şükela:  tümü | bugün
  • 22 ağustos 2001 çarşamba günü, sabaha karşı 02:01'de sayın bedia akartürk için "yaşıyorsa allah uzun ömürler versin" gibi bir cümle yazmışım bu başlığın en tepesinde. beş sene evvel ihtimal nestle gofret yerken yazdığım bu entiriyi allah kahretsin.
    o gece biri bana deseydi ki "ağabey bedia akartürk yirmi yaş kız sesi ve kondisyonu ile türkü söylerken kendinden geçeceğin, jimmy jib şaryosunun önünde arkasında düşmemeye çabalayarak seri göbecikler atacağın bir gün gelecek"; ona ukala ukala gülümser, sessizce çekilip giderdim sanıyorum.

    oysa o gün geldi ve ben cayır cayır göbek attım bedia hanım'ın bozlağı ile, zortlağı ile.
    hala yaşıyorsam allah bana ömür versin asıl be!
  • bir yandan; mediha şen sancakoğlu, serap mutlu akbulut gibi radyo kökenli tsm sanatçılarının, bir yandan da; necla akben ve belkıs akkale gibi thm sanatçılarının kasırgalar estirdiği yıllarda, halk müziği söyleyen, adile naşit klonu bi teyzecikti o. (yaşıyosa allah uzun ömürler versin)
    katıldığı her programda, kesin olarak "su gelir güldür güldür" adlı eseri okurdu.
    güldür güldür ağlar olmuştum söz konusu saka kuşunu gördükçe.
    çocuktum, korkuyodum bağıran insanlardan...
  • sezen aksu' nun açıkhava konserlerinin birinde "birine tepeden bakabilmenin lüksünü bana yaşatan tek insan" diyerek bahsettiği thm sanatçısı. havaalanında bedia akartürk sezen aksu' yu görüp "sezeeen" diye bağırınca sezen aksu da ister istemez kafasını yukarı kaldırarak aramış kim seslendi diye. bakmış kimse yok, kafayı hafif eğince bedia akartürk' ü görmüş. kendimi o an çok iyi hissetmiştim demiş ve bizleri güldürmüştü baya.
    şimdi de kendisini elinde kaşıklarla yine çoşkulu çoşkulu türkü söylerken görüverdim de, hiç değişmiyor bu kadıncağız..senelerdir oynaya oynaya, güle güle, mutlu mutlu söylüyor şarkılarını...
  • yılllar yıllar önce dedemin aldığı, türküola yahut uzelli etiketli bir kasette (sanırım ismi mavi maviydi) tanıdığım türkücü teyze.akabinde katıldığı her programda tukenmek bılmeyen enerjisinden mütevellit yerinde duramayan tavırlarıyla yer etti hafızamda.

    bugün zap yaparken denk geldi yine bi kanalda.dedem içerden seslendi."bedia akatürk mü o?dur değiştirme kanalı."(kendisi 82 yasında ve artık kulakları ağır işiten biri olmasına rağmen)

    yine aynı enerjiyle sarıp sarmaladı tüm evi.güle eğlene izledik dedemle.hay yaşayasılar.allah ömürler versin ikinize de!
  • o bir efsanedir. konya hovardalarının bir efsanesi. uğruna ne altınlar dökülmüş ne tarlalar bağışlanmıştır.

    50'li, 60'lı yaşlarda seyirten eski tüfeklerin hayallerini süslediği, kendi sanatının da en parlak günleri sayılan o yıllardan günümüze direncinden hiçbir şey kaybetmemiş halde yeniden çıktı bir çift tahta kaşıkla. minyon yapısı, sevimli yüzü ve şaheser sesi geçen zamana meydan okuyor sanki. o bir hey gidi günler kadınıdır. kendisinin bunlardan haberi var mıdır bilemem ama konser için geldiği konya'da ona olan hayranlığından millete kepaze olmuş bir sürü kulağı kesik bırakmıştır. hatta bizzat bir tanesinden kendim dinledim. adam toprak zengini. burma bıyık, kara kaş kara göz. kaptırmış gönlünü bedia hanım'a. peşinden ne memleketler gezdim ben, diyor. birinde almış karşısına demiş ki, kurban olurum seni yaradana! bana doğru attığın her adıma bir tarlam feda olsun... ee ne oldu hasan emmi dedik. tarlaları verdin mi, bedia hanım yürüdü mü?
    gözleri çakmak çakmak oldu, kasıldı falan. o günlerin, o deli dolu günlerin hayali canlanmış olacak ki kafayı şöyle heyhat dercesine salladı. vermez olur muyum dedi... onun uğruna ben herşeyimi verdim...
  • türkülerin başında "amanieeeey" şeklindeki giriş narası hep kulaklarımızda olan şen şakrak türkücümüzdür. o kısacık boydan beklenmedik parlaklıktaki sesiyle her zaman popüler olmamışsa da her zaman "iyi türkücü" olmayı bilmiştir..pek severiz
  • bir aralar kasetlerinin yanında kaşık hediye edilirdi.
  • dedem bu kadın hakkında, "benim gençliğimden beri söyler bu kadın, hiç yaşlanmaz" derdi. dedem tam on yıl önce öldüğünde seksen beş yaşındaydı. bu sözü söylediği zamanlar ise doksanlar.
  • bu akşam beyaz show'da şevval sam'ı önce kıvıramadığı bozlak altında ezilirken sonra çalamadığı tahta kaşıklarla boğuşurken izlediğim sırada özlediğimi fark ettiğim usta türkücü. her ne kadar onun ses oyunlarını yapmayı deneyip beceremediyse de şevval hanım'ı yeremeyeceğim. en azından ustalara özeniyor.

    kaşık nasıl çalınır izlemek içün üstteki girideki ikinci bağlantıya tık tık.
    tiz kadın sesiyle bozlak nasıl söylenir dinlemek içünse tık tık.

    bir de kendisi, nedenini bilmem ama, özellikle dedelerin sevdiği türkücüdür. benim dedelerim de severdi.
  • ölünce değeri anlaşılacak, türkiyenin en güçlü, en billur sesi.

    ama ölmesin, çığırsın türkülerini de biz değerini bilmeleyelim.