şükela:  tümü | bugün
  • beethoven'in son (piyano) koncertosu. yapitlari genelde ilk orta ve son donem olmak uzere 3'e ayirilarak incelenen bestecinin orta donem urunudur. besteci son doneminde koncertant yapit bestelememis, bu formla olan iliskisini orta doneminde, bu yapitla, sonlandirmistir.

    yapit klasik bir koncerto yapisindadir. 3 bolumludur. ikiser adet flut obua klarnet fagot korno trompet timpani ve bunlarin yanisira standart yayli toplulugu icin kaleme alinmistir. beethoven senfoni no. 3 ile ayni tondadir. bu tonun bestecinin elinde aldigi hal, iki yapitin 1. ve sonuncu bolumleri arasinda kimi paralellikler kurulmasina imkan verir (fazlaca ozguvenli temalar, yuksek perdeden sesler, kabina sigmaz bir devinim vs. halbuki ayni tonda kaleme alinmis mozart senfoni no. 39'da bunlar gozlemlenmez [baska seyler gozlemlenir]. iste bunlar hep muzik)

    1. bolum sonat formunda kaleme alinmis cok genis capli bir bolumdur, yaklasik 20 dakika surer. bestecinin daha onceden kaleme aldigi kimi koncertolarinin ilk bolumlerinin genis capli olmasi alisildik bir durumdur :

    (bkz: beethoven piyano konçertosu no. 1)
    (bkz: beethoven piyano konçertosu no. 4)
    (bkz: beethoven üçlü konçerto)
    (bkz: beethoven keman konçertosu) [bu yapitin gerek ilk bolumu gerekse tumu bu koncertodan daha uzundur]

    ilk bolumde goze carpan kimi nitelikler :

    bolum orkestranin bir akoru ile acilir ve hemen akabinde piyano nereye varacagi kestirilemeyen bir kadansa girisir. bu durum ancak iki kere daha tekrar edildikten sonra orkestra, bir klasik cag koncertosundan beklenecek sekilde, bolumun ilk (belirgin) temasini sunar. o devrin koncertant yapitlarinda yapitin orkestra ile acilmasi, temalarin orkestra tarafindan sunulmasi ve ancak bundan sonra solistin sazi eline alip muzige istirak etmesinin gelenek oldugu goz onune alinacak olursa bir koncerto icin ilginc bir acilis.

    ama beethoven icin cok da ilginc degil; orneginbeethoven piyano konçertosu no. 4 dogrudan solist aletle acilir. solistin cok erken start aldigi bir baska ve daha eski bir yapit icin (bkz: mozart piyano konçertosu no. 9) [entry konusu olan yapitin acilisiyla kiyaslanamayacak kadar basit bir giristir bu. bu beklenmedik giristen sonra solist alet yaptigindan utanmiscasina sozu hemen orkestraya birakir. burada besteci kurgusal bir dusunceden cok bir latife yapmistir.

    ama yapmistir. onu yapamayan da var]

    kimi acilardan benzer orneklerin varligi bu yapitin acilisindaki orijinalligi gormemizi engellememeli. karsimizda acikca, verilen orneklerdekilerden oldukca farkli bir yazi vardir. hatta kendimizce bir tanim uydurabiliriz : bir tur 'pesinen kadans' var.

    orkestar oldukca enerjik 1. temadan sonra daha sakin 2. temayi sunar. bu, dokunakli bir temadir. bolumun ilerleyen kisimlarinda piyano tarafindan seslendirildigi yerlerde dunya disi tinlar.

    bolumun acilisindaki akorlar bolum icinde yol gosterici niteliktedir. bolumun gelismesi 1. temanin dramatik bir tekrari ile baslar. bolumun acilisindaki akorlari tekrar duydugumuzdaysa artik rekaputilasyondayizdir. imite edildiklerindeyse kadans baslar ama orkestra kisa surede soliste mudahele eder ve onu kadansi olgunlastirmasina izin vermeden bolumun kapanisina surukler.

    ara not : bir bolumun acilisinin rekaputilasyonun basini isaretledigi bir baska birinci bolum icin ornegin :

    (bkz: schubert senfoni no. 1) [bu koncertodan sonra kaleme alinmistir]

    ara not - son

    2. bolum, nedense bir sekilde beethoven'la ozdeslestirilmis sert mizacli besteci, firtinalari adami vb. etiketlerin ne kadar yersiz bir yama oldugunun kanitidir.

    duyabileceginiz en naif en basit temalardan birisi ile karsinizdadir besteci.

    gene cokca kullandigi bir numarayi ceker ve 2. bolumu 3. bolume ara vermeksizin baglar (attaca). koncerto formunda o gune kadar bu numarayi yaptigi yapitlara ornek :

    (bkz: beethoven üçlü konçerto)
    (bkz: beethoven keman konçertosu)
    daha cins bir ornek (bkz: beethoven piyano konçertosu no. 4)

    burada : 2. bolumun sonlarinda bir ara yaylilar bir pizzicato yapar, bir korno asili kalir, piyano cekingen bir bicimde bir temaya baslar, durur, bir daha baslar, gene durur, bir kere daha sessice baslarken ...

    bam !

    dizginleri kopmuscasina 3. bolume (ve bolumun ilk temasina) dalar. bolum rondo yapisindadir (a-b-a-c-a-b-a) son a, ufak bir kadans icerir.
  • dinleyen herkesin müzik zevkine dokunacak bir şeyler bulabildiği dev konçerto.
    2. bölümünün romantikliği bana romantik dönemi değil, richard clayderman'ları falan anımsatıyor nedense. sanki o tarz müziklere prototip olmuş gibi. film müziği havası da yok değil. müziğin klasik müzik dinleyicisi olmayan insanları dahi bağımlısı hale getirmesi bu easy listening havasından kaynaklı gibi. bu beni rahatsız etmiyor, aksine beethoven'ın geleceğin dinleyecisinin neyden hoşlanacağını anlamış olması hoşuma gidiyor. piyano ve orkestranın hafif, dolgun, buğulu sonoritesi o kadar anlamlı ve efektif ki, 1800'lerin başında böyle bir tını nasıl yaratılmıştır, dinleyici nasıl tepki vermiştir diye düşünmeden edemiyorum.

    2. bölümü 3. bölüme bağlayan o si bemole kurban olunur.
    ayrıca les adieux ile öğrenciliğinizin bir döneminde uğraştıysanız, 3. bölümde kulağınıza ara ara das wiedersehen'den malzemelerin çarpması olası.
  • ilk bolum'de beethoven'in piyanodan cikarttigi cilali ses karakterine henuz baska bir muzik eserinde rastlayamadigimi not dusmek isterim. piyano, piyano gibi degil de baska bir sey gibi tinlar. ne oldugunu hala bulamadim. bunun genellikle bahsi edilen mi bemol major ton ve sundugu kahramanlik hissinden kaynaklandigini sanmiyorum. daha cok, tekrar edilen pattern'ler ve sonuna kadar kullanilan piyano sonoritesi ile alakali gibi. zaten solistin muzige katkisi tema gelistirmek, kadans atmak veya orkestraya karsi cikmak gibi standart solist gorevlerinden ziyade, o garip tinisini orkestranin uzerine yaymak seklinde.

    bunun disinda 'derinlik' olarak 3. ve 4. koncertolarin bariz altinda. son iki bolumu ozensiz yazilmis. ilk allegro'su ve piyanonun esere gectigi parlak cilasi olmasa erken donem koncertolari ile bir tutulacagini sandim, hep ona inandim.
  • imparator konçertosu. ve oldukça da erkeksi, maskülen. ve beethoven' ın son piyano konçertosudur. rudolf johannes joseph rainier von habsburg-lothringen ( zamanının arşidük' ü ve prensi)' ne adanmıştır.

    zimerman-beirnstein' in performansı güzeldir, dinlenilebilir.

    ve gökyüzünü aşar...
  • adagio' suna kurban olduğum.
  • 2. bölümü için;

    imparator konçertosunun küçük kızı..
  • the emperor.

    klasik müzik; dinlenme, uyku müziğidir diyen beyinsizlerin dinle(me)mesi gerekli bir eserdir.
  • modern romantik konçertonun prototipi olarak kabul edilirmiş bu müthiş eser.
  • bu eserin tarihteki ilk tam kaydı franz liszt'in de öğrencisi olan frederic lamond'un solist olduğu, şefin ise eugene goossens'in olduğu 1922 yılında yapılmış kayıttır.

    bu eserin tarihteki ilk tam kaydı 1922 (part 1'i bu):
    http://www.youtube.com/watch?v=11hdpae5jd8

    bir diğer liszt öğrencisi olan eugen d'albert kaydı da var öncesinde fakat tam kayıt değil.

    en iyi kayıtlarından biri elly ney'in yaptığı kayıt diyebilirim.
  • alfred brendel performansı en iyilerden birisidir.

    http://youtu.be/y5s-dhwdcb8