şükela:  tümü | bugün
  • vahi ozun filmlerde mualla surer'e seslenisi
    -bediaaaaaaa
    -ruknettiiiin
    (bkz: turk filmi replikleri)
  • bir de vahi oz'un bir filminde "cenen tutulsun bedia" diyerek soyledigi matrak bir sarki vardir
  • muhteşem sözleri vardır vahi öz'ün horoz gibi her adımda kafasını ileri geri oynatarak söylediği bu şarkının:

    (koro: beedia beedia x2)

    (konuşma)bediaa.. beni terk edip gitme bediaa.. affet beni bediyaa.. yalvarırım bediyaaa

    bedi-a be di a işveli bedi a
    kaçmayıp uzaklara gelecektin hani ya
    aaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaah
    ceeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee

    çenen tutulsun bedia! trrtrrrr
    kel olsun kafan bedia! frrfrrr

    tatlı sözler söylemez yüzüme hiç gülmezsin
    bana hiç pas vermezsin kör olası bedia
    aaaaaaaaaaaaaaaaaahh
    ceeeeeeeeeeeeeeeeee

    çenen tutulsun bedia! trrtrrrr
    kel olsun kafan bedia! frrfrrr

    (konuşma)bedia! beni terk edip gitme bedia! ne olur bir avans ver bediaa! yalvarıyorummmm bediyaa! aşkımı inkar etme bediaa! sonra çekersin aaah bediyaaa!

    sokaklarda geziyorsun bana hep yan çiziyorsun x2
    sokulsana biraz bana bayılıyorum ben sana x2
    aaaaaaaaaaaaaaaaaaahhh
    ceeeeeeeeeeeeeeeeeeeee

    çenen tutulsun bedia! trrtrrrr
    kel olsun kafan bedia! frrfrrr

    bu ceeeeee kısımlarında 'gel' de diyor olabilir ancak ben ceeee yi daha yaratıcı buldum, öyle kabullendim.
  • beğenilen, değeri bilinen yeni şey; estetik değeri yüksek olan sanat eseri manalarına gelen kız ismi
    (bkz: çılgın bediş)
  • zaman 1969 yazı. şehir ankara. terzi kalfası alaeddin'in kazağındaki b'nin sırrı: bedia.
    bu trt belgeseli gibi oldu. buna biraz can dündar duygusallığı katayım ve bir daha anlatayım iyisi mi.
    1969 yazında, incesu deresi sıhhiye'de, kolej ile lozan meydanı arasındaki bölümde açıktan akardı. bu bölümde yalnızca süleyman sırrı sokak'ın başında bir köprü vardı, köprünün dört başında da dört odun-kömürcü. kolej ile köprü arasındaki kısımda yenişehir pazarı kurulurdu. köprü ile sıhhiye arasında ise derenin iki yanında -o zamanlar için- bir cangıl ile bir çocuk parkı bulunurdu. hacettepe'den köprüye kadar olan sokağın adı yakıtçılar sokak'tı. bu dar sokağın bir tarafında büyüklü küçüklü apartmanlar, diğer tarafında ise refik saydam hıfzıssıhha enstitüsü'nün duvarı yükselirdi. hıfzıssıhha'nın bu bahçesinin yarısı beton, yarısı topraktı. mahallenin çocukları parkta oynarken, gençleri burada top oynardı. top oynamaya ara sıra terzi çırağı alaattin de gelirdi. alaattin oradakilerin en büyüğü, askerlik yaptığı için en olgunuydu. alaattin bir gün el örgüsü lacivert bir kazakla geldi. kazağın önünde kırmızı renkli, kocaman -ve büyük harfle- bir b vardı. herkes bu "b"nin gizine kapıldı ve bir süre sonra anlaşıldı ki, konuştuğu kızın adı bedia'ymış. 1970 yılında alaattin halk sokak'ta bir terzi dükkanı açtı (moda 70) ve top oynamaya gelmemeye başladı. yıllar sonra bir kadın ve bir çocuk ile gördüm uzaktan. yıllardır merak ederim o kadının bedia olup olmadığını.
  • merhum mualla surer'in muhte$em oyunculugu ile hayat bulan unutulmaz turk sinemasi karakteri. ilerlemi$ ya$ina ragmen tipki sabi subyan genc kizmi$ gibi naz yapabilen, horoz nuri'ye ileride dogacak(!) cocuklari icin ordugu patikleri gostererekten onun utanmasini saglayan bir karakterdi bu. kendini agirdan satmasini bilir, telli duvakli dugun hayalleri ile ya$ar. kendisini en fazla heyecanlandiran ise gerdek gecesidir. zavalli anneciginin o gununu gorememesine uzulur durur.
  • aklima direkt olarak hande yeneri getiren sevisken bisey...