şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: commandos)
  • fragmanında geçen güzel efektleri ile kendini izletmeyi başarak bir film.
  • 2 saatimi boşu boşuna heba ettiğim film gibi birşey. kimse ama bak gene hackman bile var hede hodo demesin, kusura bakmasın. ha seveni var sevmeyeni var ayrı mesele de filmi seyrettikten sonra şöyle bir aynaya baktım ve kendime "ey kmc, sen neden bu filmi seyrettin? seyrettin de ne aldın bünyeye? yazık olmadı mı bak 2 saatine? daha nereye kadar, sorarım sana" dedim ve uyumaya gittim.
  • basrolde owen wilsonin oynadigi standart bir american hero filmi. amerikan ordusu'nun leave no man behind politikasini temel alan ve guney bosna'da yasanan bir kurtulma/kurtarilma mucadelesini anlatiyor film. gene hackman da bir donanma amirali rolunde karsimiza cikiyor.
  • saatlerce gidebilecek kudrete sahip sam rokeyleriyle resmen it dalaşı yapan kahraman pilotlarımızın başından geçen maceraları konu edinen film, çerez niyetine izlenebilir, görsel açıdan hş birkaç sahne dışında pek de bişeyi yoktur.
  • "amerikan filmlerinin ilk on dakikasıyla son on dakikası izlenmez" kuralına bağlı kalırsak, görsel olarak iyi, sinema görüntüleri açısından harikulade (özellikle bitip tükenmeyen yakıtlarıyla sam füzelerinin başrol ödülü alması gereken) filmdir.

    filmde ruslardan alınma sırp ekipmanları bire bir görülmektedir. uaz olsun t-80 olsun, btr dedikleri zpt araçlarına kadar her şey güzel. yalnız abartılar o kadar fazla ki, insan daralıyor.

    -baraj sahnesinde, dürbünle nişan alıp, oturan amerikalıyı vuramayan sırp, ani bir tabanca atışıyla patlamamış bir mayını vurabiliyor.
    -yerde gömülü bubi tuzaklarına * bakan amerikalı olayı çözüyor. zıplıyor, atlıyor, bir sırp milisi bubi tuzağına basıp yerinden fırlıyor ki bana yanıbaşında patlayan havanlara rağmen koşan rambo'yu hatırlattı nedense; fırlayıp bir köşeye gidiyor.
    -onca basınç, patlama yarıçapı gibi şeylerden habersiz olduğundan olsa gerek, amerikalı'ya bir şey olmuyor. patlama basınç dalgasını geçtim, sağdan soldan fırlayan saniyede bilmem kaç metre hızla gelen taşlar bile etkilemiyor adamı. bravo. *
    -uydudan görüntülerle sıcaklık taraması yaptılar. bırakınız yapsınlar. adam soğuk cesetlerin altına girdiğinde bile ısıyla yerini gösteren uyduya ben şapka çıkartırım. o ayrı. belki de süper teknolojileri bilmediğimdendir.
    -bir de fransız nato subayı uydurmuşlar. bir kısım doğrudur. fransızlar sırplara yardım etti. ama bu kadarı da fazla tabii. birleşik devletler ırak'a operasyon yaptığında fransızların gönülsüzlüğüne de şaşmamak lazım. bu film yüzündense kınamam.
    -müslüman bir bosnalı, bizim esas adama silahı dayıyor. tam o sırada bir mucize oluyor, amca kurtuluyor *. müslümanlar zaten abd'ye inanmadıkları için oldu bunlar diyor sinema dili. ben desem keşke. * *
    -amerikalı dağ taş dere tepe koşturuyor haç'a kadar gidecek. bir araba çeviriyor. güzel. mantıklı. arabada "su var mı" diye soruyor. herkes "hayır" anlamında başını sallıyor. ice cube resimli bir giysisi olan çocuk işaret ediyor. "şimdi reklamlar, coca cola gururla sunar, ebesini bellediğimiz bosna'da bile coca cola var". reklamlar biter. amerikalı kolayı içip seksen kere good der. peki.

    çeşitli kahramanlıklarla devam ediyor film. ölen onca bosnalı umarım görür filminizi. benden değil, sırp faşizminin katlettiklerinden özür dilesinler. *

    son on dakikanın yorumu bende değil tabi. dedim ya, holivud filmlerinin ilk on dakikasıyla son on dakikası kayda değer değildir. propaganda dakikalarını geçiyorum tümden.

    bu ilk ve son on dakika teorisi uzun süredir ortada var. inanmayan herhangi bir holivud filmi izlesin. zafer, kahramanlık, en bi süper düper insanlar son on dakikada çıkar.
  • "bir film ancak ne kadar amerikalı ve holivudvari olabilir" sorusuna "bu" cevabı verdirtmek için yola çıkmışlar gibime geldi. bazı değişik sahneler haricinde (ör: mayına basma sahnesi, f22 vs sam) "hadi ordan lan şişman rambo" kıvamında olmuş. bir kere owen wilson adlı sarışın bu filmin başrolu olarak seçilebilecek en iğrenç seçim olmuş ki; bu inanılmaz bir başarı bir kere. her yerinden yapmacıklık akan hareketleri ile gözümün film izleme kasını bozacaktı az kaldı. birçok saçmalığı sallamazsak ve kendini izlettiren yerlerine odaklanıp eğlence kısmına bakarsak eh işte birşeyler var, geri kalanı bilmeyenin kalmadığı amerikan holivud artığı. yalnız belirtmeden geçmemek lazım, öyle sahneler var ki yani eşşeğin kulağına su kaçırmışlar resmen, insan utanır o kadar saçma sahneleri çekerken be kardeşim.
  • bi de amiral gene hackman var neden oynadigini anlamadigimiz bir bicimde.
  • amerikan ordusunun bosna'da yapılan katliamda parmaklarını dahi kıpırdatmayıp olanlara göz yummalarını örtbas etmeye çalışmalarının para kazandıran versiyonu.

    tabi amerikan askeri kahramandır, yaşasındır.
  • film iyidir kötüdür onu tartışmayacağım ama filmin başındaki, uçakla (f18'di sanırım) roketten kaçtıkları sahne bugüne kadar izlediğim en güzel sahnelerden biridir. hatta daha iyisine denk gelmedim daha. ha illa ki vardır daha iyileri ama ben öyle deli gibi film izleyen biri olmadığım için bilmiyorum büyük ihtimalle. eğer "olm o da bir şey mi asıl sen şunu bir izle de sonra konuşalım" diyecek varsa mesajlarını bekliyorum. ne yalan söyleyeyim, arada hd versiyonunu açıp bu sahneyi izlerim. bir de iron man'in ilk filmindeki, uçaklardan kaçış sahnesi de favorilerim arasındadır.

    --- spoiler ---

    şu sahneden bahsediyorum. burada biraz kesmişler sahneyi nedense. zaten izlemeyen buradan izlemesin, yazık etmesin güzelim sahneye.

    http://www.youtube.com/watch?v=bksrehmx3xe

    --- spoiler ---

    evet savaş uçaklarını ve içinde savaş uçağı olan film, belgesel, vb. her şeyi severim. o yüzden de red tails'in fragmanını görünce (buradan izlenebilir) aklıma bu film geldi ve bu yazıyı yazdım. red tails de eğer amerikan propagandasını bir tarafa bırakırsak görsel açıdan tatmin edecek bir filme benziyor. sinemaya gider miyim bilmiyorum ama gitmesem de mutlaka hd olarak izleyeceğim ondan eminim.