şükela:  tümü | bugün
  • bazı insanlar hakkında konuşulduğunu duyarsınız: "özgür iyi adam ya" "cansu mu? çok iyi kızdır" falan gibi. hiç düşündünüz mü neden ortalama insanın iyilik çizgisinden daha "iyi"dir bu kişiler? ben de sağda solda "iyi" falan diye konuşulan bi tip olarak yazıyorum buraya o zaman.

    700
    1000
    200
    200
    100
    200
    600
    2000

    =5000

    bunlar hatırladığım kadarıyla benden son bir yılda alınan ayrı ayrı "borç"lar. hiçbirisi geri ödenmedi. ben de hiç hatırlatmadım. bu son bir yıldır ortalama geliri 2300 civarı olan birisiyim. hayatımda hiç bankadan kredi almadım. son on yıldır da acil bir sağlık olayı yüzünden alıp bir ay içinde geri ödediğim 300 dışında kimseden borç almadım. ama benden hep alırlar. tanıdığım herkes ilk bana gelir. sonra da unuturlar... hiç hatırlatmam. çünkü ben iyiyim. hayır iyi değilim. zayıfım.

    hayalim yok. bir nesneye aşırı özenip onu almak için para biriktirmem. plan yapmam. insanlara bakarım yaşarlar bi yerlere giderler. genelde beni önemsemezler. bütün arkadaşlarım sırf "iyi" olduğum için görüşür benimle. başka bir sebepten değil.

    eğlenceli insanlar var bunun tersi. onlar da yaşıyor onların da arkadaşları var. mutsuz değiller. içlerinde bir hayat hevesi var hayata pençelerle tutunur gibi tutunuyorlar kavrıyorlar hayatı. onlar "iyi" olmak zorunda değiller işte. onlar zaten eğlenceli. borç alır ödemezler, sizinle işleri bitince umursamazlar. vefa falan yoktur onlarda. tam bir orospu çocuğu oldukları halde herkes onları seviyor. ben de seviyorum.

    bi keresinde arkadaşa "x çok iyi kız" demiştim. o da fotoğrafına baktı önce. sonra da bu özlü sözü söyledi. bazı insanların iyi olmaktan başka çaresi yok. beni de yıktı o zaman. bana da geçiyor bu söz çünkü. bu anlayış bu farkındalık baya kötü.
  • hayatında tek bir kere bile yalnızca bir insana bile bu duyguyu hissettiren orospu çocuklarınin ta hınınınına koyayımdır. onlara mecburmuş gibi hala iletişimini kesemeyenlere daha çok koyayımdır ama
  • bazen söyleyecek bir şey bulamazsınız ama duymak isteyeceğiniz çok şey olduğunu hissedersiniz, o zaman boş boş bir şeyler yazarsınız geçiştirilmesin o konu diye, böyle. öyle yerinde bir saptama işte bu mevzu bahis olan.
  • kendisi çok boktan bir durumdur, bilirim
  • nedense aklıma ilk olarak mehmet aslan geldi. artık kızının verdiği acıdan mıdır yoksa başka bir şey midir bilemem ama son derece iyi olmak zorundaymış gibi hissediyor kendini.

    irdelenmesi gereken bir mevzudur.
  • din mefhumuna sarilmalari bundandir. bilirler ki dunya cakallarla doludur ve kanunu guclunun zayifi ezmesi uzerinedir. maalesef bunu yapamazlar, dogalarina terstir, onlarin iyi olmaktan baska caresi yoktur ve bunu mantiga burumeleri gerekmektedir. iste din fenomeni burada devreye girer.

    ıslam onlarla sereflenir, onlar islam'la degil. halbuki farkinda misiniz, ne kadar da cokturlar? yalniz olmadiklarinin farkina varsalar.
  • sadece "bazi" insanlarla sinirli kalmamasi gereken durumdur. ne yani sansi oldugunda o insan kotu bir insan mi olsun? elimize azicik guc gectiginde kotuluklar mi yapalim? kotu olmak iyi bir sey midir ki ya da iyi olmak kotu bir sey midir ki "iyi olmaktan baska sansi yok" diyelim?

    ya turkce bambaska bir dil olmaya basliyor egitim seviyesi dustugu icin ya da ben turkceyi unutuyorum mantik hatasi buluyorum.. bilemedim...

    iflas edersin mesela o zaman sunu diyebiliriz "evini satmaktan baska bir sansi yok"
    yahut,
    ulkende ciddi bir olum tehdidi altindasindir "ulkeyi terketmekten baska sansi yok"
    dersin.

    iyi olmaktan baska sansi olmamak nedir ? ya da baska insanlarin kotu olmasini ayricalik, sans olarak mi degerlendiriyoruz?

    ya bazi basliklar fransizcadan cevriliyor ya da birileri iyi olmaya fransiz..
  • zaten uyku problemi yaşayan beni en az bir kaç saat daha uyanık tutacak tespit. iyi insan olma durumunun tamamen doğuştan geldiğine inanıyorum. bazı şeyler yaradılış meselesi. iyi insan genelde huzur arar, vicdanlıdır, kronik depresyonu vardır, farkındalığı artar sürekli saçma sapan şeyler gözlemler dışarda ve kendini ait hissedemez bir noktaya. öyle zamanlar yaşıyorum ki bazen, eğer hayat a noktasından başlayıp b'de biten düz bir çizgiyse, bir an önce varmak istiyorum sona. zaten mutlu değilsindir, kırık dökük bir hikayen olur. ama sağlam dostlukların da vardır şanslıysan. benim var mı? evet abi var. en azından bu dünyada mümkün olabilen ölçüde sağlam temelli arkadaşlıklarım var. ama aşk temelli konularda hep iyiliğinden kaybedersin. ne kadar güzel ya da yakışıklı olduğunun bir önemi yok burda. mutlu olamazsın.

    çok üstüne düşündüm bu konunun. tekrardan amerika'yı keşfetmenin bir anlamı yok diyip iyilik ideasını geliştiren, savunan, üstüne tartışmalara giren filozofları okudum. daha sonra da olaya bir kontrast getirelim diyip tersi düşüncedeki düşünürleri de araştırdım. kafam allak bullak oldu. dini kitaplarda da göz gezdirdim, sonuç olarak daha da karıştı düşüncelerim. hayata geliş amacımı sorguladım, üstüne düşündüm, eşle dostla tartıştım... yok, bir kanıya varamadım. açıkçası iyilik yap denize at düşüncesi artık yormaya başladı beni. bir insan hiç mi mutlu olamaz birader? salak değilim, tüm hatalarımdan bir tecrübeyle ayrıldım ama bu kadar birikim yeter bu genç yaşımda. üzüntüden, stresten abuk subuk hastalıklar da bulur insanı hep biliyorum.

    değişip kötü olayım, insanları kullanıp çekeyim gideyim dedim ama yok yapamıyorum. içimde yok işte ne yapsam olmuyor. kötülük yapamıyorum. mutlaka insanları üzdüm, kimse melek değil ama bilinçli bir şekilde başkalarını kırıp kötü hissettiremiyorum. eskiden hayallerim vardı, büyük adam olmak istiyordum. artık o da kalmadı. bir an önce şu üniversite bitsin de kurtulayım derdindeyim. istediğim şeyler var; mesela kendimi tamamen müziğe verip bir yerlerde ufak çaplı konserler vermek istiyorum, istediğim motosikleti alıp avrupa'yı gezmek istiyorum, sevdiğim bir kız arkadaşım olsun, onunla ortak anılarımız, maceralarımız olsun istiyorum. ama yok olmuyor. müzik desen zaman bulursan çalış gitara. sürekli ezberci eğitimden gelen kol gibi sınavlar, aralıksız süren bitirme projesi muhabbetleri bitmiyor. motosiklet davası ayrı bir hikaye zaten. klasik baba reddi yiyorsun direk. neymiş çok tehlikeliymiş, ölürmüşsün falan filan. istanbul'da hayatta kalmaya çalışıyorum farkında mısın demek istiyorum ama kimsenin umursadığı yok. öyle bir şehir ki burası çok saçma bir sebepten ölebilirsin yani. kız arkadaş geyiği zaten apayrı bir entrinin konusu.

    ne diye böyle bir başlık açtın be kardeşim yani gecenin bu saatinde içimizi kustuk buraya. ama iyi olmak, en azından iyi insan olmaya çalışmakta hiç bir utanç yok. bu kadar antik dönem filozofu yanılıyor olamaz -en azından okuduğum kadarıyla. daha iyi bir hayat yaşayıp vicdanım rahatsız olacağına, yatağa kafamı koyduğumda kimseyi aldatmamış olmayı bilmek çok daha kazançlı geliyor bana.
  • bunun farkında olmak güzel şeydir. ha zayıflıktan iyi olup bunun farkında olmadan iyiliği ile gurur duyan dangalaklar için ise nietzsche abimizin güzel bir vecizi vardır:
    ne çok gülmüşümdür keskin pençeleri olmadığı için kendini iyi zanneden zayıflara.
  • eski müdürümün bir sözünü hatırlatmıştır. iş ortamında söylediği için ilaç gibi gelmişti:
    "iyiyse cennete gitsin"