şükela:  tümü | bugün
  • içinde %30 dan fazla böcük nektarı ihtiva eden su. hoş içimli, besleyici.
  • (bkz: beetlejuice)
  • ortaokuldayken, ingilizce dersinde, ogretmen sinifin firlamalarindan birini kaldirmisti. soru sordu. ne sordugunu hatirlamiyorum ama, arkadasin bir muddet duraklamasina mudahale babinda "beetle juice" diye fisildamistim. arkadas da, oz guveni yuksek bir sekilde, ses tonu da oz guvenle dogru orantili olarak "beetle juice" diye cevaplamisti. tabii o zamanlar windows yoktu, o yuzden hoca mavi ekran vermemisti. onun yerine "path not found check autoexec.bat to ensure the path is correctly set up" $eklinde bir dos error vermisti. "ne diyorsun oglum sen" diye de eklemisti.
  • soya sosudur.

    büyük göç dalgalarından sonra uzakdoğu mutfağı amerika'da görülmeye başlanınca, bu mutfağın en temel unsurlarından biri olan soya sosuna, sırf görüntüsünden dolayı beyaz amerikalılar beetle juice yani böcek suyu diyerek uzun yıllar dalga geçmişlerdir. bu yüzden "you fucking yellow jap! how come you can eat that shit!" naraları eşliğinde japonların sokak ortasında bir araba sopa yedikleri de görülmüştür.

    gel zaman git zaman, uzakdoğu mutfağı ve özellikle de suşi amerika'da bir fenomene dönüşerek, sosyete tekelinden çıkıp halkın da sevdiği bir yemek haline geldikten sonra bu tanım biraz da utançla unutulup gitmiştir; dergiler, gazeteler soya sosunun neğadder faydalı bir gıda olduğundan bahseden makalelerle dolup taşmaya başlamıştır. japonlar o günleri yani soya sosunun beetle juice olduğu günleri unutmuşlar mıdır peki? kesinlikle hayır. bir japon arkadaşım, "bütün amerikalılar günde en az bir kez suşi yemeye başladıklarında, soya sosunu gerçekten böcek suyundan yapıp analarını sikeceğiz" dedi. bilemiyorum ne kadar doğru.