiromanda bu denli bir karakter olmasi. mesela bu yuzden hic normal olamadim ben, ne zaman binalardan dussem kurtulmak icin en son raddeye gelene kadar caba sarfetmedim. neyseki tommiks okudum sonrasinda biraz da duzelttim durumumu..
  • seksenlerde tıfıl olan pek çok insan gibi benim de hayatıma parliament pazar gecesi sinemasi ile girmiş ve üç gramlık aklımı almış bir kahramandır. 91 yılında, 10 yaşındayken izlediğim batman, o ana dek beni en çok etkileyen film olmuştu sanırım. birkaç gün boyunca ciddi ciddi "büyüyünce batman olucam" diye düşünüp planlar yaptığımı hatırlıyorum. hatta bir örtüyü boğazımdan arkama bağlayıp, koltuktan kanepeye, kanepeden koltuğa pelerinli uçuş talimleri yaptığımı bilirim. neyse ki şu an iyiyim. merak edilecek bir durumum yok.