şükela:  tümü | bugün
  • ramazanın sonu, bayram namazindan 1 saat once babam (b) gelip dikilir (son iki senedir)
    b-hadi kalk,
    -nnnghh
    ...
    b- hadi
    ...
    b- hadi kalk
    ...
    b- hadi kalk, bak namazi kacircaz
    - yaa gitmiycem yaaa, sen git.
    ...
    b- hadi kalk, bak uzulurum sonra
    - git sen
    ...
    b- hadi
    -hadi demeyi kes
    b- hadi kalk
    -ya gitsene ya, uyuycam ben.
    ...
    gider hazirlanir, geri gelir, kapinin ordan
    b- hadi kalk hadi
    - offf. git diyom bi saattir, gelmiycem
    b- bak uzulurum amaa, hadi
    sonra yorganimi ceker, inada bindirmishimdir farkinda degil.. biraz daha "hadi" der ben cildiririm, ve sonunda yalniz gider bayram namazina..
    benim ichim sizlar, adami uzdum diye..
    hem bayram namazlari zevkli olur.
    en sevmedigim laf, iki uc kere tekrarlanan hadi kelimesidir. babam sik sik yapar.
  • kilinisini tam olarak hatirlayamamakla birlikte 9 tekbir 2 rekattir zaten imam namaza baslamadan bir guzel anlatir nasil kilindigini o anlatirken cami gorevlilerinden 2 kisi para toplamakla mesguldur, genelde kisa surer, sabah erken kalkmak icin idealdir.
  • geçtiğimiz senelerde bir bayram namazı esnasında ailecek camiden pire kaptığımız için pek sıcak bakmadığım ve yatağımda uyumanın daha hayırlı olacağını düşündürten bayramların ilk aktivitesi.
    daha sonrakiler (bkz: el opme) (bkz: bayram ziyareti) (bkz: avuc avuc cikolata yiyip hastaneye gitmek)
  • aman ayakkaplarina dikkat. hinzirin biri, benim 36 numara gicir adidaslari yurutmustu de, biraktigi 42 numara mekaplarla eve aglaya aglaya donmustum.
  • cemaatle kilinmasi gerekli olan , yani sabah erkenden cami kapisindaki guruha katilmanizi gerektirecek namaz.
  • bayram namazini sokakta kilmamak icin erken gitmek gerekir. her ne kadar namazdan 1 - 1,5 saat once gitmek icin sabahin köründe kalkmak zor olsa da dışarıda üşümekten daha iyidir.
    (bkz: bayram sabahi erken kalkilir)
    (bkz: bayram namazini sokakta kilmak)
  • ilk kılanlar için o kadar uzun gelir ki, bir daha namaza mamaza gitmek istemez.

    (bkz: dondum)
  • ibadetin toplumsallaşmasının islam dinindeki örneği. farz olmamasına rağmen (bkz: vacip), farz olan vakit namazlarından daha önemli kabul edilen (bkz: teravih namazı), bu toplumda kişilerin dine yakınlıklarını ölçmekte de kullanılan ("bizim oğlan cuma'ları, bayram'ları hayatta kaçırmaz") cemaat namazlarındandır. parantez içinde görüldüğü gibi, günlük dilde "bayram" şeklinde kısaltıldığı da vakidir. tahminen, bir dine yakınlık ölçütü olarak iş gördüğü için, anne-babalar çocuklarının bu namaza iştirak etmesini ısrarla arzu ederler. bu noktada aile-içi şiddet olaylarının ortaya çıkması muhtemeldir.

    geleneksel anlamda bir bayram namazı şu şekilde betimlenebilir: örnek ailemizin babası camiye doğru koşar adım ilerlerken, sevgili evladı onun iki adım arkasında gözlerini ovuşturarak yürür. camiye gelindiğinde, hoparlörden vaizin kulakları tırmalayan sesi yükselmektedir. cuma namazındaki hutbelerde olduğu gibi, belagat ve hitabet sanatlarını çok iyi bildiğini sanan bir din görevlisi çatlak sesiyle, dinsel ve metafiziksel olmaktan çok geleneksel ve hamaset yüklü bir konuşma yapar. konuşma esnasında cemaat uyuklar, ayacıklarını ovuşturur ya da uzaklara dalar gider. namazın icrasından sonra imamın etrafında bir bayramlaşma halkası oluşur. bu halkada sırayla herkesle bayramlaşan dini-bütün kardeşimiz, sıranın sonuna geçer ve halka uzadıkça uzar. bayramlaşma bittikten sonra cemaat bu zorunlu, vatani görevi ifa etmenin haklı gururuyla, ayakkabılarını aldığı gibi, ardına bakmadan eve kaçar.

    herhangi bir dinle, din kavramının kendisiyle, metafizikle uzaktan yakından, biraz ilgisi olan bir kişinin bayram namazlarındaki vasatlığın, yoksunluğun farkına varmaması mümkün değildir.
  • sonrasında sonu gelmeyen bayramlaşmaların* yapıldığı namaz.