şükela:  tümü | bugün
  • ya da bear nehri muharebesi veya boa ogoi katliamı (ingilizce bear river massacre, battle of bear river, massacre at boa ogoi, cache valley massacre), 19. yüzyılın sonlarında kızılderili savaşları sırasında 29 ocak 1863 tarihinde abd ordusundan albay patrick edward connor komutasındaki kaliforniya gönüllüleri tarafından günümüzdeki ıdaho'ya denk gelen washington territory'nin güneydoğusunda bear nehri ile beaver creek (sonradan adı battle creek olarak değiştirilmiştir) dereleri civarında toplanan bear hunter (wirasuap) önderliğindeki kuzeybatı şoşonilerine karşı yapılan katliam. katliam sit alanı günümüzde franklin county'deki preston'da bulunmaktadır.

    şoşonilerin merkezî numi dillerine giren kendi dillerinde seuhubeogoi (söğüt vadisi) dediği cache vadisi, kuzeybatı şoşonilerinin geleneksel toprakları ve avlaklarıdır. burada ot tohumu ile üzümsü-böğürtlensi meyveleri toplayan şoşoniler, marmot ve gelengi gibi yer sincaplarını, geyik, sığın ve bizon gibi iri memelileri ve derelerde de alabalık gibi balıkları avlarlardı. bu dağ vadisi jim bridger ve jedediah smith gibi kürk tuzakçısı avcıları bölgeye çekmiştir. ingilizcede cache vadisi denmesinin sebebi burada bolca bulunan marmot ve gelengi gibi kürk hayvanlarının yiyeceklerini saklama alışkanlığına benzer biçimde kürk avcılarının kürklerini depolayıp sakladıkları alan olduğundan dolayıdır.

    kürk avcıları yeni buldukları bu yöreyi mormonlardan brigham young'a tavsiye etmiştir. young da tavsiye edilen yere değil de salt lake valley vadisine mormon öncülerini yönlendirmiştir. uzun zaman içerisinde mormon yerleşimciler cache vadisine taşınmışlardır. 31 temmuz 1847 gibi erken bir tarihte şoşoni delegasyonundan 20 adam kuzey utah'daki kendi toprakları için mormonlarla görüşme yaparlar.

    göçmenlerin şoşonilerde açlığa sebep olması
    kaliforniya ile oregon güzergâhının açılması ile birlikte 1847 yılında salt lake city'nin kurulması, şoşoniler ile batıya doğru ilerliyen beyaz göçmen yerleşimciler arasında düzenli teması sağlamıştır. 1856'da avrupalı-amerikalıların cache vadisindeki ilk kalıcı yerleşim ve çiftlikleri wellsville'den başlayarak yavaş yavaş kuzey doğru kaymıştır. brigham young mormon yerleşimcileri çevreleyen abd kızılderilileri ile dostane ilişkiler kurulması gerektiği yönünde bir politika izlemiştir. kendisi "onlarla savaşmak yerine onları beslemek gerek" biçiminde bir çağrı yapmıştır mormonlara.

    onun bu çağrısı ve izlediği yardımsever politikaya rağmen mormon yerleşimciler verimli arazilere yerleşerek şoşonileri yüksek gıda kaynaklı bu bölgelerin dışına itmeye başlamışlardır. utah territory'nin hükûmet adına görev yapan genel bilirkişisi david ıı. burr 1859 yılındaki raporunda yerel şoşoni kızılderililerinin mormon yerleşimcilerden şikayetçi olduklarını ve temel gıda kaynaklarının göçmen mormonlarca kullanıldığını kaydetmiştir. buna ek olarak, avcılık ve toplayıcılık yapan yerleşimcilerin batı göç güzergâhında seyahat etmeleri sonucu şoşonilerin durumu hakkında da bilgi edinilmiştir. 1859 gibi erken bir tarihte kızılderili işleri bürosu'nun utah territory temsilcisi (superintendent) jacob forney raporlarında açıkça "kızılderililerin beyaz yerleşimcilerin gelişiyle birlikte fakirleştiklerini" yazmıştır. kendisi şoşoniler için gerekli olan temel gıda kaynaklarının korunması için cache vadisinde onlar için kızılderili rezervasyonu kurulmasını önerir. fakat, abd içişleri bakanlığı onun bu önerisini dikkate almaz. umutsuzluk ve açlığın getirdiği çaresizlikle şoşoniler, intikam olarak değil yalnızca hayatta kalmak için, beyazların çiftliklerine ve sığır yetiştirme alanlarına saldırırlar.

    `1862 ilkbaharında kızılderili işleri bürosu'nun utah territory temsilcisi` (superintendent) james duane doty cache vadisinde dört gün geçirir ve raporunu yazar: kızılderililerin çoğu aç ve sefil durumdadırlar. seleflerim tarafından onlara yiyecek ve giyecek yardımı yapılmamıştır ... kızılderililerin yaşamlarını sürdürebilmek için tek çareleri posta istasyonlarını soymak olmuştur. doty çeşitli gıda malzemeleri satın alarak kızılderililere dağıtır ve şoşonilere dilenci durumunda kalmak yerine çoban olup kendi sürülerine sahip olup onları gütmelerini önerir.

    28 temmuz 1862 tarihinde john white tarafından montana'nın güneybatısındaki dağlarda grasshopper creek yöresinde altın keşfedilir. bunun duyulması üzerine altın arayıcılar cache vadisinin ortasını altın güzergâhı olarak kullanıp buradaki madencilik kampına ve salt lake city'ye yerleşirler. bölgedeki gıda ve ticari malların kaynağına yakın olurlar[.

    iç savaşın patlak vermesi
    1861 yılında amerikan iç savaşı başladığında, başkan abraham lincoln birliğe son zamanlarda katılan kaliforniya eyaletinin birliğin geri kalanından bağlarının kopacağından endişeliydi. lincoln kaliforniya halkından birkaç alay kurulmasını ve bu gönüllülerin posta güzergâhları ile batı abd haberleşme hatlarını korumalarını emreder. ne lincoln ne de amerika birleşik devletleri savaş bakanlığı hiçbiri birliğe sadık kalması konusunda liderleri young'ın telgraf ve taahhüdüne rağmen mormonlara güvenmemişlerdir. zira, mormonların sicili iyi değildir ve askeri planlamacıların hafızalrında utah savaşı ile mountain meadows katliamı hâlâ tazedir. onların endişeleri mormon gönüllü milislerinin federal hükûmetin emri altına girmeyip yalnızca liderleri young'a itaat edebilecekleri yönündedir.

    albay patrick edward connor overland posta güzergâhını korumak ve bölge barışını idame ettirmek üzere kaliforniya gönüllüleri 3. piyade alayını utah'a taşır. alay utah'a gelince birimleri için birincil karargâh olarak fort douglas (utah üniversitesi'nin günümüzdeki yerleşimine bitişik) kalesini kurar. bu kale, salt lake city şehrinin aşağısında olup mormon tapınağı da görüş alanı içindedir.

    vadideki beyazlarla çatışmalar
    1862 yaz ve sonbahar aylarındaki çeşitli olaylar sonucu şoşoni reisi bear hunter ile albay connor arasında savaş patlak verir. bu, mississippi nehrinin batısındaki bütün abd topraklarında avrupalı-amerikalı yerleşimcilerle kızılderililer arasındaki en geniş mücadeledir. abd iç savaşı sırasında bütün gözler doğu eyaletlerine çevrilmişti. washington ile utah eyaletleri arasındaki kötü tanımlanmış sınır bölgesinde cereyan etmiştir. olayların yönetim merkezlerine uzaklığı 1000 milden fazla olduğu için raporları entegre etmek zordu. örnek olarak, ıdaho'daki franklin sakinleri yıllardır çatışma alanının utah territory'nin bir parçası olduğuna inanıyordu. franklin sakinleri temsilciler seçerek utah territorial legislature'ye göndermişler ve 1872'ye kadar cache county, utah siyasetinin bir parçası olmuşlardır. fakat, bir tapu kadostro ölçüm ekibi alanı ıdaho topraklarına katmışlardır.

    pugweenee
    summit creek (şimdiki smithfield) sakinlerinden biri atlarında eksilme görür ve summit creek yakınlarında balık avlayan tek gözlü bir şoşoni gencini atlarını çalmakla suçlar. summit creek'in ilk yerleşimcilerinden olan robert thornley adlı bir ingiliz göçmeni şoşoni gencini savunur ve mahkemede onun lehine ifade verir. buna rağmen, mahkeme jürisi kızılderiliyi suçlu bulur ve at çalanlara uygulanan asılarak idam cezasını infaz ederler. yerel gazeteler tek gözlü olduğu belirtilen şoşoni gencinin adını pugweenee biçiminde kaydetmiştir. bu genç yerel şoşoni reisinin oğludur. beyazlarca asılmasına misillime olarak şoşoniler birkaç gün içinde merrill ailesinden bir grup genç moron erkeğini kanyonda odun topladıkları sırada öldürürler.

    derede balık avlarken at çalmakla suçlanan kızılderilinin adı beyazlar tarafından pugweenee olarak kaydedilmiştir ve esasen bu ad şoşonicede «balık» anlamına gelen kelimeden köken alır.

    fort hall yakınlarındaki katliam
    1859 yazında, michigan'dan yola çıkan ve yaklaşık 19 kişiden oluşan bir yerleşimci kafilesi oregon trail güzergâhında fort hall yakınlarında iken geceleyin yerel şoşoniler tarafından saldırıya uğrarlar. kafiledeki yerleşimcilerin birkaçı açılan ateş sonucu öldürülür. sağ kurtulanlar portneuf nehri boyunca uzanan hasır otu ve söğüt ağacı ile kaplı alana sığınırlar. üç gün sonra, fort walla walla'dan teğmen livingston önderliğindeki ağır süvari ile kurtulan yerleşimciler bir araya gelir. livingston "vahşice bir saldırı" dediği olayı araştırır ve belgeler.

    reuben van ornum ve providence muharebesi
    9 eylül 1860 günü, elijah otter liderliğindeki göçmenler oregon trail güzergâhında muhtemelen bannock ve boise şoşonileri tarafından saldırıya uğrarlar. kızılderililer neredeyse kafiledeki herkesi öldürüp sığırlarını da sürüp götürmüşlerdir. alexis van ornum ve ailesi ile yaklaşık on kişi yakındaki çalılara saklanırlar, yerleri keşfedilince öldürülürler. cesetleri yüzbaşı frederick tracy dent komutasındanki abd ordusuna bağlı askerler tarafından bulunur. teğmen marcus a. reno van ornum'lardan altısının cesediyle gelir. kurtulanlardan alınan bilgiye göre van ornum'ların dört çocuğu saldırganlar tarafından tutsak alınmıştır. owyhee county, ıdaho'da sinker creek butte yakınlarında olan bu saldırı mahali otter (ya da utter) massacre site olarak bilinir.
    bu saldırının doğrudan bir sonucu olarak, ordu göçmenlerin izlediği güzergâhta günümüzdeki boise, ıdaho yakınlarında bir askeri kale kurmuştur. albay george wright bir askeri karakol kurmak için 150.000 $ istemiştir.

    alexis'in erkek kardeşi zachias van ornum, oregon trail güzergâhında kaybolan yeğeni reuben'in yaşlarında beyaz bir çocuğun kuzeybatı şoşonilerinden bir grup tarafından tutsak edildiğini ve muhtemelen cache vadisinde olduğunu bir akrabasından duymuştur. arkadaşlarından küçük bir grubu yanına alarak salt lake city'ye giden van ornum bölge hükûmetinden bazı yardımlar almak için gider[36]. orada fort douglas kalesinde albay connor'u ziyaret eder ve ondan yeğenini kurtarabilmek için yardım ister. albay connor isteğini kabul eder ve edward mcgarry komutasındaki bir süvari müfrezesini cache vadisine göndererek providence kasabasındaki van ornum ile buluşmalarını söyler.

    van ornum, chief bear hunter önderliğindeki bir grup şoşoni savaşçısının yerlerini öğrenir. van ornum ve mcgarry'nin adamları bu şoşonileri takip eder ve şoşoniler de providence kanyonu'na çekilirler. mcgarry adamlarına emir vererek ateş başlar başlamaz gördüğünüz her kızılderiliyi öldürün der ve kızılderililer ateşe başlarlar. savunulabilir konumdaki kanyonu iyi bilen şoşoni kıızlderilileri ile abd ordusu arasındaki providence muharebesi yaklaşık iki saat sürmüştür. sonunda, chief bear hunter bayırı tırmanıp ateşkes bayrağını sallandırarak teslim olma sinyali verir.

    chief bear hunter yaklaşık 20 kadar adamıyla birlikte tutsak edilir ve askerlerin providence yakınlarındaki kampına götürülür. burada yapılan sorguda bear hunter'a beyaz çocuk sorulur ve çocuğu birkaç gün önce kovdum cevabını verir. mcgarry bear hunter'a beyaz çocuğu geri getirmeleri için halkına söylemesini söyler ve hunter ile dört savaşçıyı rehine alarak diğerlerini serbest bırakır. ertesi gün öğlene doğru bir şoşoni reuben van ornum'un tariflerine uyan bir beyaz çocukla geri döner. zachias van ornum bu beyaz çocuğun yeğeni olduğunu iddia eder ve himayesine alır, sonra da oregon'a dönmek için kalkar.

    fakat çocuğu getiren şoşoni bu çocuğun şoşoni reisi washakie'nin kız kardeşi ile bir fransız kürk tuzakçısının oğlu olduğunu söyleyerek elinden alınmasına itiraz eder. van ornum ile genç çocuk federal birliklerin soluna geçer, mcgarry de albay connor'a adamlarda ve atlarda herhangi bir kayıp ya da çizik olmadan çocuğu kurtardığını rapor eder. bear hunter cache vadisindeki yerleşimcilere şikayet ederek, askerlere karşı kendilerine yardım etmeleri gerektiğini savunmuştur. bear hunter ile yapılan çatışmadan sonra, kabilesinden bazı savaşçılar ile cache vadisinden 70 kadar beyaz milis gücü bir araya gelir, yerleşimciler bir tür tazminat olarak kızılderililere liderlerinin tavsiye ettiği en iyi ve en ucuz politika gereği iki inek ve biraz da un bağışlarlar.

    bear nehri geçişi
    4 aralık 1862 tarihinde, connor, cache vadisindeki başka bir sefere mcgarry'yi göndererek şoşonilerin elindeki bazı çalıntı çiftlik hayvanlarının kurtarılmasını ister. şoşoniler kampı terk edip ordu birliklerinin önünden kaçmış ve bear nehri geçişinde feribotun halatlarını kesmişlerdir. nehrin karşında kalan mcgarry ve adamları feribotsuz nehri geçebilmek için atlarını geride bırakmak zorunda kalmışlardır. hırsızlıkla ilgisi olmayan dört şoşoni savaşçı askerlerce yakalanıp fidye için rehin alınmışlardır. mcgarry çalınan çiftlik hayvanlarının ertesi gün öğle vaktine kadar getirilip teslim edilmez ise rehin alının bu dört şoşoni savaşçısının kurşuna dizileceğini söyler. şoşoni reisleri kabilelerini cache vadisinin kuzeyine taşırlar. askerlerin verdiği sürenin dolmasından sonra bir idam mangası rehin alınan dört şoşoni tutsağı kurşuna dizerek infaz edip cesetlerini bear nehri sularına atmışlardır. dönemindeki deseret news adlı salt lake city gazetesinin başyazısında bunun şoşonilerle yürütülmeye çalışılan iyi ilişkileri daha da kötüleştirebileceği yönündeki endişeler dile getirilmiştir.

    montana trail güzergâhında olay
    montana trail kargo-çekme operatörü a. h. conover, montana'daki madencilik kampı ile salt lake city arasında bir yerde şoşoni savaşçılarının saldırısına uğrar ve kendisine eşlik eden adamlarından george clayton ile henry bean öldürülür. conover, salt lake city'ye varınca, şoşonilerin binbaşı mcgarry ve adamlarınca kurşuna dizilerek idam edilen dört şoşoni savaşçısının intikamını almaya kararlı olduklarını rapor eder. ayrıca, şoşonilerin bear nehrinin kuzey kıyısında toplanıp her beyaz adamın intikam için öldürülmesini düşündüklerini de söyler.

    montana trail güzergâhında saldırı
    connor'ın seferinin son katalizörü montana trail güzergâhında sekiz kişilik bir madenci grubunun şoşonilerce saldırıya uğraması olmuştur. saldırı mahali franklin'in kuzeyindeki şoşoni kış kampına iki mil uzaklıkta bulunmaktadır. madenciler bear nehrinin batı kıyılarında derin suları geçemezler ve yollarını kaybederler. üç adam yüzerek richmond'a ulaşmayı ve oradan erzak ile yerleşimcilerden bir kılavuz almak isterler. giden madenciler richmond'dan dönmeden önce kalan diğer beş madenci şoşonilerin saldırına uğrar. walla walla kasabasından john henry smith'i ve atların bazılarını öldürürler. richmond'da gidenler döndüğünde smith'in cesedini bulurlar ve richmond şehir mezarlığına defnederler.

    hayatta kalan madenciler salt lake city'ye ulaşır. william bevins başyargıç john f. kinney huzurunda ifade verir ve smith'in cinayetini açıklayan bir tutanağa imza atar. ayrıca, smith'ten üç gün önce de on madencinin yolda öldürüldüğünü rapor eder. yargıç kinney şoşoni reisleri bear hunter, sanpitch ve sagwitch hakkında tutuklama emri çıkarır ve albay connor'dan adı geçen kızılderililerin tutuklanabilmesi için bir askeri kuvvet talep eder.

    bu raporlar ve tutuklama emri karşısında connor şoşonilere karşı bir sefer hazırlığına başlar ve durumu amerika birleşik devletleri savaş bakanlığına bildirir:

    "ı have the honor to report to you that from information received from various sources of the encampment of a large body of ındians on the bear river, 140 miles north of this point, who had murdered several miners, during the winter, passing to and from the settlements in this valley to the bear river mines east of the rocky mountains. and being satisfied that they were part of the same band who had been murdering emigrants on the overland mail route for the last 15 years, and the principal actors and leaders in the horrid massacre of the past summer. ı determined, although the season was unfavorable to military expedition in consequence of cold weather and deep snow, to chastise them if possible."

    cache vadisinde askeri harekat
    utah'taki camp douglas kalesinde konuşlanan askerler birçok yönden kavgacı olarak nam salmışlardır. askerlerin disiplin sorunlarının yanı sıra, maaşlarının 30.000 dolardan fazlasının kesinti yapılarak doğu eyaletlerine deniz yoluyla ulaştırılması karşısında huzursuzlanan kaliforniya gönüllülerinin çoğu tarafından ortak bir dilekçe ile küçük bir "isyan" hareketi de çıkmıştı. bu istek savaş bakanlığı tarafından reddedilmiştir.

    1863 ocak ayı boyunca, fort douglas kalesindeki askerler kuzeye şoşonilere yönelik bir sefer için hazırlanmışlardır. connor geldiğinde şoşonilere sürpriz bir baskın saldırı yapmak üzere bu sefer hazırlıklarını büyük bir gizlilikle yürütmüştür. bu sürpriz baskını yapabilmek için, periyodik olarak cache vadisinde bir araya gelmek üzere birliklerini kendi komutasında iki ayrı müfreze olarak ayırmıştır.

    isa mesih'in son zaman azizler kilisesi resmi tarhi dergisinde (journal history of the lds church) george a. smith şunları yazmıştır:

    "ıt is said that col. connor is determined to exterminate the ındians who have been killing the emigrants on the route to the gold mines in washington territory. small detachments have been leaving for the north for several days. ıf the present expedition copies the doings of the other that preceded it, it will result in catching some friendly ındians, murdering them, and letting the guilty scamps remain undisturbed in their mountain haunts."
    diğer taraftan, salt lake city şehrindeki deseret news adlı gazetede yer alan bir başyazıda şöyle denmektedir:

    "...with ordinary good luck, the volunteers will 'wipe them out.' we wish this community rid of all such parties, and if col. connor be successful in reaching that bastard class of humans who play with the lives of the peaceable and law abiding citizens in this way, we shall be pleased to acknowledge our obligations."
    22 ocak 1863 günü[53] fort douglas kalesinden ayrılan ilk grup kaliforniya gönüllüleri 3. piyade alayının k kampanyasından seçilerek yüzbaşı samuel w. hoyt komutasına verilen kırk adamdır ve bunlar 15 yük arabası ve iki dağ obüsü (mountain howitzer, mountain gun) ile 80 asker eşliğinde hareket etmişlerdir.

    25 ocak 1863 günü fort douglas kalesinden ayrılan ikinci grup bizzat albay connor'ın komutasındaki 220 süvaridir ve onun yardımcıları kaliforniya gönüllüleri 2. piyade alayının a, h, k ve m kampanyalarından seçilen elli adamdır. bu sefer için özel siparişler de vardır. connor'ın emriyle her askere 40 tüfek ve 30 tabanca mermisi verilmiştir. bu kampanyada askerlere toplam 16.000 mermi dağıtılmıştır. buna ek olarak, 200 kadar da obüs top mermisi sağlanmıştır. sürpriz baskın olması için aldatma taktiği olarak süvarilerin gün boyu hareketi sürdüğü gibi gece de devam etmiştir. albay connor refakatçi olarak da eski ordu mareşali ve mormon izcisi olan orrin porter rockwell'i almıştır yanına.

    28 ocak akşamı yüzbaşı hoyt komutasındaki piyade birliği franklin kasabası yakınlarına ulaşır. piyadeler kasabada yerleşimcilerden erzak almaya çalışan üç şoşoni görürler. bu şoşoniler üç çuvalda dokuz bushel (1 u.s. bushel = 2150.42 inç küp) buğday almışlardır. şoşonilere yardımcı olan yerleşimci william hull şöyle der:

    "we had two of the three horses loaded, having put three bushels on each horse...when ı looked up and saw the soldiers approaching from the south. ı said to the ındian boys, 'here comes the toquashes (shoshone for u.s. soldiers) maybe, you will all be killed. they answered 'maybe the toquashes will be killed too,' but not waiting for the third horse to be loaded, they quickly jumped upon their horses and led the three horses away, disappearing in the distance."
    şoşoniler tarafından alınıp taşınan bu çuvallar ertesi gün kaliforniya gönüllüleri 3. piyade alayı tarafından bulunmuştur.

    albay connor o akşam hoyt ile bir araya gelir ve gece 1:00 sıralarında sürpriz baskın kararlaştırılır. fakat, yerel yerleşimcileri izci olarak almak gerektiğinden 3:00 'e kadar baklemek zorunda kalınmıştır.

    bu harekatın yapıldığı zaman cache vadisindeki yılın en soğuk dönemine denk getirilmiştir. yerel yerleşimcilere göre utah'ın kuzeyinde bile bu dönemde en soğuk mevsim yaşanır. saldırının yapılacağı 29 ocak sabahı hava sıcaklığı -30 °c dir. bazı askerler donma ve diğer soğuk hava sorunlarıyla karşılaştığı için yalnızca kaliforniya gönüllüleri 3. piyade alayının yaklaşık 2/3 'ü harekata katılmış, diğerleri fort douglas kalesinde kalmıştır. kampanya sırasında askerlere matara (canteen) içinde viski verilmiş ve bazı askerler bu içkiden sonra saldırı öncesinde gece donmuşlardır.

    şoşoni savaş hazırlıkları
    şoşonilerin elindeki tüfek ve tabanca gibi ateşli silahların çoğu kürk tuzakçıları, tüccarlar ve diğer kızılderili kabilelerine yapılan saldırılarda ele geçenlerdir ya da nesilden nesile geçen antika silahlardır.

    bear hunter ve diğer şoşoni reisleri ancak kamplarını savunma durumuna getiren birtakım düzenlemeler yapmışlardır. bunların arasında içinde değişik sayıda şoşoninin gizlenmesine imkân veren ve söğüt dallarından kabaca çatılmış gümeler sayılabilir. ayrıca, beaver creek deresinin doğu yakası boyunca yer yer kazılmış olan "tüfek çukurları" da verdır.

    belki de en ironik olanı, başyargıç kinney tarafından tutuklama emri çıkartılan şoşoni reisi sanpitch'in kuzeybatı şoşonileri adına salt lake city'deki barış görüşmelerine katılmış olmasıdır. bir the sacramento union gazetesi muhabiri the prophet (brigham young) had told sanpitch the mormon people had suffered enough from the shoshoni of cache valley and that if more blood were spilled the mormons might just "pitch in" and help the troops biçiminde rapor etmiştir.

    sürpriz baskın için askerlerin sayısını gizlemede connor'ın başarılı olduğu söylenebilir. şoşoniler askerin bu hareketinin savaş için olduğunu tahmin edememiştir. aksine, reisleri abd ordusu ile konuşarak anlaşma yapma hazırlığına girişmişlerdir.

    bear nehri muharebesi
    binbaşı mcgarry ve kaliforniya gönüllüleri 2. piyade alayından ilk süvari birliği sabah saat 6:00 sularında şafak dağlardan dağılmak üzereyken savaş alanına gelir. hava şartları ve yerdeki derin kardan dolayı connor'ın savaş hattında askerlerini organize etmesi zaman almıştır. şoşonilerin kampından altı mil uzaklıkta topçular bir kar kaymasına yakalanırlar.

    şoşoni reisi chief sagwitch yaklaşan amerikan askerlerini "bak, tepedeki sırtta bir şey var. bak, bulut gibi. belki de bir attan yükselen toz bulutu. belki de onlar hakkında konuştuğumuz üzere askerlerdir" biçiminde yorumlamıştır. kısa bir süre sonra da çatışma patlak verir.

    başlangıçta connor şoşonilerin pozisyonuna göre doğrudan önden taaruza çalışmış, fakat yakından gelen şoşoni silahlarına boğulmuştur. kaliforniya gönüllüleri bu ilk saldırıda doğrudan savaşla ilgili olarak en acı kaybı yaşamışlardır.

    katliam ve abd askerlerinin eylemleri
    şoşonilerin ana savunma silahları savaş baltası (tomahawk) ile ok ve yaydır. askerler kontrolden çıkarlar. erkek ve çocukların birçoğu öldürüldükten sonra askerler kadınlara saldırmışlar ve tecavüz etmişlerdir. bazı durumlarda da askerler yenidoğan ya da yaşına yetmemiş bebekleri topuklarıyla tekmelemiş ve bulabildikleri sert maddelerle beyinlerini dağıtmışlardır. direnen kadınlar askerlerce vurularak öldürülmüştür. alexander stalker adlı bir yerel yerleşimcinin anlattığına göre, birçok asker tabancalarını boşluğa sıkmış ve o naktadaki şoşonileri vurmuştur. daha sonra askerler şoşonilerin barınaklarını ve malzeme kilerlerini yakmış ve içinde bulunanları da öldürmüştür.

    kayıplar ve ilk sonuçlar
    ölenlerin sayıs (246 kişi) çok olsa da yaralı ya da tutsak olarak kurtulanlar (164 kişi) da vardır. reis sagwitch kabile üyelerinden kurtulanları bir arada yaşatabilmek için toplamıştır. sagwitch iki kere elinden vurulmuş, atla kaçmaya çalışmıştır. vadiye gitmiş ve bear nehri yakınlarındaki çalılarla kamufle olan bir sıcak su kaynağında (ılıca, açık kaplıca) akşama kadar saklanmıştır.

    sagwitch'in oğlu beshup timbimboo yedi kere vurulmasına rağmen hayatta kalmış ve aile üyeleri tarafından tedavi edilmiştir. diğer aile fertleri bear nehri kıyılarındaki söğütlüklere saklanmış ya da ölü taklidi yaparak kurtulmuşlardır. kurtulanlar tutsak edilerek askerlerle birlikte franklin yakınlarında kurulan geçici kampa yerleşmişlerdir. sagwitch diğer kurtulanlar yaralılarla birlikte alınarak meydanda yakılan ateşin etrafınfa ısınmaları sağlanmıştır.

    franklin sakinleri o gece yaralı askerlere evlerini açmışlardır. üşüyen askerler için battaniye ile kilise toplantı salonlarına soğuktan sığınan askerlere kuru saman getirmişlerdir. connor, yaralıları salt lake city'ye geri götürmek üzere birkaç adamı kızaklarıyla beraber kiralamıştır.

    kaliforniya gönüllülerinden 14 asker ölmüş, 7 tanesi ölümcül yara almış, 49 asker ise yaralanmıştır. connor'ın güçleri 300 şoşoni savaşçısından 224 tanesini öldürdüğü tahmin edilmektedir. albayın raporlarına göre kıızlderililerin 175 atı yakalanmış, 70 kadar lodge tahrip edilmiş ve büyük miktarda kışlık buğday stoğu ele geçirilmiştir. buğdayın ancak küçük bir miktarını arazide kalan kadın ve çocuklar için bırakmıştır.

    öldürülen kızılderililerin sayısında connor'ın rapor ettiği sayı ile franklin sakinlerinin saydığı rakam arasında büyük fark vardır ve onların rakamı connor'ınkilerden çok daha büyüktür. franklin sakinleri ayrıca, connor'ın hayatta kalan kadın ve çocukların sayısından çok daha az bir sayı vermişlerdir danimarkalı göçmen hans jasperson'ın 1911'de yazmış olduğu otobiyografisinde öldürülen kızılderililerin cesetleri arasında yürüdüğünü ve 493 ceset saydığını belirtmiştir sagwitch'in oğlu be-shup, frank timbimboo warner katılanların yarısının kaçtığını ve 156 kişinin öldürüldüğünü söylemiştir. kendisi iki erkek kardeşi ile bir baldızının uzun yıllar washakie, utah ile ıdaho'daki fort hall ındian reservation kızılderili rezervasyonunda ve başka bir yerde yaşadığını da belirtmiştir.

    cache vadisi yerleşimcileri üzerine etkileri ve uzun vadeli sonuçları
    bu çatışma ve katliam aslında şoşoni ulusunun cache vadisi ve yakın çevresine olan önemli etkisinin sonu olarak kabul edilir. mormon yerleşimciler vadinin kızılderililerden boşalan kuzey kesimine açıldıkları gibi, cache vadisi de ayrıca güneydoğu ıdaho'daki ek yerleşimler için sahne alanı olmuştur. utah territory'deki mormon olmayan yerleşimcilerin tacizleri ile mormonların eleştirisine sebep olan ve utah'ta bir madencilik endüstrisi kurulumuna yönelik connor'ın girişimleri yüzünden mormonlar ile albay connor arasındaki sürtüşme ve şikayet konusu uzun yıllar devam etmiştir.

    şoşoni reisi sagwitch ve kabilesinden birçok kişi mormonlar ile ittifak yapmışlardır. birçoğu isa mesih'in son zaman azizler kilisesine (lds church) katılmıştır. sagwitch sonra melchizedek priesthood yetkisi olan bir elder olarak takdis edilmiştir. kabile üyeleri şoşoni reisinin anısına washakie, utah kasabasının kurulmasına yardımcı olmuşlardır. kuzeybatı şoşonilerinden geri kalan üyelerin çoğu lds kilisesinin sponsorluğu altında çiftlikler kurmuşlardır. onların soyundan gelenler çoğunlukla lds toplumuna entegre olmuşlardır. böyle bir yerleşim alamayan şoşoniler ise fort hall ındian reservation adlı kızılderili rezervasyonuna gitmiştir.

    yayımlanan gazete makalelerine göre, albay connor ve kaliforniya gönüllüleri fort douglas ile kaliforniya'daki kendi memleketlerine döndüklerinde kahramanlar gibi karşılanmışlardır. albaylıktan tuğgeneralliğe terfi ettirilen connor kısa bir süre sonra da tümgeneral yapılmıştır. connor abd iç savaşı sırasında ülkenin batısında sürmekte olan kızılderili savaşlarına katılmış, siyu ve şayenlere karşı powder river expedition liderliğini yapmıştır.

    anıt ve kalıntılar
    bugün preston, ıdaho yakınlarında bulunan ve bear river massacre site adı veilen katliam mahali u.s. route 91 yakınında yer almaktadır. batı şoşonileri bu alanı kutsal bir mezar olarak korumak üzere 2008 yılında satın almıştır. onlar burada katliam kurbanlarının anısına bir anıt dikmeyi planlamaktadırlar. bear river massacre site, 14 mart 1973 tarihinde national register of historic places listesine, 21 haziran 1990 tarihinde de national historic landmark listesine eklenmiştir.

    katliam mahalinden toplanan bazı kafatası ve kemikler smithsonian enstitüsü'nde bulunmaktadır. smithsonian enstitüsü'nde bulunan ve katliam mahalinden yıllar sonra toplanan genç bir delikanlı ile diğeri 20'li yaşlarda bir kadın olak üzere iki şoşoninin kemikleri national museum of the american ındian act gereği kabile yetkililerine geleneklere uygun olarak defnedilmek için verilmiştir.

    kaynak