şükela:  tümü | bugün
  • bir yandan; mediha şen sancakoğlu, serap mutlu akbulut gibi radyo kökenli tsm sanatçılarının, bir yandan da; necla akben ve belkıs akkale gibi thm sanatçılarının kasırgalar estirdiği yıllarda, halk müziği söyleyen, adile naşit klonu bi teyzecikti o. (yaşıyosa allah uzun ömürler versin)
    katıldığı her programda, kesin olarak "su gelir güldür güldür" adlı eseri okurdu.
    güldür güldür ağlar olmuştum söz konusu saka kuşunu gördükçe.
    çocuktum, korkuyodum bağıran insanlardan...
  • dayimin en sevdigi turk halk muzigi sanatcisi, bir ayagi dayim gibi bir iki santim kisadir, aksaktir yani, her adini duyusumda dayim ve onun turkuleri dinlerken kendinden gecmesi gelir aklima.
    (bkz: sozlugu seviyorum)
  • suyun "guldur guldur" geldigini haber veren turkucu.
  • (bkz: belkis akkale)
  • yasayan en saglam bozlakcilardandir.
  • izmirin ödemiş ilçesinden 1.40 boyunda bir türkücü
  • o boydan o endamdan nasıl çıkar o ses bi türlü anlayamadığımız ilk türkülerimizi dinlediğimiz teyze. ellerinden öperiz.
  • su siralar buyuk marketlerde "konya bulbulu" kaseti ile karsimiza cikan turkucu. kaset shrink ambalaj icinde iki adet tahta kasik ile birlikte satilmakta. uzerinde de yanlis hatirlamiyorsam "turkish fölkloric müsic information" gibilerinden gudik bir yazi bulunmakta.
  • o bir efsanedir. konya hovardalarının bir efsanesi. uğruna ne altınlar dökülmüş ne tarlalar bağışlanmıştır.

    50'li, 60'lı yaşlarda seyirten eski tüfeklerin hayallerini süslediği, kendi sanatının da en parlak günleri sayılan o yıllardan günümüze direncinden hiçbir şey kaybetmemiş halde yeniden çıktı bir çift tahta kaşıkla. minyon yapısı, sevimli yüzü ve şaheser sesi geçen zamana meydan okuyor sanki. o bir hey gidi günler kadınıdır. kendisinin bunlardan haberi var mıdır bilemem ama konser için geldiği konya'da ona olan hayranlığından millete kepaze olmuş bir sürü kulağı kesik bırakmıştır. hatta bizzat bir tanesinden kendim dinledim. adam toprak zengini. burma bıyık, kara kaş kara göz. kaptırmış gönlünü bedia hanım'a. peşinden ne memleketler gezdim ben, diyor. birinde almış karşısına demiş ki, kurban olurum seni yaradana! bana doğru attığın her adıma bir tarlam feda olsun... ee ne oldu hasan emmi dedik. tarlaları verdin mi, bedia hanım yürüdü mü?
    gözleri çakmak çakmak oldu, kasıldı falan. o günlerin, o deli dolu günlerin hayali canlanmış olacak ki kafayı şöyle heyhat dercesine salladı. vermez olur muyum dedi... onun uğruna ben herşeyimi verdim...