şükela:  tümü | bugün
  • la woman albumunden bir doors sarkisi

    well, i've been down so goddamn long
    that it looks like up to me
    well, i've been down so very damn long
    that it looks like up to me
    yeah, why don't one you people
    come on and set me free
    i said, warden, warden, warden
    won't you break your lock and key
    i said, warden, warden, warden
    won't you break your lock and key
    yeah, come along here, mister
    come on and let the poor boy be
    baby, baby, baby,
    won't you get down on your knees
    baby, baby, baby,
    won't you get down on your knees
    come on little darling,
    come on and give your love to me, oh yeah
    well, i've been down so goddamn long
    that it looks like up to me
    well, i've been down so very damn long
    that it looks like up to me
    yeah, why don't one you people
    come on, oh come on, come on and set me free
  • jim morrison'ın ilk "well, i've been down so goddamn long" deyişiyle insanın yüreğini eritiveren kaliteli the doors eseri.
  • kahretsin, aşağılandım, öyle uzun süredir tanrı'nın cezasıyım ki,
    sanki benim yüzümden.
    kahretsin, aşağılandım, öyle uzun süredir tanrı'nın cezasıyım ki,
    sanki benim yüzümden.
    şimdi neden hiçbiriniz
    gelip özgürlüğümü vermiyor?

    gardiyan, gardiyan, gardiyan dedim,
    kilidini ve anahtarını kırmayacak mısın?
    gardiyan, gardiyan, gardiyan dedim,
    kilidini ve anahtarını kırmayacak mısın?
    hey, gel buraya, bayım, haydi şu fakiri bırak.

    bebeğim, bebeğim, bebeğim,
    diz çökmez misin?
    bebeğim, bebeğim, bebeğim,
    diz çökmez misin?
    haydi küçük sevgilim,
    gel ve tüm sevgini ver bana.
    ah, evet.

    kahretsin, aşağılandım, öyle uzun süredir tanrı'nın cezasıyım ki,
    sanki benim yüzümden.
    kahretsin, aşağılandım, öyle uzun süredir tanrı'nın cezasıyım ki,
    sanki benim yüzümden.
    şimdi neden hiçbiriniz
    gelip, gelip, gelip
    ve özgürlüğümü vermiyor!
  • aşmış gaz vokallere sahip şarkıdır.
    (bkz: jim morrison)
  • robbie krieger'ın ray manzarek'in eline küsküyü vermesi bağlamında hafızalara kazınmış, l.a. woman albümünden bir the doors şaheseri. yarın bir gün "blues nedir emmioğlu?" diye soran bir uzaylı gelirse, en sağlam chop ve rezonansa sahip bu şarkıyı dinletmek icap eder. muhterem krieger efendi'nin slide yüzüğüyle insan kalbindeki kapakları araladığı, ruhunu tittretiği, birkaç soloyu üst üste koyarak bu dalgalanmayı hem vurgu hem de vibrasyon anlamında flamenko üstadı, blues/rock n' roll gitarının en sensitive gitaristlerinden birisi vermesin de kim versin derken; morrison'ın yıllarca süren alkolizmin nihayet işe yarayıp adeta bir howlin' wolf veyahut j. lee hooker kesilerek gırtlaktan blues müziği tittrettiği, well'i ve been "down" so goddamn long and it looks like "up" to me, diyerek yine zıtlıklar üzerine kurduğu rimbaudyen şiirinin halk müziğine etkisini izleyerken, insanın kendinden geçmeyip dinlemesi acayip zor bir müstesna eserdir. öteki yandan, bas ve davulun, bu mevzubahis blues ve country chop'una oluşturduğu altyapıyı anlatmak için hangi kelimeyi seçsem yavan kalıyor. bas ve davul adeta tahterevalli görevi görür bu şarkıda, birisi koyar öteki kaldırır. john densmore, insan mıyız kardeşim?