şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: lysistrata)
  • oyun teorisinde pdagojik amaçlarla kullanılan bir oyun. ilk öğrenilen oyunlardan birisi olmasının bir kaç sebebi vardır:

    çoklu nash dengesi olan oyunlara basit bir örnektir. nash dengesi bulmanın oyunun nasıl oynanacağını anlamak demek olmayabileceğini, nasıl hareket edilmesi gerektiği konusunda iyi bir tavsiye olmayabileceğini gösterir.

    aynı zamanda koordinasyon problemlerine en iyi basit örnektir. oyuncuların grubun tamamı için daha iyi olan pareto superior bir duruma gelmek için tek yapmaları gereken koordine olabilmeleridir. ancak bilgi eksikliği veya simultane hareket etme zorunluluğu yüzünden bu koordinasyon her zaman kolay değildir. aşağıdaki videoda çok basite indirgenmiş bir giriş var. daha önce oyun teorisi konusunda çalışmışlara aşırı basit gelecektir ama fazla bilgisi olmayanlar için eğlenceli bir başlangıç noktası olabilir

    http://acikdershanem.blogspot.com/2012/09/bos.html
  • 1973 yılında bobby riggs ile billie jean king arasinda oynanan ve king'in 6-4/6-3/6-3 kazandigi mac.

    55 yaşındaki wimbledon ve amerika açık şampiyonu riggs, o zamanki wimbledon kadınlar şampiyonu king’e, houston’da televizyonlardan yayınlanacak bir maç teklifi yapmış ve yaş farkına rağmen kazanan taraf olacağını söylemişti.

    simdi bu macin etrafinda donecek olan bir film cekilecekmis. yonetmen ise danny boyle
  • olmamış film. filme adını veren o savaş halini, o gerginliği veremiyor, "olay" maçı izlerken bile bir heyecan hissetmedim. gerçek karşılaşma ve öncesindeki süreç nasıldı bilemiyorum ama adamın söylemleri çok uçtaydı, absürt geldi izleyici olarak bana. filmin başında gerçek bir hikayedir türü bir not varsa da ben göremedim, izlerken gerçeğe dayalı değildir filmin konusu diye yorum yaptım hatta. izlemeyerek bir şey kaybetmez, +2 saat karda kalırsınız.
  • klasik hatalar.
    feminizm modasi yukseldi ya hollywood'da.
    filmin konusu tenis maci degil
    kadinin cinsel hayatina odaklanilmis.
    kadin lezbiyenmis.
    ohhh.
    bir tasla iki kus.
    hem feminizm hem lgbt.
    tek artisi steve carell.
    alin gotunuze sokun su yapmacik lgbt ve feminizm hayranliginizi.
    sahne arkasinda kadinlari cocuklari taciz edin
    filmlerde ölümüne esitligi savunun
    amk sizin
  • 121 dakikalık, 2017 yapımı film.

    6 / 10.

    jonathan dayton ve valerie faris'in etkisiz yönettiği işte orijinal hikaye ilgi çekici gibi dursa da, filmin sunduğu aşk da, kadın haklarına vurgu niyetleri de senaryo içinde sıradan ve donuk kalıyor.

    bunların yanısıra; olaylar, akış yetkin bir sinefil için ilgi çekici de gelmeyebilir keza yıllardır sürekli işlenen ve ödül kovalayan temalar haline geldi bunlar.

    oyunculuklarda emma stone ve steve carell başrolde. carrel foxcatcher'da (bkz: foxcatcher/@karinca beli) bol makyajla biyografi denemişti. çok sevdiğim bir karakter oyuncusudur ama filmde ekstra hiçbirşey sunmuyor. emma stone kısmen daha iyi, lakin kanımca ona da altın küre adaylığı sunabilecek birşey yoktu. yan roller mi? andrea riseborough ve sarah silverman iyiydi mesela.

    vakit varsa ve tenise ilgi duyuluyorsa denenebilir. makyaj, kostüm ve mekan tasarımları da dönem için iyi duruyor. bunlar dışında 2017'nin hayal kırıklıklarından.

    her eve imdb
  • filmin ismi (maç yani) aslında filmin ikincil konusu. ilk konusu bille jean king'in yasak lezbiyen ilişkisi. ki bunun ana konu olarak işlenmiş olması filmin yönünü değiştirmiş. hiç gerek yokmuş.