şükela:  tümü | bugün
  • http://www.bbc.com/…urkce/haberler-turkiye-42159049

    bbc'nin çocuk programı blue peter'ın 1975 tarihli yayınıdır.

    izleyip şehrin geldiği hali düşünerek ağlamak için birebir.

    ayrıca, türkiye'den bahsedildiğinde akla dinci arap tipin gelmediği, ülkeyi tanıtmak için "türkiye müslüman bir ülke" diye özellikle belirtilmesi gerektiği yıllar.

    bbc arşivlerindeki türkiye programlarını takip için:
    http://www.bbc.com/…urkce/haberler-turkiye-41935213
  • ingiliz işte bir ucundan fitne sokmasa rahatlamaz, muhtemelen o günlerdeki cami etrafındaki adak kurbanı için kesilen koyunları göstererek, bunlar eyüp sultan'ın hatırasına yani, ona ithafen kesiliyor diye anlatıyor, oysa etrafındaki herhangi birisine tercümanı aracılığı ile sorsaydı, niye kesildiğini, kim için kesildiğini anlatırdı. bunu bilerek yaptıklarını düşünüyorum bu yüzden. vehabiliği kuran, içinden arabistanlı lawrance gibi bir casusu çıkarmış millet için, küçük bir fitne. bak hele bak, tavuklar da adak kurbanı olarak kesilirmiş. baştan aşağıya soytarılık başka bir şey değil.
  • çocuklar için hazırlanmış bir belgeselde bile fitne görmek, arabistanlı lawrence'ı hatırlamak..

    bir millet delirdi arkadaş.
  • tanım: içeriği izlemeden ahkam kesmek. asıl tam da çocuklar için boş zihinleri etkilemek için hazırlanmış bir fitne. eğer çocuk, türkiye hakkında önceden herhangi bir bilgisi yoksa ki her yerde develer varmış geyiğinden, bir çok avrupalı'nın istanbul'dan bir haber olduğunu biliyoruz, çok da güzel algılarla oynamadır. üstelik bu uluslararası bir kanalda gösterilen belgesel yani bunu kanadalısı, hindusu, endonezyalısı, amerikalısı da izlyor. islam'da birisi için kurban kesme yoktur. adak kurbanın da niyeti bellidir. tavuk zaten ne kurban olur ne de adak kurbanı..

    eğer bu çocuk, ileride türkiye ile alakalı, müslümanlıkla veya istanbul'a alakalı bir konu, belgesel, kitap okuyup-izlemediği sürece tıpkı türkler develere biniyormuş, camels everywhere geyiği gibi bir mit olarak zihinlerinde kalacak. milletler, bu şekilde önyargılara yem ediliyor. küçük küçük besliyorsun önyargıları, sonra bir bakmışsın, kartopu gibi büyüyor. işte buna tam olarak oryantalist bakış açısı diyoruz. bunu izleyen bir ingiliz, ya da ingiliz olması da gerekmez, bu tür programlar uluslararası yayınlanıyor zaten 1975'te dünya'da kaç kanal uluslararası yayın yapıyor ? bu kadar çocuk yanlış bilgilendiriliyor ve sen de bundan iyi niyet arıyorsan arkadaşım, gerçekten ya safsın ya britanya hayranısın ya da klasik tabir ile britanya'nın köpeğisin. make your choice.