şükela:  tümü | bugün
  • milletçe yaşadığımız sorunsal.

    bayan ile kadın, lavabo ile tuvalet gibi bence. tamamen nezaket için lavabo denir, ama oranın adı tuvalettir. bayan da kadının gereksiz nazikleştirilme çabasıdır bence.
  • kadın, tıp literatüründe kullanılır.
    bayan, bir kadına ne diyeceğini şaşıran erkek literatüründe kullanılıyor sanırım.
  • kazanan kadın olmalıdır. doğrusu budur. çevreme baktığım zaman hemen hemen herkesin ortak fikri de bu yöndedir.
    bayan kelimesi, insanlara baymak fiilini çağrıştırdığından birçok kadın birey rahatsız bu kelimeden.
  • (bkz: http://www.bayandegilkadin.com/)

    siteye bi şekilde denk geldikten sonra müthiş boşbeleşsiniz işiniz gücünüz yok mu sorumu müteakip siz de boşsunuz ki bizi okuyorsunuz cevabını aldığım site.
  • "baymıyoruz bir keree" diyerek kadın denmesini isteyen hemcinslerimi anlayamadığım karşılaştırma.
    bazılarının savunduğu şeyse; kadın çalışan, üreten, emek harcayan bir varlıkken, bayan prenses gibi oturan, süslenen, püslenen dünyadan bihaber kimseymiş...
    kendi adıma; zerre kadar önemi olmayan durum. isteyen bayan der, isteyen kadın..
  • turkçe'de kelimelerin ne denli güçlü olduğunu, özünde benzer anlamları olan kelimelerin, anlamda nasıl da fark yarattığını gözümüze sokan karşılaştırmadır. toplum algısında kadın; toplumun tabu olarak addettigi deneyimleri yaşamış bir cinsiyetken, bayan; kadının toplumda cinsiyetsizleştirilmesi, kadınlığın bir kusurmuş gibi gösterilmesidir. bu konuyu, anneye anlatır gibi anlatan bir yazı şuradan okunabilir.

    edit: anlatım bozukluğu.
  • bayan, bay'in karsiligidir. bey'in karsiligi da hanimdir. erkek'in karsiligi da kadin. simdi dolmusta sofor bey bana "bayan bos yer var oturur musun?" dediginde ben bundan rahatsiz oluyorum. hanimefendi diyecek. demeli. karsi cinsime beyefendi diye hitap ediyorsa bana da hanimefendi diyecek. ama diyemiyor. kadinlara karsi o kadar kibar olamiyor cunku.

    ulkemizde erkeklere karsi bayanlar var. bayan nedir ki? cinsiyeti var midir? erkegin vardir ama. o yuzden ulkemizde cinsellik erkekler icin ihtiyacken bayanlar icin tabudur. yahu koskoca universite ogrencisi ya da okumus etmis arkadaslarimdan duyuyorum "ama bizim ihtiyaclarimiz vaar" diyeni. yok yaa. kendisine bayan denmesinden rahatsiz olmayan kadinlar da buna katilir, ya evet erkekler oyle diyerek. yanlis. tek tek aciklamaya gerek yok insanlarin hangi hormonlara sahip oldugunu.

    kadina siddetin onlenebilmesi oncelikle kadinlarin varliginin idrak edilmesiyle sonra da onlara saygi duymayi ogrenmekle baslar. sonrasinda da yapilacak cok is vardir ama bunlar temeldir. simdi bizler kalkip bastan kadinligimizin ortbas edilmesine izin verirsek bastan kaybederiz. size bayan denmesinden rahatsiz oldugunuzda ozguvensiz durmazsiniz, merak etmeyin. tamam bu hitap, bir kufur degil. ama bana, isteyen istedigi gibi degil benim hak ettigim, benim istedgim sekilde hitap etmelidir.
  • çözülemeyecek karşılaştırmadır.

    neden? bayan, hanım, kadın, kız, leydi, zevce, karı, avrat... ne derseniz deyin bu güzel ve narin kesim içinden çıkarıp gözünüze sokacak bir kıl bulacaktır.

    bayan = baymıyorum
    hanım = han değilim
    kadın = benim kadım yok (bkz: kadı)
    kız = kızmıyorum
    leydi = önceden leydi de şimdi ley değil mi?
    zevce = neyi ima ediyorsun?
    karı = anandır karı
    avrat = oha hayvan

    o yüzden bunlara şekerim, canım, cicim demek en güzelidir.

    (bkz: baylar bayanlar)
    (bkz: hanımlar beyler)
    (bkz: koca karılar) ama o ayrı bişey tabi
  • bayan, ergenden ihtiyara kadar bütün kadınlara toplumun verdiği genellenmiş isimdir, yani eninde sonunda toplumun bir genellemesidir. kadının, geleneksel toplumumuzda kendini namahreme, yani dışarıya kapaması için hem kadınlar hem de erkekler tarafından sevilerek kullanılır, cinsiyeti çağrıştırmadan tınlar söylenince. bayan deyince, kadınlar için daha geniş bir kapsayıcı ifade ortaya çıkar. bu da birey olarak kadını toplumda silikleştirir.

    kadın ise, kız olarak dünyaya gelmiş bebeğin, çocukluk ve ergenliğinin bitiminden itibaren ''olmaya'', adeta üstüne giymeye başladığı bir tavırdır adeta. kadınlık, kadının kendisini erkekten keskin hatlarla ayıran bir hayat duruşudur. bireyleştirir. erkekten farklı dünyasını açık seçik ortaya koymasına yarar. varoluşçuluğun anası simone de beauvoir, ''kadın doğulmaz, kadın olunur'' derken, işte bu yüzden, ne kadar da haklıdır.

    yani, daha önce de bir yazımda dediğim gibi; bazıları bayandır, kadınlar ise baymaz..