şükela:  tümü | bugün
  • uzodinma ıweala'nın aynı isimli romanından uyarlanan, yönetmenliğini cary fukunaga'nın yaptığı film. agu isimli çocuğun ailesi öldürüldükten sonra çocuk asker olarak bir afrika ülkesindeki savaş günlerini anlatıyor.
  • oo idris elba alırım bi dal!
  • uzun zamandır ilk kez fragman görüp bunu gidip görmem lazım dediğim film.
  • fragmanı mr eko'yu hatırlattı.
  • gün itibarı ile malum ortamların iftiharla sunduğu...
  • abraham attah almış götürmüş filmi, gerçekten çocuk çok iyi oynamış. idris elba varlığıyla ayrı bir hava katmış, müzikler desen iyi, çekimler iyi ve film anlatmak istediğini vurucu bir şekilde izleyiciye aktarıyor. ne yapın edin bir yolunu bulup izleyin.

    agu'nun hepimiz için hayatı özetleyişi "ı just want to be happy in this life."
  • filmden aklımda kalan güzel bi söz;

    bazıları yönetmek için doğar, bazıları takip etmek için, bazıları da ölmek için.
  • ilk bir saati şahane olan film. ilk saatinde agu ve ailesi üzerinden o kıtada yaşamın nasıl devam ettiği, iç savaşlar, güçlünün (silahlının) güçsüze (silahsıza) kırdırılması, iyi bir çocuktan bir katilin yaratılması iyi bir şekilde anlatılıyor. daha sonra ise etkisini ve odağını yitirmeye, futbol deyimiyle söylersem uzatmaları oynamaya başlıyor. öykü ilk bir saatte sona eriyor, kalan bir buçuk saat işte o uzatmalar. bence bir kurgu daha gerekiyordu. işte o zaman enfes bir film olabilirdi. şu haliyle ilk bir saatinin çarpıcılığını gözardı etmeden en fazla 60 verebilirim filme (ki 60 da fazla galiba). zira gerçekten de bir süre sonra öykü sona eriyor, uzatmaların da uzatmaları oynanmaya başlıyor, öykü sarktıkça sarkıyor, film gereksiz sahnelerle doluyor, hep benzer-amaçsız-ne işe yaradığı bilinmez sahneleri izliyoruz, sürekli tekrara düşüyor. savaş karşıtı tarafı çarpıcı değil, savaş karşıtlığı iyi işleyememiş. dram tarafı da sıkıntılı. enfes başlayan film bitse de gitsek moduna getiriyor insanı. evet, gücünü yitiriyor ama gene de çocuk askerler üzerine sayılabilecek filmlere dahil oldu. çocuk askerleri anlatan filmler deyince aklıma gelecek filmlerden. bu arada "ayy çok şiddet var" deyince ortalık kan gölüne dönecek sanmıştım ama o denli şiddet yok. hannibal'ın bir bölümü daha çok şiddet içeriyor. burada sadece bir iki sekans epey şiddetliydi. oyunculuklara gelirsem... idris elba pek tabii rolünün hakkını veriyor ama mükemmel bulmadım, hatta oscarlık bir performans mı ondan da emin değilim. ama abraham attah şahaneydi. cary joji fukunaga'yı da anayım. iyi bir yönetmen olduğuna şüphe yok. true detective'in 8 bölümü de bunu kanıtlıyor, filmi sin nombre de. ama senaristliği o denli iyi değil. sin nombre'deki senaryo sorunlarının benzerlerini burada bulmak mümkün. özetle, kaçmış fırsatlardan. fukunaga'nın en zayıf filmi olmuş, sin nombre bir nebze, jane eyre çok daha iyiydi.
  • idris elba izlemeye doyamıyorum. adam her türlü ödülü hakediyor.

    şu oyunculuğa bakar mısınız;

    https://www.youtube.com/watch?v=6ucuijsdkmw

    peki ya şuna;

    https://www.youtube.com/watch?v=za-qslwfp1e
  • filmin özetini agu şu şekilde belirtmiştir;

    --- spoiler ---

    "sun, why are you shining on this world? i am wanting to catch you in my hands. to squeeze you, until you cannot shine no more. that way, everything is always dark and no one is having to see all the terrible things that are happening here."

    başlangıçta hayali tv şovu ve onu satmaya çalışan, dolu dolu yaşayan neşeli,mutlu bir çocuk ve geldiği nokta. geçtiği yer itibariyle hikaye hiçte hayali/uzak değil.zaten insanın ağzına sıçan nokta da bu.
    --- spoiler ---

    cary joji fukunaga true detective ivmesini sürdürüyor. ayrıca şu ikilinin muhteşemliği de burada böyle kalsın.

    http://imgur.com/h570ot2