şükela:  tümü | bugün sorunsallar (6)
23312 entry daha
  • dizinin senaristi ercan mehmet erdem medyascope’ta yeni sezonu anlatmış, bazı satırbaşları şöyle:

    “fatih artman -harun- gelecekte dahil olabilir”
    “bölümler 45 dakika, her hafta bir bölüm yayınlanacak”
    “9 bölümden sonra yeni bölüm gelip gelmeyeceği izleyicinin ilgisine bağlı olacak”

    röportajın tamamı için: https://www.youtube.com/watch?v=ncy-95ert-o
  • yeni bölümlerinin başlamasına saatler kalan dizi. geçmişe dair özlediğimiz her şey de böyle geri gelebilse keşke.

    yeniden yayımlanacak olan bu dizinin ana mottosu bize bunun cevabını vermiş gibi;

    “bazı şeyleri geri döndüremezsin ama tek bir kişi geri döndüğünde tüm hikâye onunla gelir.”

    umarım bu dizi gibi geri döndüremeyeceği şeyler olan her insan, yarım kalan herhangi bir hikayesini devam ettireceği kişinin dönüşüne şahit olur. güzel olan hiçbir şey yarım kalmasın.

    düzeltme: yayımlanacak yerine yayınlanacak yazmışım. uyardılar.
  • ankara'da kizilay-tunki-esat civarlarında blutv izlenen bir cafe vb. olsa da izlesem keşke. bilen varsa yesillendirebilir mi? (kurtlar vadisi potansiyeli sezdigim için devam etmeme ihtimalim var bir iki bölüm seyredip devam edeceksen abonelik alırım)
  • fena bir başlangıç değildi.

    sporiler

    en çok renk şevket abideydi, ilk bölümde akbaba, harun, cevdet ve eda görünmedi, harun zaten olmayacakmış. dizi ikinci bölümden itibaren behzat amirimiz sazı eline alacak gibi görünüyor.

    sporiler

    beklenti yüksek, umarım güzel şeyler izleriz.
  • özledik be
  • yeni bölümlerden önce bir özet bölümü yayınlanmış.
    özette gösterilenlerden yola çıkarak, yeni bölümlerde izleyeceğimiz konular hakkında az çok fikir sahibi olabiliyoruz.

    çok özlemişim be.*
  • geldi gönlümün efendisi. bekletiyi yüksek tutmayalım, gereken ilgiyi verelim devamı gelsin. eski tadılya devam etmesi dileğiyle.
  • fragmanlar güzel hoş özledik herkesi.

    herşey degişti be amirim gerçekten.
  • hakikaten ortak bir saatte bölümleri kalabalıkla izleyebileceğimiz kızılay, tunalı civarlarında bir kafe olsa fena olmaz diye düşündüren dizi.

    efsane geri dönüyor.
  • başlamadan hakkında yazmak istediğim dizi.

    ben ankaralıyım. ankara'da doğmadım ama 32 yıllık hayatımın 20 yılı bu şehirde geçti. ergenliğim, üniversitem, şimdi olan orta yaşa yürüyüşüm hep bu şehirde geçti, geçiyor. figüranlar dahil olmak üzere bu dizide her şey çok gerçekçi. o kadar ki, başkomiser behzat'ın gençlerbirliği taraftarı ve daha halktan olan harun'un ankaragüçlü olması bile inanılmaz gerçek.

    türk dizilerinin hastalığı ya aşırı melankoli ya da aşırı romantizmdir ama behzat ç. bir dostoyevski romanı gibi realistiktir. o kadar gerçekçidir ki, küfür bile edemeden ekranın karşısında donar kalırsınız.

    ankara'yı neden sevdiğimizi anlayamayanlara en güzel cevaptır aslında behzat başkomiser. hayalet, akbaba, harun, barbaros, muzaffer, eda, cevdet, emre, selim o kadar ankaradır ki, anlayamayız çoğu zaman oyun mu izliyoruz gerçek mi diye.

    fakat birisi vardır ki dizide, ankara ruhunun özüdür. tahsin müdür... arkadaşını ne olursa olsun satmaz. yumruk yer küsmez, küfür yer ses etmez, müdürüne yalan söyler ve bazen de gaza gelip "siz bu söylediklerimi var sayın müdürüm" bile der. satmaz, oradadır ve ne yapacağı bellidir. her şeye rağmen behzat ç. değil, tahsin ankara'dır bu dizide. arkadaşı hayat kadınlarının kucağında da yatsa, savcı ile de evlense, müdürden azar da işitse tahsin müdür behzat'ı asla yalnız bırakmaz. bu dizide tahsin müdür ankara, behzat başkomiser de onun haylaz arkadaşıdır.

    (bkz: gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var)
4739 entry daha