şükela:  tümü | bugün
  • sevgilerde şiirinin kağıda döken kişi.

    "sevgileri yarınlara bıraktınız
    çekingen, tutuk, saygılı
    bütün yakınlarınız
    sizi yanlış anladı.

    bitmeyen işler yüzünden
    (siz böyle olsun istemediniz)
    bir bakış bile yeterken anlatmaya herşeyi
    kalbinizi dolduran duygular
    kalbinizde kaldı.

    siz geniş zamanlar umuyordunuz
    çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek
    yılların, telaşlarda bu kadar çabuk geçeceği aklınıza gelmedi.

    gizli bahçenizde
    açan çiçekler vardı
    gecelerde ve yalnız.
    vermeyi az buldunuz
    yahut vakit olmadı."
  • '' kimseler ölümü sevmezdi,
    şairler yazmadan önce.''

    behçet necatigil
  • geceningardiyanıalttantire2015 gibi nickle gelip adamın şairliği eleştiriliyor amına koduğum yerinde. daha ne desem boş.
  • değerli badim tronador'un mükemmel entrysi üzerine bir şeyler yazabilmek zor. diyebileceğim yegane şey, behçet necatigil'in almancadan çeviri konusunda türkçedeki en iyi çevirmeni olduğu kanaatim üzerinedir. özellikle knut hamsun romanlarının çevirilerini nerede bulursanız alın okuyun. keza, heinrich heine şiirleri çevirisi de bence şiir çevirisi alanında zirvelerden biridir. pelin batu'nun dedesi selahattin batu, kamuran şipal, gürsel aytaç ve özellikle ahmet cemal gibi çok değerli almanca çevirmenleri varsa da bence hiçbiri necatigilin şiirsel diline yaklaşamıyor.

    şairliği ve insaniyeti üzerine gereken her şey zaten yukarıda söylenmiş.
  • ''sen bir çiçeksin, annen saksı. azıcık hastalansan, odalar yaslı....''
    işte böyle, çiçektir, saksıdır, evdir, ailedir, sokaktır... bir tekerleme ya da mani söyler gibi hafif, yalın bir şiirdir, güzeldir.
  • "behçet hoca’ya çok saygım vardır. ben gazeteciyim yönetim kurulu üyesiyim gazeteciler cemiyeti’nin, ankara’ya gittik. türkiye yokluk içinde gaz yok, yağ yok, hiçbir şey yok. gittik ki süleyman demirel odasında palto ile oturuyor. öyle bir manzara. laf açıldı barlas güntay da turizm ve kültür bakanı anlattım ben behçet hoca’nın hastalığını, hemen dedi ki demirel “örtülü ödenekten ne lazımsa yapılsın dışarı gönderilsin” dedi. biz çok sevindik. geldik ben hilmi’yi (hilmi yavuz’u) aradım . hoca’ya söyle hemen hazırlanın gidiyorsunuz dedim. dışarı nereye istiyorsa ertesi gün hilmi’yi aradım “ne oldu” dedim. “gitmiyor” dedi. ne oldu? dedim. türkiye bu haldeyken türkiye’de insanlar ilaç için döviz bulamazken ben tedavi için bir yere gidemem burada ölürüm” dedi. öldü gitmedi. örtülü ödenekten ödeneği vardı gitmem dedi. bunlar öyle yetişmiş insanlardı. "

    aktaran: hasan pulur
  • "sokaga cıkarken dikkat
    sokaklarda esen rüzgar cünkü
    rüzgarlarla eve dönmek sacma
    ev dar cünkü"
  • gençten bir adamdı
    hikayesi gayet kısa.

    yıllar yılı tek başına yaşadı
    bir gün rastladı bir kıza.

    düşündüler, birlikte yürüseler
    ömür geçiyor nasılsa.

    şimdi içine bir ev, bir de çocuk girer
    aşkları yazılsa.

    behçet necatigil / bir ev bir çocuk
  • ''biz böyle eğilmezdik, çoçuklar olmasaydı.'' dizelerinin sahibi.
  • parantez içindeki sessiz "siz böyle olsun istemezdiniz", ya da aşırı gündelik görünen "bir kız bir oğlan" veya çok can yakan "vermeye az buldunuz/yahut vakit olmadı" gibi basit, dingin, kendi halinde ama çok kuvvetli dizelerin sahibi, ne dediğini çok iyi bilen bir şair, şair gibi şair.