şükela:  tümü | bugün
  • dr dre'nin, guilty conscience isimli $arkida eminem'e verdigi yanit*.

    eminem:
    ah-ah, temper, temper.
    mr. dre?
    mr. n-w-a?
    mr. a-k, coming straight out a compton
    y'all better make way?
    how in the fuck you gonna tell this man not to be violent?

    dr dre:
    cuz he don't need to go the same rout that i went.
    been there done that.
    aw, fuck it. what am i sayin'?
    shoot 'um both, graddy, where's yer gun at?
  • sadece ilişkiler için kullanılmayan bir deyiş
    başkalarına çok "vay beeargh" gelen
    ama senin yapmış olduğun ve aman be ne var bunda tavrı ve ses tonuyla sarfettiğin laf.
    -olm şumaher yine yardı geçti pisti
    -been there done that
    (bkz: örnek nasıl abartılır)
  • (bkz: pepsi max)
  • bana da "evet öyle oldu peki şimdi ne yapıyoruz?" kısmına değinmek kalsın:

    - siz de "eski" bir arkadaşınızı görün. (ya da görmüş gibi yapın o anda arkadaşça davranırsanız hiçbir erkek sizi reddetmez. ve evet erkek arkadaşınız bir gün "ama o kadar arkadaşça bir tavrı hiçbir erkek reddetmez" savunmasıyla gelirse kafasını patlatabilirsiniz)

    - uyuzluk edin "bu kim?" falan demeyin bütün tanımsız objeler için kullandığınız (ya da benim kullandığım) "bu ne?" sorusunu yöneltin. yüzünüzde de "club ortamında club ortamından tiksinerek danseden insan" ifadesi olsun. (dudaklar aşağı doğru sarkık, gözler kısık ve ölümüne umarsız. visualization veralynn'e ait)

    - emekli albay* tavrı ile yanınıza yaklaşan bu insanı kendi silahıyla avlayabilirsiniz. bir yerden ortak çevre bulmaya gayret edin. misal, bilkent derse atlayın "a bilmemkimi tanıyor musun?" diyin (hepsi tanıdığınız isimler olmak zorunda değil) böyle bir süre çeşitli farkı ortamları deneyin elbet bir isme ağzını yüzünü geverek "hıı tanıyorum" diyecektir. "ah canım ya nasıl düşünceli nasıl şeker adamdır (şeker adam derken gülmemeye çalışın)", "nasıl iyi miydi en son alkol komasında haberini almıştım, çok içer olmuştu, şeyden sonra.. ah neyse boşver canım!" gibi fantastik cümleler kurun. (kesinlikle tanımak zorunda değilsiniz, bir gün olur ortaya çıkarsa "canım ben öbür berkecan'ı diyordum aa karıştırmışsın,ilahi! biraz salak mıssıan sen?" dersiniz)

    - "hey dostum sorun istemiyorum ha" diyecek olanlarınız muhakkak olacaktır. bunlar da ya
    * ezik
    * öyle kavgaya gürütüye gelemeyen (ezik)
    ya da
    * aşıktırlar

    ezik olanları es geçip aşk nelere kadir dedirtecek olanlar için yazıyorum: cep telefonunuzu çıkarın (bkz: yüzyilin icadi) ve sms atın. dünyada hiçbirşey sizi bundan daha umursamaz ve aynı zamanda daha meşgul gösteremez. kime attığınızın hiç önemi yok yeter ki cevap gelsin (misal kler'den hemen hemen her zaman cevap gelir. hatta uzun cevap gelir) gelen mesajlar komik/ilginç/akılcı vs. değilse de siz kahkaha atın/şaşırmış ifadesi yapın/onaylar hallere girin. (kler'inkiler mesela, her zaman komik ve inspiring olmayı başarır) güvendiğiniz dağlara kar yağdı ise ya da saat sabahın 3'ü falansa, elbette insanları rahatsız etmeyin (o saatte acil durumlar dışında aranmaz, aile terbiyesi almadınız mı?) o zaman güvenle kendi kendinize sms atıp schizo sohbetlere girişebilirsiniz:

    *bip bip* naber cheja
    *bip bip* çok kötü, bi şekil yapmak lazım eğleniyormuş gibi yap
    *bip bip* ehehehe
    *bip bip* neden kendi kendime sms atıp bundan eğleniyorum acaba
    *bip bip* evet neden (bir daha gül)

    - sen kimle mesajlaşıyorsun canım?
    - ahahahaahha.. ay ne? ahahaha.. bir arkadaş

    gördüğünüz gibi hem fiziksel zarar vermediniz (kafa patlaması, beyin akması), hem sorunlu insan portresi çizmediniz hem de -bak bu önemli- hem bir mevzuyla ilgili görünüp hem de ilgiyi -5 mesajdan sonra- çektiniz. bundan sonra "bir arkadaş" tamlaması üzerine fantastik hikayeler yazabilir, eğlenebilirsiniz.

    sms atmakla ilgili küçük bir not: attığınız sms'i her zaman attığınız ve alıştığınız numara olan sevgiliye yollamamaya gayret gösterin, mümkünse double hatta triple check atın. bir el kayması "bana mesaj mı gelmiiiiş ehoeho" diye başınıza ekşinmesine, yerin dibine geçmenize sebep olabilir. işte bu, ve yukarıdaki sayılanlar değil sadece bu, çok yanlis olur.
  • borgır* veya mek*te oturuken eski sevgiliniz yaninda odun bir erkekle cikip gelebilir aniden. tabii ki yapmaniz gereken ya gormemezlikten gelmek ya da gorulmeyecek bir durumda degilse hafifce bas ile selam verip arkadasla muhabbete devam etmektir. ama arkadasiniz okuzdur, dombilidir, malin onde gidenidir. habire konusur "abi, bak herif ne samimi be" "yaw olm iyi ki birakmissin kiza bak nasi da yiyisiyolar oaha yani" vs...
    bu durumda yapilmasi gereken yuzde pis bir siritisla been there done that demek olmalidir.
  • belli konularda digerleinden fersah fersah ilderdeyseniz sikca telaffuz ettiginiz laf takimi..
  • anlamsiz bir sekilde, ne zaman duysam bana there and back again'i hatirlatan sozler. halbuki birbirinden alakasiz iki dusunceyi ifade ediyorlar kanimca, "bin thea, dun tha" daha aktif ve duruma hakim bir kisinin soyleyecegi bir sozken, "there and back again" daha pasif, ve olaylari akisina birakan birisine yakisacak turden, dolayisiyla the hobbit'e cok uygun bir basliktir.
  • "sen o yollardan giderken ben geri dönüyordum"un gavurcası.
  • herkezle paylasilamicak bi deyim*aval aval suratina baktiran bi deyim olup cikiverio hatta
  • angel'da gecmi$ diyaloglardan birinin parcasi:

    demon'un teki: seni cehennemin dibine yollayacagim!
    angel: been there done that