şükela:  tümü | bugün
  • en ba$ta veziri yerken canavara donu$en kale ya da $ah'ı arkadan bıçaklayan fil gibi atraksiyon ve animasyonlarla o zamanin $artlarinda hayran kalinan,fakat ardindan 3 d satranc olur muymu$ denerek rafa kaldirilan satranc oyunu.
  • geyik bir satranc oyunu. tum taslar canlanip hareket ediyor, hepsi kendine gore sekilli modelii birbirini yiyo falan. guzeldi bi ara cok oynardik. nedense hizla baymisti.
  • konsantre olmayi zorlaştıran, amiga'da oynamış oldugum güzel bir oyundu... sadece 3d değildi, bildiğimiz yukarıdan görünen 2d versiyonu da vardi...
  • ozellikle mat animasyonlari cok eglencelidir. $ah binbir $ekilde $ebek olur mat edilince.
    adam gibi satranc oynamak icin degildir, "piyon kaleyi nasil yer acaba?" turu meraklara yenilip olur olmaz ta$ yersiniz, yener sizi bilgisayar.

    ayrica bilgisayar du$unurken pointer, monitorun uzerine oturmu$ du$unen adam heykeline donu$urdu. bilgisayar hamle ba$ina 15 dakika du$undugunden cok ha$ir ne$ir olurdunuz bu du$unen amcayla.
  • interplay yapmıştı bunu ve aynı adla çıkan iki versiyonu vardı. birisi vga grafikler ve her karesini adım adım takip edebileceğiniz canlandırmalar sunuyorken, diğeri 3d imajların kullanıldığı ve animasyonların gayet akıcı olduğu ikinci sürümdü. cd versiyonunda cd audio olarak müzikleri vardı. ilk baştan "iyi olan kazansın" temasında bir müzik çalarken, taş kaybettikçe "entirika" adlı parçayı, kazanırken de tören müziği gibi bir şey çalardı. güzeldi.
  • ilkokulda arkadaşımın babasının okulumuzun yanındaki kırtasiyesindeki odada bulunan pc'de* vardı bu satranç oyunu. animasyonlarına da bayıldığımızdan, istisnasız her gün en az bir kaç saat iki kişi bunu oynardık okula gitmeden yahut okul bitince. bir kaç sene boyunca oynamamıza rağmen bir türlü bilgisayarı mat edememiştik ama bilgisayarı düşünmeye sevk ettiğimizde sevinirdik zorluyoruz heralde diye.
  • gördüğüm günden bu yana istisnasız tek geçtiğim oyun.