şükela:  tümü | bugün soru sor
  • güzellik bakmasını bilen gözlerdedir
  • beholderdan charm yemis birisi der bunu
  • pub gecelerinde ise beauty lies in the eye of the beer holder haline dönüşür.
  • "digital photography" isimli yahoo group'ta her mailin altina eklenen otomatik mesaj.
  • beholder'in anti-magic yapan gozun onunde durup beholder'i dovmeye calisan fighter'in sozleridir.
  • h.g wells'in de benzeri bi sözü vardır "beauty is in the heart of the beholder." iki cümle için de son kelime beholder değil, beer holder olabilir kanımca.
  • bir keresinde sınıf arkadaşlarımdan biri bi idiom öğrendiğini söyledi, öğretmen de şevki kırılmasın diye, gel tahtaya yaz da hepimiz öğrenelim, neymiş dedi. eleman kalktı tahtaya; beauty lies in eye of beholder tarzı bir şeyler karaladı. ben de; eye değil eyes olacak, bir de eyes la beholder ın başında the olacak dedim. eleman bana dönüp, kibirli bir ses tonuyla, sözü bilip bilmediğimi sordu, ben de bildiğimi söyledim. sonrada sözün ne anlama geldiğini sordu. daha önce sözlükten bi abimin yazdığı bir şeyin de etkisiyle; "aşık veysel'in güzelliğin on para etmez bu bendeki aşk olmasa, sözü mantığında bi idiom." dedim. eleman gözü dönmüş bir şekilde; "hayır hiç de bile, öyle bir şey değil bu tamam mı..." gibisinden bir şeyler söyledi. neyse olur dedim insanlık hali, herkes sözler ve düşünceler arasında bağlantı kurabilecek zeka seviyesine sahip olmak zorunda değil dedim kendi kendime. daha sonraları elemanın bana karşı tavırlarında bir odunluk, bir donukluk görmeye başladım. elemanla pek de samimiyetimiz yoktu açıkcası. sonradan bi arkadaşı bana, tahtaya yazdığı şeyi ondan daha iyi, daha geniş anlamlı billiyor olmamın, onu rahatsız ettiğini, bu yüzden bana karşı tavır aldığını söyledi. valla bazı insanların sığ olduğunu/olabileceğini az çok tahmin ederdim ama, seninki bildiğin öküzlük be kardeşim, kaç yaşına gelmişsin, hala böyle şeylere takılıyorsan, bence de daha fazla görüşmeyelim, meraba-meraba bize yeter de artar bile.

    eğer şuan bu satırları okuyorsan ki, bana göre böyle bir şey hiçbir şekilde imkan dahilinde değil, zira senin internet kültürün, feysbuk ve emesen den ileri gitmiyor her ne hikmetse, sana kurban ın ben değilim şarkısından bir söz geliyor: sus ve dinle.
  • hepimiz guzel-yakısıklı-çekici olmak istiyoruz. bunun için estetik ürünleri kullanıyoruz, kendimize bakıyoruz, bıçak altına yatanlarımız bile var.
    bugün 90 yasındaki dedem bana "tuzbuzz biraz daha zayıflaman lazım. güzellik ilk etapta ilişkilerde çok önemlidir, ardından konuşma tamamlar. kendine istediğin hayat arkadaşını seçmek istiyorsan güzelliğine de dikkat et" dedi. ne dediğini gerçekten anlıyorum ama güzellik de her şey degil. bunu da suradan biliyorum, taş gibi yakışıklı, zeki, iyi kalpli birini getirirsin, kızın elini tutar, kız hiçbir şey hissetmez. ona göre daha az yakışıklı birini getirirsin kıza, kıza yerkürenin en güzeli gibi gelir, yüzünü gördüğünde kalbi pır pır olur, elini tuttuğunda içinde bir şey akar.
    bu işler duygu işi.
    güzelliğin on par etmez bu bendeki aşk olmasa....-gulucuk de gulucuk-