şükela:  tümü | bugün soru sor
  • en azından üç dil bileceksin
    en azından üç dilde
    ana avrat dümdüz gideceksin
    en azından üç dil bileceksin
    en azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
    en azından üç dil
    birisi ana dilin
    elin ayağın kadar senin
    ana sütü gibi tatlı
    ana sütü gibi bedava
    nenniler küfürler masallar da caba,

    ötekiler yedi kat yabancı
    her kelime aslan ağzında
    her kelimeyi bir dişinle tırnağınla
    kök sökercesine söküp çıkartacaksın
    her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
    her kelimede bir kat daha artacaksın

    en azından üç dil bileceksin
    en azından üç dilde
    canımın içi demesini
    canım ağzıma geldi demesini
    kırmızı gülün alı var demesini
    nerden ince ise ordan kopsun demesini
    atın ölümü arpadan olsun demesini
    keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
    insanın insanı sömürmesi
    rezilliğin dik alası demesini
    ne demesi be
    gümbür gümbür gümbürdemesini bileceksin

    en azından üç dil bileceksin
    en azından üç dilde ana avrat dümdüz gideceksin
    en azından üç dil
    çünkü sen ne tarih ne coğrafya
    ne şu ne busun
    oğlum memiş
    sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun

    dizeleriyle kalbimi fethetmis sair, yazar. yazdiklariyle resimlerini, cizdikleriyle de siirlerini suslemistir. resimlerine baktiginizda siirlerini gorursunuz ve siirlerinde de resimlerini.
  • kendisine ait dol karabakir dol isimli kitabini uzun arayislarim sonunda bulmus bulunmaktayim.
    bir dortluk yazmadan da olmaz hatta;

    yaşımı yaşına kattım doksan çıktı
    canımı canına kattım noksan çıktı
    beraber bir resim çektirdik
    bombok çıktı
  • bir sevgilim olduğunda bana şiirini okusun istediğim şair, ressam. o eşsiz şiir;

    "susadım
    üç tane elma soydular,üç tane portakal
    nafile
    bir bardak suyun yerini tutmadı
    acıktım
    kuş sütü,kuru üzüm getirdiler
    nafile
    bir çimdik somunun yerini tutmadı
    seni düşündüm sevgilim şükrederek
    su gibi aziz olasın her daim
    ekmek gibi mübarek."
  • ne zaman yalnız kalsam, hüzünlü olsam aklıma bir dostun bi kağıt parçasında bana verdiği ustanın yalnızlıkla ilgili şiiri gelir..

    yalnızlığın kadarsın
    yalnızlığın mis kokmalı
    yalnızlık dediğin büyük bir zindan
    dünyanın en kalabalık zindanı
    dinden imandan cıkarır
    ama öyle bir adam eder ki insanı..
  • üç dil adında insanı koparan, fincanı zindanı vesairi taştan oyan bir şiiri vardır ki bedri beyin, değmeyin keyfe.. öte yandan "ressamların ismi bedri olmalı" şeklinde ülkemize yerleşen bir kanaatin ön saflarındandır aynı zamanda bedri bey. diğer örnek de biliyorsunuz ki bedri baykam

    bir de yemini var, atölyesinin duvarına astığı. o da şöyledir:
    bugüne kadar resim sanatı alanında
    yapılagelmiş olanları inceleyeceğime
    kendini bütün dünyaya kabul ettirmişler
    arasında beni en çok saranlarını ayırarak
    onlara kendi aramalarımı, denemelerimi
    katacağıma
    alışılagelmiş, basmakalıp, hazırlop
    klişeleşmiş çiğnene çiğnene tadı tuzu
    kalmamış hiçbir şeyi tekrarlamayacağıma
    elimden çıkan her çizgiye
    her lekeye
    her renge
    her beneğe
    kendi aklımı
    kendi tecrübemi
    kendi tasamı
    kendi ömrümü, yüreğimi basacağıma
    aldığım nefes, içtiğim su, bastığım toprak
    gözüm, kulağım, burnum,
    elim, belim, dilim, derim üstüne
    yemin ederim
    yemini bozduğum gün
    burdan giderim
  • eskici isimli şiirin sahibi şair:

    eskiden yeterdim kendime
    artardim bile
    simdi ne yapsam nafile
    ve
    kim demis 'can eskimez' diye
    bu can tedirgin tende
    can da eskimis
    ben de..
  • karadut şiirini yazdigi mari gerekmezyan 1946'da menenjit tuberkuloz'dan öldükten sonra bedri rahmi'nin dizeleri şöyledir:
    "türküler bitti
    halaylar durdu
    horonlar durdu
    hüzün geldi baş köşeye kuruldu
    yoruldu yüreğim, yoruldu."
  • 1975 yilinda kaybettigimiz sevgili hocam...

    akademide onunla gecirdigimiz son yilin unutulmaz anilarindan biri de soyledir; bedri hoca atolyeye geldiginde mutlaka ogrencilerin calismalarini teker teker incelerdi, o gun hepimizin desenlerini dikkatle inceledi ve surekli at desenleri calisan bir kiz arkadasimiza donup, "kizim atiye (arkadasimizin adi tulindi) at resmi cizmekten bikmadin mi, hic mi sevgilin yok senin, biraz da onun resimlerini yapsana!" demişti...
  • sevgili hocamın hastalığı ile boğuşurken yazdığı şiirlerinden biri de şöyledir;

    safra kesesi

    dokunmayın bana
    safra doluyum
    beni şimdi yalnız
    safranbolular anlar...
  • resmi bırakıp şiir yazmasının daha iyi olacağını söyleyen ressam arkadaşları, şiiri bırakıp resim yapması gerektiğini söyleyen şair arkadaşları vardır* *