şükela:  tümü | bugün
  • planet of the apes'in inanilmaz ba$arisindan sonra 1973'te conquest of the planet of the apes'in devami olarak cekilmi$ son film..
  • planet of the apes serisinin 5. ve en kötü filmi. seride kalite ilk filmden sona dogru sürekli düşerken "battle for the planet of the apes" serinin izlenmese de olur bir parcasıdır. bundan önceki filmlerde alışageldiğimiz sosyal içerikli mesaj kaygısı bu filmde görülmez. (bkz: kölelik) (bkz: ırkcılık) (bkz: nükleer savaş)

    conquest of the planet of apes'da izlediğimiz maymun devrimini başarıya ulaştıran lider olan caesar, kendi halkıyla birlikte ormanın içinde sade bir yaşam sürmektedir. sistem değişmiş , yaklaşık 20 sene içinde maymunlar evrimlerini tamamlamış ve hepsi konuşabilir hale gelmiştir. nükleer bombadan sağ kalabilen insanlar bu sistemde ağır işleri yapan köleler olarak kullanılmaktadır ve söz hakları yoktur.

    nükleer bombadan sağ kurtulabilmis başka bir grup insan ise şehrin altındaki sıgınaklarda yaşar ve maymunlara saldırıp topraklarını ele geçirmek için fırsat kollarlar. savaşçı bir goril olan general aldo ise hem caesar'a karşı ayaklanması hem de insanlara olan nefreti ile şiddeti daha da tırmandıracaktır.

    kötü bir senaryo, anlamsız diyaloglar ve düşük bütçeli 15-20 kişinin itişmesi şeklinde geçen savaş sahnelerinin sonucu ortaya "güzelim planet of the apes serisi böyle mi bitecekti?" dedirten bir film çıkarmıştır.
  • efsanevi planet of the apes serisinin 1973'te yayınlanmış son bölümü. ilk filmin getirdiği aşırı gazdan veya ürkütücü sonundan mıdır bilinmez, serinin devam filmleri-doğal olarak bu film de- hayal kırıklığı yaratmıştır bazı bünyelerde. bir de bu film, diğer filmlerdeki gibi bir tür faşizm eleştirisi yapmadığı için veya az yaptığı için suçlanmış; ki bu da dünyanın en yüzeysel film eleştirisidir herhalde. "kurgu" diye bir şey var gardaş biliyon mu? filmleri öyle mesaj içeren sahneleri üst üste koyarak yapmıyor insanlar. planet of the apes'i mesajlar silsilesi olarak görmek zaten nedir ki? hele çıkıp birisi anlatsın bana. ben ki bu serinin aşığı bir insanım (ve haklı olarak ilk filmin çok daha iyi olduğunu da kabul ediyorum) ama ben hiçbir planet of the apes filmine "lan ne güzel mesaj vermiş" diye sempati duymadım. bir film, içerisinde zilyon tane mesaj barındırabilir ama aklı başında bir insan bir filmi "sadece" barındırdığı mesajlardan ötürü beğenmez. herkesin önceliği farklı da olsa bunun sınırları vardır. kimisi kurgunun daha önemli olduğunu düşünür, kimisi senaryo veyahut hikayenin. mesela tamamen zırva diyaloglar üzerine kurulu olan pulp fiction, kurgusundan ötürü ben de dahil birçok insanın beğenisini kazanmış; hatta gelmiş geçmiş en iyi filmler arasındaki yerini çoktan almıştır.

    battle for the planet of the apes, maymunların caesar liderliğinde yönetimi ele geçirmesinden kısa bir süre sonra yaşananları ele alırken; bir yandan da beneath the planet of the apes filminde bombaya tapan "insanlar"ın nasıl o noktaya geldiği konusunda bize net cevaplar verebilmektedir. ilk filmdeki "forbidden zone" - "yasak bölge" nin nasıl o hâle geldiğini de bu film sayesinde öğreniriz. bu sebepledir ki, aslında birçok olanaksızlık içinde çekilmiş olduğu bin kilometre öteden belli olan bu filmin, seri içerisinde kurguyu cuk diye yerine oturtan güzel bir yanı da vardır.

    film hakkında yapılacak en büyük eleştiri, daha önce belirttiğim gibi "teknik olanaksızlık"tan ibarettir aslında. caesar, dünyayı ele geçirmiş gibi değil de; bir köyü ele geçirmiş gibi davranmaktadır. zaten ortada da bir köy ve geleceğin "yasak bölge"si vardır aslında.

    filmin içerisindeki gezegenin geleceği bizim ellerimizde mi, yoksa biz ne yaparsak yapalım sonuç hep aynı mı olacak sorunsalı tam olarak cevaplanmasa da, filmin sonundaki (ki bu caesar'ın ölümünün 600 yıl sonrasına tekabül eder) maymunların ve insanların barış içerisinde ve birbirini ötekileştirmeden yaşayabildiğini gösteren sahne aslında her şeyin bizim elimizde olduğunun apaçık beyanatıdır.

    son olarak caesar'ın heykelini görürüz, gözünden yaş akmaktadır. koskoca seri akıllarda kocaman soru işaretleriyle biter. dünyanın eleştirisini yaptıktan sonra, mutlu sonla bitirmeye yakın; içimize "umut, aslında kendi kendimizi kandırmamızdan mı ibaret?" sorusunu bırakır.
  • ben bu seriyi seviyorum ya. bu filmi izlerken de su gibi akti gecti zaman. diger filmlerde kafalarda olusan bu nasil oldu, su nasil oldu gibi sorulara cevaplar vermektedir. anlamak isteyene guzel mesajlar da vardir filmde. cupido arkadas cok guzel yazmis entarisinde, o yuzden ben ekleyecek birsey bulamadim. ne diyelim bir gun belki savas isteyenlerin sesi degil de baris isteyenlerinki daha gur cikar da butun varliklarla birlikte mutlu, huzurlu ve baris icinde bir dunyayi yaratiriz.

    bu arada goriller kafaniza sicayim. bu kadar guc delisi olacak ne vardi?

    edit: yazmayi unuttum. kafamda deli sorular. 2670'de insanlar ve maymunlar baris icinde yasarken ne oldu da bu bozuldu ve insanlar kole durumuna dustu? yoksa, gercekten gelecegi degistirip, dunyanin da sona erisini degistirmis mi oldular? ceasar'in heykelinin gozunden niye bir damla yas akti? mutlu oldugu icin mi, yoksa gelecekte bu baris bozulacagi icin mi?
  • 1973 yapimi planet of the apes serisinin 5. filmi.
    cok dusuk bir butceyle cekildigi her sahnesinden belli.

    ceasar in cabalariyla 2600lu yillara kadar baris devam ediyor. gorillerin militaristligi ile ilgili ceasar in anne babasi gerekli uyarilari yapmisti ki hakli olduklari cok fazla zaman gecmeden ortaya cikti.

    puanim 4/10.
  • --- spoiler ---

    finale doğru bir maymunun yavru bir maymunu öldürmesinin ortaya çıkmasıyla meydanda homurdanmalar başlar. kalabalığı seyreden bir insan sorar:
    - nesi var bunların?
    cevabı yine bir insan verir:
    - sanırım insan ırkına dahil oldular!

    --- spoiler ---