1. teoman'in sebnem ferah'la duet modunda soyledigi ve iki yabanci'nin devami niteliginde oldugunu zirvaladigi en guzel hikayem isimli parcasinda gecen bir cumle.

    kulaklarım patlıyor sessizliğinden
    yorgunluğundan
    ölüyorum
    sinekler yapışıyor vücuduma
    gitmiyorlar
    yayılıyor kanları
    vurduğumda
    denizi araladım geçtim
    bir aşktan
    attım kum torbalarımı
    döktüm yaprakları
    ama uzandın tenime
    hissettim
    terim aktı parmak aralarından
    bazen , ne yaparsan yap olmuyor
    kanım hızlanıyor bazen
    damarlarımda
    kan çanakları aynada
    levham boynumda
    bir yapbozu tamamlarken
    bakıyorum
    büyük parçan eksik
    kalbin olduğu
    bazen bir vücudu sarıyorum
    banıp parmağımı
    tadına bakıp
    gözümü sevmeye karartıp
    yapamıyorum
    bazen ne yaparsan yap olmuyor
    bazen...

    acı bir tat kalıyor
    ağzımda
    bazen yutup
    unutup
    bazen tükürüyorum
    bazen ayılıp
    uyanıp bir nefesle yanımda
    adı yok
    sırtı var bana dönük
    bükük
    soğuğa çeviriyorum suyu
    ağlıyorum
    bakıp içine
    ayılamayıp anlayamıyorum
    bazen..

    derimin altında
    başarılı ayrılık notları
    yazılmış , çöpe atılmış
    intihar mektupları
    vuruyorum sokaklara bedenimi
    hayallere
    hayatımı yine omuzlarıma
    acımı alsınlar diye sığınıp
    kurtaracak kadınlara
    15 dakkamı
    bazen..

    bitti
    zor oldu ama bitti
    yapamadım benim
    başka bir kalbi
    bedenin zayıftı, kalbin güçlüydü
    belki
    haritası ama çok
    silikti
    sert bir şeydi iliklerimde
    aşk
    dayandım , ittim
    sığmadı , kanırmadı girmedi
    ama
    sıktım pis kanı
    akıttım yaramdan
    iyileştirmeye yaladım
    geçmişti
    sanki
    soktum neşteri göğsüme
    inanmaya halim kalmadı
    diye
    bitti
    zor oldu ama bitti
    bazen..

    korkma
    bilirim acıyı
    tedaviyi
    imkansızlığın kekremsi tadını
    dün insanlara baktım
    kendi kirli camımdan
    terkedilmişler çoktan
    yaradan
    tarafından

    ben kesilene kadar yüzdüm ama
    görünmeyince karan
    bıraktım kendimi battım
    bir taş gibi
    yanmıştı , çizilmişti ama
    sayrettim ağlayarak
    sabredip
    çok sevdiğim bir filmi
    artık yalnız senin için
    üzülüyorum
    bitti
    zor oldu ama
    bitti

    benim de zaten hiç gücüm yok
    yüzüm yok hiç
    umudum yok
    ama bil ki
    farklı bir hayaldi
    işkenceydi bazen
    bazen çok güzeldi
    ama anlıyorum sesinden
    kurtulmuşsun
    sen
    nokta konmuş bitmiş
    en güzel hikayem
  2. bana göre,
    teoman'in nadir ortaya cikardigi güzel sarkilardan birinde geçen dogruluk payi çok yüksek cümle. bazen gerçektende yetmiyor hiçbir sey. ama bazen!.. kelimeler yetse, duygular yetse, yaptiklarin ortaya güzel bir sey çikartsa, keske.
  3. tüm yaşamsal imgeler için ayrı ayrı savaşıyorum.
    her şey aynı hayati amaç için, hayati zorunluluklara biraz kenar süsü olsun diye bu çaba.
    kanıyor parmak uçlarım.
    donup kalyorum.
    ağlamayı özlüyorum anlamsız gülümsemelerde.
    tekrar tekrar ayağa kalkmaktan, ve sahte umutlarla dolu çok yaslı, biraz yaşlı bir yüz taşımaktan yorulmuş bacaklarım.
    bir çocuk parkının kirli kumlarında koşmaya hasret, hiç erimeyecek kumdan kaleler üstüne umarsızca basmaya susamış ayaklarım, başkaları bozmasın diye hayalleri.
    hayal dünyama olgun ellerin değmesinden usanmış, bir o kadar uslanmış olmanın tecrübesiyle, yine de...
    yine de hayal kurmaya ve masallara inanmaya...
    anların bedelini yıllarla ödemeye ve her acıyla yıllarca yanmaya...
    yanmanın içindeki sancılı çocukluk anlarına özlem duya duya...
    yine de yaşamaya bu çaba.
    nefes alışlara az da olsa biraz deniz, biraz tuz, biraz yosun, biraz mavi katmaya,
    bir kadeh şarabın tadında bir aşka ağlamaya...

    bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen
  4. ellerimden bulaştı yüzüme kan korkma. hem acımıyor ki hiç! zor sanırdım öldürmeyi. o kadar zor değilmiş. parmaklarını kalbine batırmak yeterli. şu kan kötü işte sadece. ılık, ıslak, yapış yapış.. korkma ama yüzümde yara yok. görünen hiç bir yerimde yok yara. elimden bulaştı onlar sadece.

    ne çok çözüm denedim ellerimden kan damlamadan önce. bunun sona kalması çaresizlikten değil. bilmemezlikten.. ölümle çareyi bir araya getirmenin ironisinden. beyin duruyor herhalde bazen. görmüyorsun gözünün önünde duran imkanı.

    arafta asılı kalmış bir sarkaç gibi gidip geliyorsun sadece bazen. gittiğini sanıyorsun. ilerlediğini, büyüdüğünü. oysa sadece...

    dört bir yandaki bütün sınırları kaldırabildiğini, kendinden yeni bir sen yarattığını sanıyorsun bazen. bazen gerçekten o sınırları aşıyorsun da. ama olmuyor işte.

    duvarlar örüyorsun bazen kendine. hiç penceresi olmayan, ses geçirmeyen.

    bazen de içini öldürüyorsun böyle. ama öyle işin kolayına kaçmadan.. içindeki çocuğu öldürmek değil bu. basbayağı içini öldürüyorsun. ellerinden kan damlıyor. korkma diyorsun, korkma yüzümde bir şey yok.

    yine de:
    bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen
  5. işte yine olmadı.senin ardından yatağı senin gibi yapmaya çalışıyorum ama hep bir ucu dışarıda kalıyor çarşafın, yorgan buruşuk kalıyor, yastıklar senin ellerinle yaptığın gibi havalı durmuyor, örtünün zaten başı sonu dağılmış, olmuyor , o kadar uğraşıyorum düzelmiyor o yatak bir türlü.

    demlediğin çaylara çok uzak poşet çayın tadı. yumurtalarım yeterince pişmiyor, kuş sütü eksik masalarımızdan geriye sevgin eksik döküntüler kaldı şimdi. özeniyorum kahvaltı hazırlayayım diye ama olmuyor işte. reçeller tatsız, peynir tuzsuz.

    seni aklımdan çıkarmak için , hele de geceleri, bilgisayar oynamaya başladım, ama olmuyor işte, her geçtiğim bölümün ödülü gözlerin gibi. çıkmıyor aklımdan bir türlü, keşke içerde olsan ve kızsan bana , "hadi artık bırak bilgisayarı" desen, küssen, bir daha hiç oturmasam sözlüğün bile başına, ama olmuyor işte. bazen elimde değil değiştirebilmek bir şeyleri.

    dünyanın en güzel şiirini yazsam sana, bir şey değişir mi?
    bütün çiçeklerini toplasam (gülmeyin ulan)
    yollarına sersem, sen basmazsın gerçi çiçeklere, ve hatta kızarsın belki yazık değil mi onca çiçeğe, çiçek dalında güzeldir dersin ya hep hani. ama her buluşmamızda da beklersin belki elimde çiçek olsun diye. çelişmek başlı başına insan olmanın sebebi zaten.

    zaman makinesi mesela..
    ama biliyorum ki bir şey değişmeyecek çünkü bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen

    o zaman alışmalıyım sensiz yaşamaya, ama bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen. peki bu nasıl bir döngü, kendi çarkı çevirdiği için peynire yetişemeyen fare misali. o zaman yeniden başlamalı hayata. bir beyin yıkama istasyonu bulmalı, iç dış yıkattırmalı beynin her yerini.

    peki o zaman yaşadığımız güzel zamanlardan silinmez mi? zaman herşeyin ilacıdır, daha önce de söylemiştim yan etkileri oldukça kuvvetli olan.

    zaman her şeyi sanata dönüştüren *, ne yaparsam yapayım olmuyor bazen. olmasın.
  6. bazen; işte böyle, yalnızım. hayır, kendime acıdığım falan yok. hepsi benim seçimimdi. gerçekten sevmeyenin ardından gitmemek ve gerçekten sevemediğimi ardımda bırakmak. görüyorsun ki, biz büyüdükçe, o kadar çok şey değişti ki; sevgimizi bile düşünerek, hesaplayarak, tartarak harcar olduk. ve bu sevgi, bir türlü gideceği yolu bulamadı. ara sokaklarda yolu uzatıp durdu. sonunda da işte böyle; gece çift mesai yapmış fahişe gibi, sokağın ortasında yığıldı kaldı.

    şimdi; birlikte, voltran misali yalnızlığımızı, sevgimizi ve gücümüzü birleştirelim diyorum. hani ikimiz de yorgunuz ya; belki uyumadan önce birbirimizin sırtını çiğneriz, ben sana sebzeli güveç yaparım, sen gelirken ekmek alırsın falan. o kadar yalın oluruz ki birbirimize karşı, tuvalete girdiğimizde kapıyı bile kapatmayız mesela. kimse bizi incitemez. kimse saldıramaz yüreğimize. çünkü artık sen ve ben varız.

    haklısın; en fazla bir kaç hafta sürer böyle. incitilmiş iki insanın bir olması, intihar gibi bir şey olmalı. görüyorsun işte; bazen, ne yaparsan yap, olmuyor...bazen.
  7. bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen
    ne uyuyabiliyorsun
    ne de uyanık kalabiliyorsun
    ne acıkabiliyorsun bir şeylere
    ne de doyabiliyorsun elindekiyle
    ne sevebiliyorsun adam gibi
    ne de izin veriyorsun ki sevsinler seni
    ne hatırlayabiliyorsun unuttuğunu
    ne unutabiliyorsun hatırladığını
    ne gidebiliyorsun buralardan
    ne kalabiliyorsun gittiğin yerde
    ne konuşabiliyorsun ne susabiliyorsun
    ne köy oluyorsun ne kasaba oluyorsun
    ama allah var çabalıyorsun
    bir sike yaramıyor biliyorsun
    boşver,
    bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen

bazen ne yaparsan yap olmuyor bazen hakkında bilgi verin