şükela:  tümü | bugün
  • ailenizden uzaktaysaniz, çalisiyorsaniz, iste yorulup, bayramin dört güncük tatilini, film seyredip, kitap okuyarak geçirmeye azmettiyseniz, aileniz de zaten sizi yorduysa, yapmaktan çekinmeyeceginiz bir durumdur.
    ama sonra ne olur?

    anneniz bayram sabahi, sizin anneniz ve ananenizin beraber çekilmis bir fotografini yollar bayram hediyesi niyetine. arkasina, "eksilmesin gözlerinden piril piril arzular" yazar. fotograf elinizde, eliniz bögrünüzde öylece kalakalirsiniz. gözlerinizden inen sicim gibi yaslar, bombos, yalniz evinizin tabanini islatir. ev soguktur, kimse kalburabasma ve nohuttan mükellef bayram sofrasini kurmamistir önünüze.

    o olur yani, yapmayin öyle*
  • büyüdükçe geliyor akla bu düşünce. günler geçtikçe evden biraz daha koptuğunuzu hissediyor ve evdeki eski bayramların artık pek de öneminin kalmadığını hissediyorsunuz. ama yalnız kalınca da ekstradan yapılacak bir şey olmadığı için mal hayatınıza devam ediyorsunuz. pek de özenilecek bir durum değil yani.
  • ev içinde korkunç bir kalabalık varsa, her kafadan bir ses çıkıyorsa, her şey her yerdeyse, koskoca evde oturup rahat bir nefes alacak yer bulamıyorsan dahası hiç hazetmediğin bir veya bir kaç kişi de bu kalabalığın içerisine dahilse ortaya çıkması kaçınılmaz isteksizlik..
  • en son 3 hafta önce anneme gittiğimde salak saçma din konusunu açıp üstüme gelmesi ardından 'ben dine inanmıyorum,hepsi fantastik hikayeler' demem üzerine de sabaha kadar sinirden uyumayıp 'ben seni böyle mi yetiştirdim,defol git gözüm görmesin demesi 'halen beni gitmekten alıkoyuyor.annem deli bir kadın,sonrasında pişman oldu elli kez özür diledi.zaten beni evden kovması ayrı komedi bir olay.anlattığım kaç kişi varsa gülmekten öldü.
    ya tamam gene böyle bir kargaşadan kendimi uzak tutmak için gitmek istemiyorum ama esas gerekçem bana milyon ev işini kitlemeye çalışacak olması.misal kapılar asırlardır kirli diyerek 2 kova su ve 2 bezi önüme dayayacak olması.