şükela:  tümü | bugün
  • türkçe'ye bir katilin itirafları ismiyle çevrilen joseph roth kitabı.

    golubçik'in hüznü, adeta dostoyevski'nin roman kahramanlarının bir karması oluşu ve sahip olduğu tutkuyla inandığı şeylerin uğrunda hırsla çabalaması okurken öylesine etkiledi ki beni uzun zamandır kitap okumakta zorlanan bünyemi silkeledi attı bir kenara. böyle kitaplar okuyunca ya da kısa sürede bir kitap bitirince insana birden bütün kitapları okuyabileceğini düşündüren, "bir sonrakini yollayın (gözlüklü emoji)" tavrına sokan bir şeyler var, iyi ki var. bir sonraki kitabı da bu gazla okumak, okudukça daha fazla okumak isteyeceğim o mesut günlerin gelmesini istiyorum şimdiden. öhüm neyse, bu da tanıtım bülteninden:

    "1930’lu yıllar, paris. quatre vents sokağı’nda rus mültecilerin uğrak yeri olan bir rus restoranı: tari-bari. ve müdavimler arasında dikkat çeken, “katil” lakaplı bir adam: semyon semyonoviç golubçik. bir gece, golubçik hayatını anlatmaya başlar. sahiden de birilerini öldürmüştür: “bu benim lakabım, ama bir yandan pek o kadar yakıştırma da sayılmaz. uzun yıllar önce bir adam öldürdüm, o zamanlar bir de bir kadını öldürdüğümü sanıyordum.”

    hiç bitmeyecekmiş gibi sonsuzluğa uzanan bir gecede, bir adamın yaşam yazgısına tanıklık eder tari-bari müdavimleri. çarlık rusya’ sının yaşam koşullarında bir prensin evlilik dışı oğlunun, babası ve toplum tarafından kabul görmek için verdiği hırslı mücadele, bu mücadele uğruna sürüklendiği gizli teşkilat casusluğu, hastalık derecesinde bir tutkuyla bağlandığı bir kadınla tümden içinden çıkılamaz hale gelen bir ihtiras, intikam ve nefret girdabı…

    roth, güçlü psikolojik betimlemeleriyle ördüğü romanıyla, bireysel yazgının toplumsal olandan bağımsız düşünülemeyeceğini çarpıcı bir anlatımla göz önüne sererken “iyi” ve “kötü” gibi değerlerin de ne denli sorgulanabilir olduğunu bir kez daha hatırlatıyor. "

    https://canyayinlari.com/…06/bir-katilin-itiraflari