şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dünyanın en aşağılık, tutarsız ve çıkarcı piçi şeklinde tanımlayacağımı düşündüyseniz hakkında yanıldığınız kişi.

    çevremde böyle söyleyen, "bedelli çıksın veya kısa dönemi biraz daha kısaltsınlar, oyum akp'ye." diyen birçok insan var. e şimdi bu adamların çoğu da ölümüne akp karşıtlığı yapmış insanlar. nasıl açıklayacağız bu durumu?

    efendim bu aslında karşı olduğumuz ve bir kandırmaca dediğimiz burjuva demokrasisinin tanımıdır, neden kandırmaca olduğunun ispatıdır. insanları bireysel çıkarları ve günlük kararları üzerinden 5 senede 1 oy vermeye çağıran, bu oy sonucunda da ülkeyi yönetme ve kollektif bir genel politika oluşturma hakkını alan bir sistemdir. bu bireysel çıkarları ve günlük kararları ise kesinlikle aşağılamıyorum. kömür örneği de aynı şekilde mesela. adam kendisine kömür verene oyunu veriyormuş, hayvanoğluymuş neden kömüre muhtaç olduğunu sorgulamıyormuş. doğru adamı kömürsüz bırakıp kömüre muhtaç ediyorlar ve sonra kömür vererek minnet kazanıyorlar. ama kömüre oy veren adamın bakış açısından bakarsanız kısa vadede kömürsüz kalmak, hele ki ortada "kömürsüz bırakılma"ya odaklanmış kendisini yakalayabilen güçlü bir siyasi muhalefet yokken çok mantıklı değil.

    şimdi çıkıp "adam aç, adam soğukta; sen bu adamı askerlikten kaçma derdinde olan tuzu kuruyla özdeşleştiriyorsun be göt." diyeler olabilir. hem doğru hem yanlış. doğru çünkü iki sorun arasında ciddi büyük bir uçurum var. yanlış çünkü buradaki dert bedelli değil. bedelli isteyen adam da, kömüre ihtiyacı olan gibi askerliği sorgulamıyor daha doğrusu sorgulayamıyor. çünkü inancı yok ve en azından kendisi kısa vadede problemini çözme ihtiyacında. aynen kömürsüz adamın kömüre muhtaç bırakılmasını sorgulamak yerine öyle ya da böyle ısınmayı seçmesi gibi. iki insan grubu da uzun vadeli çözümün ve kendilerini bu hale getiren sebeplerin belki de farkındalar; ancak yaratılan çözümsüzlük ortamında ve empoze edilen çıkarcı yaşam felsefesine göre en azından kendilerini belli bir ölçüde kurtarma peşindeler. haksızlar mı? hayır. benciller mi? evet. evet ama bu sistem ve bu yapı onlara sadece bencillerin hayatta kalabileceğini öğütlüyor ve bu öğüt sistemin kendi paradigmaları içinde yanlış değil.

    buradan yola çıkarak şu sonuca varmalıyız. sağlam bir muhalefet, bu tip farklı sınıfların farklı problemlerini doğru şekilde kanalize etmeli ve sistemin yarattığı ve tanrısal ilan ettiği dogmaların aslında değşebileceğini ispatlamaya çalışmalı. başarının anahtarı ancak bundan geçecektir. devrimci muhalefet; kömürü olmayan adama kömürü nasıl vereceğini, asker yapılmak istemeyen adama nasıl olmayacağını, ezilen adama nasıl ezeceğini değil nasıl ezilmeyeceğini anlatmaya çalışmalıdır.

    "sen bedelliye gidecen 3-5 patetik marksist tahlille kendini mi aklıyon puşt?" diyenlere orak-çekiç girsin. alakası yoktur konuyla.

    "e nolacak darbe mi olsun?" diye bana özelden mesaj atacak veya yazacak olan çakma liberallere, pardon pardon gerçek sosyalistlere de yüksek bedelli kömür girsin. devrim diye bir şey var hani, marx var, lenin var, che var... liberal ekonomiye karşı olmak, burjuva demokrasinin yıkılmasını istemek, yeni ve ekonomide devleti merkeze koyan bir düzen tesis etmek falan var... enteresan şeyler bunlar. hani solu sağdan ayıran şeyler... temel değerler...

    notedit:bu kişi ben değilim, bu kişinin doğru veya yanlış bir iş yaptığını savunmuyorum. bir analiz çabası benimkisi. yanlış anlama olmasın.
  • kaçak evime tapu versin, arsamın önünden yol geçirsin, imar planlarını hallediversin diye belli partiye oy atan milyonlardan farkı yoktur. belli parti dedim, bu sülükler ak parti gitsin haydar baş gelsin onu baştacı ederler.
  • maldır. sanki bedelli çıktıktan sonra, akp'den gelip kendisini işaretleyecekler, "bedelliyi çıkardık, bu bize oy verecek" diye. bedelli çıksın veya çıkmasın, git istediğin partiye oyunu ver salak.

    zöge: tamam istediğin partiye verme. akp'ye ver. duble salak.
  • işbu başlığa konu olan adam denildiği gibi günlük çıkarları uğruna oy veren adamdır. evet bu adam yarın haydar baş'a da oy verir, diğer gün imar izni için ztp'ye de verir, devrisi gün isminin ilk harfi "m" olanlar yüzde 10 az vergi ödeyecek diye "m sevenler partisi"ne de verir, kömür için de, bedelli için de oy verir. kesinkez katılıyorum. problem de budur zaten. bu son derece sığ gibi gözükebilir. ancak herkesten yüksek siyasi bilince sahip olmasını beklemek ne kadar doğrudur, tartışılması gereken odur. hele ki tüm oyun aslında o siyasi bilincin kazanılmaması üzerine kurulmuşken.

    ancak mal mıdır o tartışılır? dediğim gibi bencildir. ancak bu sistem zaten bencil olmayı öğütler. sistem kendisini "senin oy verdiğin kazanırsa sen kazanırsın." üstüne kurmuştur. ayrıca ek olarak "x'e oy vermezsen yliler kazanır ve sen kaybedersin." şeklinde tersi bir ödüllendirme, daha doğrusu cezadan kaçındırma vaadi de vardır. "sistemdeki inanılmaz mantık hatası" yerine sistemin tanımladığı değişkenlere uygun hareket eden bireylere yüklenirsek bir sonuç elde edemeyiz. burada zaten şöyle bir paradoks vardır. eğer karşıtı olduğunuz sistemin ancak bir gücü ve anlamı varsa, kendisine uygun bireyler yaratabilir. kısacası o "mal" olmasaydı, zaten "sistem"in hakimiyetinden bahsetmek saçma olurdu.

    açık konuşayım başlık altındaki hoş sadalar, "orosğu çocuğu ampuller, yarrak kafalı altı oklar, sana girdi feto, senden çıktı savarona"ya dönüşmesin diye reel örnekten kaçınmıştım. ancak şu şekilde yaklaşalım. şimdi akp'yle ilgili tartışılmayacak bir tespit yapalım. akp liberal kapitalist bir partidir(lan değildir diyene de artık be ne diyem bilmiyorum). özel girişimi sınırsızca destekleme ve devlet müdahelesinin her türlüsünü ekonomiden uzaklaştırma gayretindedir. e en anam babam tanımıyla kapitalist sistem, yatırımcının-sermaye sahibinin işine gelen, işçinin ise işine gelmeyen bir sistemdir. çünkü refah bir tarafa daha fazla verilir. en temel ekonomik problemdir. haa dersin ki "kapitalizm şu şu yüzden iyidir."; o bu başlığın konusu değil. bu durumda kişinin en makro problemi olan sosyo-ekonomik refahı söz konusuyken, akp'ye oy atan işçiyi veya şu an liberal kapitalizmin ülkemizdeki en başarılı destekçisi akp'ye oy vermeyen kapitalisti demokrasinin kendi dinamikleriyle açıklamak; daha doğrusu, demokratik sistem diye yutturulan şeyin kendi idealleri olarak ortaya koyduğu değerler ile açıklamak mümkün değildir.. şimdi kimse bana din, min hede hödö demesin. işçiden yola çıkarsak en azından akp'ye vermesi saçmadır. şuna veya buna vermesi gerekir demiyorum.

    şimdi gelip "akp şu yüzden ve bu yüzden çok iyidir. ona şunu verdi. diğerine bunu verdi. çok demokratik bence. bu örnek çok saçma." diyecek insan evladına sesleniyorum. örneğe katılmasan da insanların tamamen bilinçli, mantıklı ve uzun vadeli; şahsi ve toplumsal çıkarlarını gözeterek oy vermediklerini söylemeye çalışıyorum. itirazın buna olsun.
  • paralı vicdani retçidir.
  • gerçek vicdani retçiler için bedelli askerlik bir anlam ifade etmemelidir. yalnız zorunlu askerliği kaldırıp profesyonel orduya geçmek gibi köklü bir değişiklik yaparlarsa hiç düşünmem.

    (bkz: #20142893)
  • benimdir. bakınız diyorum "bedelli çıkarsa akp'ye oy veririm". şimdi ben bunu dedim diye akp bedelli askerliği çıkardı diyelim. peşime adam takıp seçim vakti kime oy verdiğimi mi takip edecekler? demekle yapmak arasındaki farkı ayırt edemeyen andavallar hemen itin götüne sokmuş kendisini. belki bu adam bu söylentiyi etrafa yayarak bi' şekilde akp'nin bedelli askerliği çıkarmasını sağlamaya çalışıyodur kendince?! misal bir milyon genç aynı şeyi söylerse bir milyon oy kaygısıyla yapabilirler belki diye düşünüyordur? ben bu şekilde onların bedelli askerliği çıkarmasını sağlayıp gider oyumu genç partiye veririm istersem kim bilecek a benim şaşkalozlarım?!

    ha tabi böyle saçma sapan bir şekilde bedelli askerlik çıkartmaya çalışan bir gençle de ilişiğinizi kesin zaten. ama yorum yapmadan evvel bi' okuyun başlığı, tam olarak ne manaya geliyor. basmakalıp cümlelerle girizlemeyin hemen. hadi bakiyim.
  • bugünlerde sayısı çokça artan insan. eğer böyle bir şey olursa, akp'nin oy oranı epey artacak gibi. yine de bekleyip göreceğiz.