şükela:  tümü | bugün
  • orta anadolu'da hacı bayram veli ile başlayan ikinci devre melâmîlerine "bayramiler" ya da “bayrami melâmîleri” denir. ikinci devre melâmîleri, ortaya çıkış nedenleri gibi yaşantıları ile de ilk devre melâmîleri’nden farklıdır. ilk devre melâmîleri’nin riyazat, çile, murakabe, mükaşefe, mücadele konularındaki tutumları çok sert ve kesindir. ikinci devre melâmîlerinde ise, daha fazla hoşgörü hakimdir.
  • hamza bali isimli şeyhi, şehit edildikten sonra kendilerinden hamzavi melami diye söz edilen melamiler.

    (bkz: ömer sikkini)
    (bkz: bünyamin ayaşi)
    (bkz: pir ali aksarayi)
    (bkz: ismail-i maşuki)
    (bkz: ahmed sarban)
    (bkz: hüsameddin ankaravi)
    (bkz: hamza bali) (bkz: hamzavilik)

    hamza bali’den sonra, idris-i muhtefi ve imam aliyy’ür-rûmî diye anılan tırhalalı hacı ali bey,
    tam bir gizlilik içinde hamzavileri, vefatına kadar (1615) idare etmiştir.

    hamzavilerin son verdikleri şehit, 1664’te, fenerbahçe’de boğularak cesedi denize atılan sütçü beşir ağa’dır.
    beşir ağa nın ölüm şekli karşısında yeni melami kutbu bursalı haşim efendi
    (ö. 1677) kendisini o zamana kadar görülmedik bir şekilde gizleme ihtiyacı duydu.
    özellikle lalizade (ö. 1746)'nin bu döneme ilişkin ifadeleri gizliliğin boyutunu
    göstermesi bakımından önemlidir. zira la'lizade, babasından naklen, seyyid
    haşim efendinin gizliliğe son derece dikkat ettiğini ancak gelen srarla r kar sında
    yalnız seyyid ali efendi (ö. 1712)'yi kabul eniğini bildiriyor. '
    1 şeyhülislam seyyid
    ali efendi ve ondan sonra veziriazam şehit ali aşa (ö. 1716)'nın kutupluklarında
    da gizlenme devam etti. hatta, seyyid ali efendi, kimseyi irşada mezun etmeyerek
    ve yakın çevresiyle bile ı:evhide ait bir şey konuşmayarak gizliliğe şeyhinden
    daha fazla özen gösterdi. 13 beşir ağa'nın damadı osman ağa nın yanına gömülmcyi
    vasiyet etmesi ise vefatından sonra sırrının açığa çıkmasından art k korkmadığı-
    nı gösteriyordu. nitekim bu, bekl ndiği gibi söz konusu şahsın hakkında söylentilerin
    çıkmasına sebep olacaktı. " diğer taraftan, osman ağa, üzerinde fazla durulmayan
    bir ahsiyet olmakla birlikte mezar taşında "kutbu'l-'arifin ve zubdetü'lvasılln"
    şeklinde ifadeler yer alınası dikkat çekicidir. çünkü, la'llzade kutbiyetin o
    dönemde seyyid haşim efendicle olduğunu kaydetmektedir.'< dolayısıyla, melamiler
    arasında beşir ağa dan sonra kutbun kim olduğuna dair bir anjaşmazlığın olması
    mümkündür. şehit ali paşa'dan sonraki hamzavı-mel aml silsilesi ise, osmanlı
    yönetimi ile herhangi bir sorun yaşamadan şeyh abbas efendi (ö. 1805)-hafız
    ali efendi (ö. 1831)-ibrahiın baba-yi vell (ö. 1847-1848)- seyyid bekir reşat
    efendi (ö. 1875) ve seyyid abdülkadir-i belhl (ö. 1923) ile devam edecektir.