şükela:  tümü | bugün
  • sık sık açılıp, üzerinden kerameti kendinden menkul, bomboş batı hayranlığından başka hiçbir özelliği olmayan yüzlerce zavallı zibidinin türkiye ve türk halkı sövgüsü ihtiyacını karşıladığı; "hatay'daki bedava künefe olayları", "eminönü'ndeki baklava izdihamı", yok efendim "bedava havlu vahşeti"* başlıkları artık bir sözlük rutini olunca iki çift laf etmeden duramadığım sanrı.

    bedava veya avantajlı bir metaya "bol miktarda" ve "hemen" sahip olmayı istemek kültürlerüstü, evrimsel olarak en korunmuş beyin bölgelerimizden (arkipalyum) köken alan son derece hayvani ve fizyolojik bir güdüdür.

    mesele, bu güdünün toplumsal kurallar ile ne kadar başarılı şekilde bastırılabildiği, bu güdüyü kaşımak, böylece hem kazanıp hem de halkla alay etmek isteyen açgözlü kişi ve kuruluşların karşısından ne kadar durulabildiğidir. bazı ülkelerde devlet ve kolluk güçleri bu tür soytarılıklara asla izin vermezken; abd, arap ülkeleri ve son 40 yılın liberal türkiyesi gibi devlet otoritesinin endüstri ve çıkar grupları tarafından haraç mezat satın alınabildiği ülkelerde böyle manzaralar kolaylıkla yaşanabilmektedir.

    benzer idari koşulllarda isveçlilerin de, almanların da, hatta japonların bile birbirinin gözünü oyacağına emin olabilirsiniz...

    https://www.youtube.com/watch?v=oskhrwiyu4u

    https://www.youtube.com/watch?v=kktvqikzulm

    https://www.youtube.com/watch?v=mptjuiwz6lm

    https://www.youtube.com/watch?v=f1yuoifqr_8

    https://www.youtube.com/watch?v=-xl8re9dt4g

    belki finler hariç ;))
    https://www.youtube.com/watch?v=xbskipqikdi
  • aleni şekilde bedava ürün dağıtmak, altın saçmak, kişisel ihsanda bulunmak, insanları ekonomik ve sosyal olarak cendere altında bulundurma amaçlı sadaka ekonomileri, kast sistemine sahip mezopotamya uygarlıklarından gelen, eski türk kültüründe yeri olmayan semitik adetlerdir. ortadoğu peygamberlerinin esas mücadele alanını da zaten bu tefeci zihniyetle mücadele oluşturmaktaydı. kapitalizmin ilk örneklerinin ve uygulamalarının yapıldığı ortadoğu'dan avrupa ve yeni dünya'ya yayılan bu kadim aşağılık eylemler, insan var oldukça emin olun farklı şekillerde de olsa fırsatını bulduğu tüm coğrafyalarda, tüm zamanlarda ve devletlerde yeniden kendisini gösterecektir.

    modern türklerin bu durumlardaki tepkileri tüm diğer toplumlardan daha mı farklı? bu konuda karşılaştırma yapabileceğimiz sanırım sadece birkaç ülke var. yaşamsal olmayan bir ürünün, insanları hayvandan daha değersiz gören vahşi kapitalistlerin zevkten delirerek izleyeceği şekilde sunulmasına hayatın olağan akışında hayli sık şekilde izin veren abd ve türkiye dışında gelişmiş sayılabilecek ülke bilmiyorum.
    abd'den eyalet yardım videoları, evanjelik hayır kurumlarının kış yardımları, ürün indirim videoları vb binlerce kayıt birkaç tık uzakta. sahneler onlarca farklı etnik grubun yaşadığı bu ülkede de birebir türkiye ile aynı. buradaki künefe avuçluyor evet, ama orada da dondurmayı tişörtün içine dolduran var...

    valhasıl bu görüntüleri sadece türklerle özdeşleştirmek, hedef saptıran bir retorik oluyor. benim derdim, bu manzaralar üzerinden kendi insanına çakmak, biz neden böyleyiz diye karalar bağlamak yerine neden bu vahşetten duyulan utanç ve nefretin bu manzaraların esas sorumlulularına yöneltilmediği.

    zira bu kaotik görüntüler bana, en iyi ihtimalle son derece beceriksiz ve bilgisiz yerel idareciler ve kolluk güçlerini, muhtemelen ise kendi ülkesi ve halkından nefret eden aç gözlü hainlerden başka hiçbir şeyi düşündürmemekte...

    türklerdeki artı ürünü alternatif eritme yöntemleri için;

    (bkz: potlaç)
    (bkz: yağma)
  • değildir,

    bütün arap kültürünün hakim olduğu memleketlerde mevcuttur bu durum..