şükela:  tümü | bugün
  • şöyle bir hayvan kendisi. gece takılmayı sever.

    ^ ^
    [o.o]
    /)__)
    -"--"-
  • küçük bir yavruya şantiyede rastladım. ya orada yumurtadan çıkmış yada bir şekilde içeri girmiş ve çıkamamış.
    güneş sarısı bilye gözler. kendisi, avucumun içinden biraz küçük, kahverengi tüyleri henüz yeni tamamlanmış.
    birkaç adım atıyorum, ürküyor geri geri adım atıyor. duruyorum. yavaşça yaklaşayım diyorum, cephe kaplamasının arasına düşüyor.
    aşağı kata iniyorum bu sefer. elimi araya sokuyorum. kolum yırtılıyor. gelmemekte ısrarcı. neyse, aradan çıkıyor.
    bu sırada uçmayı öğrenmiş olduğunu görüyorum, şeffaf camları anlayamıyor. uçup uçup çarpıyor. henüz dünyanın sahte tarafıyla tanışmamış anlaşılan.
    sersemlemesinden faydalanıyorum ve hızlıca avucuma alıyorum. boyundan beklenmeyecek kadar güçlü. pençelerini parmaklarıma geçiriyor, deşiyor.
    güzel gözlerinde tedirgin bakışlar var. ve kalbi küt küt vuruyor. susuz olduğunu düşünüyorum. inşaattaki hortumdan su içiriyorum biraz.
    en yakın ormana doğru yola çıkıyoruz. bu arada bayağı cebelleşiyoruz. sakin bir yerde duruyoruz. ormanın biraz içine giriyorum. serbest bırakıyorum.
    birkaç saniye şaşkın şaşkın bakıyor. avcı beni neden serbest bıraktı diye düşünüyor olmalı. sonra uçup gözden kayboluyor.

    elimde kalan birkaç parça tüy, bir yırtık gömlek, yoldaki aceleden dolayı bir adet kırmızıda geçme cezası, epeyce huzur.
  • geçenlerde bir tanesinin ölümüne şahit olduğum kuş türü.
    insanlıktan ve ahlaktan nasibini alamamış, sığ ve akıl yoksunu itin teki çıktı tüfekle vurdu hayvanı. hiçkimseye zararı yoktu onun. ağacın birinde sakince durup karanlığı bekliyordu sadece tüm asaletiyle bembeyaz.
    uğursuzluk getiriyormuş dediğine göre. ahlakın, vicdanın kurusun it herif. o çok övündüğün inancın da g.tüne girsin.
  • 9 yıldır evimin balkonunu paylaştığım, evimin içinde resimlerini çektiğim, gözlerini çok kıskandığım muhteşem bir hayvan. balkonu durup dururken sahiplenmesi ve sabahları birden bire ortaya çıkıp korkutması dışında iyi bir arkadaş.
  • iri gozleri insanlarda oldugu gibi, yuzunun on tarafinda yer aldigi icin urkutucu bir gorunumu olan yirtici kus.

    bu kusun ugursuz sayilmasina ilişkin soyle bir tez mevcuttur:

    ozellikle eski devirlerde, agir bir hastanin oldugu evlerde, hasta yatagi basinda nobet bekleyen kimseler bulundugu icin gece boyunca isik yanardi.

    bilindigi gibi baykus gece avlanmaktadir. avlarini ise bocekler, kuslar, kucuk kemirgenler ve surungenler teskil etmektedir. bocekler ve pervaneler karanlikta isik kaynaklarina yonelirler. isik kaynaklari bocek ve pervaneleri; bocek ve pervaneler, bunlari avlayan kemirgenleri, kuslari ve kucuk surungenleri; kemirgenler, kuslar ve surungenler ise bunlari avlayan baykuslari ceker. fakat evin icindekiler baykusun gelisini olumun habercisi olarak gorurler.

    ayrica, baykusun cigligi gizemlidir. bunun nedeni, cogu zaman sesin kaynaginin gorulmez olusudur (bu konu asagida daha ayrintili olarak aciklanacaktir). bu yuzden, can alicinin veya bir hayaletin sesiymis gibi insanin ruhunun uzerine coker.

    yine de, baykusu bir an icin gorebildigimizi varsayalim: karanligin icindeki baykusu gordugumuz anda, o da bizi farkediyor ve hareketsiz govdesi uzerindeki kocaman basini aniden 180 derece dondurup, en kucuk isik huzmesini bile toplayabildigi icin cakmak gibi yanan kocaman gozleriyle bize bakiyor. ilkel korkulara sahip aklimizin boyle bir yaratigin evimizin etrafinda dolasmasini hayra yormayacagi aciktir.

    baykusun urkutucu goruntusu, gizemli sesi ve "daminda" baykus ottukten sonra icinden olu cikan evlerin bulunmasi ve yukaridaki mantik silsilesine bagli olarak benzer olaylarin tekrar etmesi batil inanci pekistirir. ustelik, bu inanc, kendi icerisinde tutarli da gorunur.

    ote yandan, baykus cigligi olarak bilinen ses cogu zaman baykusla ilgili degildir. pallas kedisi veya manul olarak bilinen ve anayurdu anadolu olan bir yabani kedi cinsi baykus sesine ve kopek havlamasina cok benzeyen sesler cikarir. bu canli da gece avlanir ve insanlardan cok iyi saklanir. oyle ki, pallas kedisini goren veya varligindan haberdar olan kisi sayisi pek azdir anadolu'da. (bu melekesi sayesinde neslini koruyabildigini soyleyebiliriz.)

    baykus gibi pallas kedisi de isiga gelen av hayvanlarinin bollugundan yararlanmak ister, boylelikle yerlesim merkezlerine yaklasma riskini goze aldigi olur. ama hayalet gibidir, ruzgari daima karsisina aldigi icin, kopekler kokusunu alamaz. gozleri alnina yakin ve kulaklari kucuktur. boylece, pusudayken gorulmez. gorunmeden avlanir ve hizla karanligin icinde kaybolur. tekin olmayan birseylerin habercisi olarak algilanan cisimsiz cigligi kalir.

    insanin imgesinde varligi olum ve gizeme dokunsa da, baykus (ve onun golgesinde manul) insana zararli varliklar degildirler. bilakis, fare gibi hastalik tasiyan diger canlilarin asiri uremesini kontrol ederek insana onemli bir yarar saglamaktadirlar.
  • harry potter'ı okuduktan sonra pencereden dışarı bakıp beklediğim"bana ne zaman gönderecekler,büyücülük okuluna kabul edilmedim mi yoksa?" diye hayallere dalmama neden olan kuş.
  • bir belgeselde izleyip de hayran kaldığım bir hayvan. (evet belgesel izliyorum, işte kanıtı)

    belgeselde baykuş, karın altından giden fareyi yakalıyordu. fare, kar tabakasının altında kendisine bir güzergah yapmış. fıytır fıytır gidiyor, ama kar altında yaptığı bu yürüyüş karın üstünden gözükmüyor. yani ortama yukarıdan baktığımızda sadece kar tabakası görüyoruz.

    halbuki baykuş, o kar tabakasının altında olanları rahatlıkla duyuyormuş. bunu sağlayan da adeta bir uydu gibi şekillenmiş kafasıymış. baykuş kafası getirin gözünüzün önüne. böyle yusyuvarlak, toparlacık. işte bu baykuş, iyi göremezmiş ama bu kafasını ses dalgalarının geldiği yöne doğru uydu gibi döndürüp ayarını yapıyor ve o karların üstüne uçuyor. pençelerini yere daldırdığında , ayaklarında fareyi görüyoruz.
    muazzam bir donanım.
    uydu kafa.
  • kanatli kedi
  • kedinin uçanı.

    uçan kedi.

    öyle bir şey.
  • az önce evimin içine girmeye çalışan kuş. bu durumda insan merak ediyor; 1) baykuş gece kuşu olduğuna göre gündüz vakti ne işi var kadıköy semalarında. 2) acaba denildiği gibi ölüm habercisi olarak mı geldi? 3) bu yaştan sonra hogwarts'a mı davet ediliyorum?