şükela:  tümü | bugün
  • an itibarı ile istanbul üniversitesi su ürünleri fakültesi dekanıdır.
  • istanbul üniversitesi su ürünleri fakültesi'nin bu dönemdeki dekanı ve tüdav başkanıdır. denizcilik ve su ürünleri konusunda yurtiçi ve yurtdışında yaptığı çalışmalar ile ülkemizi tanıtan ve ülkemiz su ürünleri sektörüne sayısız yarar sağlamış gizli kahramanlarımızdandır. tam bir deniz aşığıdır. su ürünleri hakkında bilmediği şey yok gibidir. ülkemiz sularında yaşayan bazı türleri keşfetmişliğinden dolayı bu türlerin tanımında öztürk ismi de geçmektedir. prof. ünvanında biri olmasına rağmen onu kafasında kukuletası,ayağında çizmeleri ile poyrazköyde uzun uzun denize bakarken görebilirsiniz. fakültedeki derslerinde cevat şakir kabaağaçlı (bkz: halikarnas balıkçısı) nın eserlerini okuma ve öğrenme gibi ödevler verdiği ve ertesi ders sözlü yaptığı bile görülmüştür.
  • şöyle de bir haber var misal, kendisiyle ilgili.
  • az önce cnnturk'te ana habere telefonla baglanmis ve bogaz kıyılarındaki algler dolayisiyla oluşan kirmizi renkle ilgili bilgi vermistir. ne yapılmasi lazim sorusu üzerine, "denetlenmesi gerekiyor. bunu denetleyecek olan çevre bakanlığı'dır. ama bildiğim kadarıyle çevre bakanlığı inşaat işiyle ilgileniyor." diyerek golü atmış ve iyi yayınlar dileyerek telefonu usulca kapatmıştır.
  • muhteşem bir bilim insanıymış, henüz yeni tanıdığım için de kendimi sorumlu hissediyorum. türkiye gibi bilimin gelişemediği bir ülkede unutulmayı hak etmeyecek güzellikte çalışmaları var:

    istanbul üniversitesi'nde deniz biyoloğu olarak görev yapıyor. 2016'da antarktika'ya giden ilk türk araştırma ekibine önderlik etti. neden antarktika? adlı kitabı yazdı ve adı antarktika'da bir türe -sagediopsis bayozturkii- verildi. araştırma ekibi bulgularını yayımlamaya hazırlanıyor. national geographic'in temmuz 2017 sayısında kısa ama etkili bir röportajı yayımlanmış.

    +araştırmanız boyunca ne gibi bulgular elde ettiniz?
    - güney okyanusu'nda ve antarktika'da koruma alanı adayı en az 10 hassas bölge tespit ettik. bu alanların bir kısmında yoğun kril avcılığı yapılıyor. büyük bir ticari değere sahip olan kril üzerindeki avcılık baskısının azaltılması ve avın sürdürülebilir olması için avlanabilecek en fazla kril miktarının belirlenmesi lazım. bir diğer ilgi çeken çalışmamız da bölgedeki balina ve yunusların göç yolları hakkında: araştırmamız, kambur balinaların ekvador ile batı antarktika arasında göç ettiğini gösterdi. başka bir bulgu da antarktika'da yabancı türlerin artmış olması. bu da yılda yaklaşık 50 bin kişinin bu bölgeyi ziyareti ile ilgili. oldukça önemli bir konu, çünkü yabancı türler yerel türler için birer tehdit.

    +bundan sonrası için antarktika ile ilgili planlarınız nelerdir?
    -ekibim ile birlikte antarktika'da yabancı türlerin yayılmasıyla ve koruma alanlarının genişletilmesiyle ilgili çalışmalara devam edeceğiz. türkiye'de artık antarktika üzerinde çalışma yapacak çok önemli bir biliminsanı kitlesi yetişiyor, bunu değerlendirmek gerek. belki tübitak veya odtü bünyesinde ulusal bir kutup araştırmaları enstitüsü kurmamız, bunu da bütçe ve kadro desteğiyle yürütmemiz lazım. bunun dışındaki çözümler zaman, çaba ve para kaybı olur.

    +antarktika'da kurulacak, türkiye'ye ait bir bilim üssü neden önemli?
    -antarktika'da bir bilim üssü birçok bakımdan önemli. asıl olarak bu, türkiye'nin bilimsel seviyesini ve profilini yükseltecek bir girişim olur. ancak üs kurmak tek başına bir şey ifade etmez; araştırma ve özgün bilimsel araştırma yapılması gerek. örneğin romanya üs sahibi. oysa danışman ülkelerden biri değil; yani antarktika için belirleyiciliği yok, ancak danışman ülkelerden biri ve kıtanın kaderi hakkında söz sahibi. özetle üs kurunca iş bitmiyor. orada ne yapacağınız ve bilime nasıl katkıda bulunacağınız önemli.